İran'da toplumsal tepki mi, yönlendirilmiş süreç mi?
İran’da para biriminin rekor seviyede değer kaybetmesinin ardından 28 Aralık 2025 tarihinde başlayan protestolar kitlesel bir hale bürünmüştür. Ülkede çok aktörlü ve organize şekilde yürütülen istihbarat faaliyetleri meseleyi mecrasından çıkararak farklı bir boyuta taşımıştır. Protestolar sırasında çok sayıda insanın hayatını kaybetmesi durumun vahâmetini daha da artırmıştır.
İran’ın siyasi ve toprak bütünlüğünün güvence altında olması sadece ülkenin iç meselesi değil aynı zamanda bölgesel güvenlik açısından önemli bir husustur.
Olaylar henüz başlar başlamaz ABD Başkanı Donald Trump’ın müdahale açıklamasında bulunması ve akabinde yaşanan gelişmeler konunun esasında anlık değil bir sürecin sonucu olduğu açıkça görülebilmektedir. Geride bıraktığımız yıllarda hem ABD hem de İsrail tarafından İran’daki rejimi hedef alan açıklamalar yapılması özellikle rejim değişikliğinin sıklıkla vurgulanması bugünkü tabloyu çoktan işaret etmişti. Dönem dönem İran içerisinde yapılan istihbarat operasyonu kaynaklı sokak eylemleriyle ülkenin refleksleri de ölçülmüştü.
Dikkat çeken önemli bir husus ise ABD ve İsrail’in İran’a yönelik senaryolarını sürekli olarak rejim değişikliği üzerine kurgulamalarıdır. Kaldı ki bu durum her iki ülke tarafından da sıklıkla dile getirilmiştir.
25 Ocak 2025 tarihinde yayınlanan “İRAN 2025’TE NE YAPMALI?” başlıklı köşe yazımda ülkede özellikle de enerji kaynaklı yaşanan ekonomik gerilemenin İran’daki bazı gruplar üzerinden gerilime dönüştürülmeye çalışıldığını ifade etmiştim. Yine 11 Ekim 2024’te yazdığım “ABD-İSRAİL-İRAN ARASINDA SAVAŞ DÜELLOSU” başlıklı köşe yazımda ise İsrail’in İran içerisinde bir iç karışıklık yolunu deneyebileceğini, her ne kadar İran’ın olası bir saldırıda kenetleneceği düşünülse de İran içerisinde bulunan sessiz grupların rejim değişikliği için harekete geçebileceğinin ihtimaller arasında olduğunu belirtmiştim.
Bu yorumlar aslında bir kehanetin parçası değildir. Uzun süredir yaşanan gelişmelere bakıldığında İran’ın bu sürece sürüklenmesi için hem ABD hem de İsrail’in aktif şekilde istihbarat faaliyetleri yürüttüğü görülmektedir.
Bu noktada altı çizilmesi gereken temel mesele, İran’daki toplumsal rahatsızlıkların varlığı ile bu rahatsızlıkların yönlendirilme biçimi arasındaki farktır. Hiç şüphesiz ekonomik daralma, işsizlik ve gelir adaletsizliği gibi sorunlar İran toplumunda ciddi bir huzursuzluk yaratmaktadır. Ancak bu huzursuzluğun hangi kanallardan, hangi aktörler eliyle ve hangi siyasal hedeflere doğru evrildiği meselesi, yaşananların salt bir “halk hareketi” olarak okunmasını zorlaştırmaktadır. Protestoların seyri, kullanılan söylem dili ve eş zamanlı dış açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, sürecin spontane olmaktan uzak olduğu daha net anlaşılmaktadır.
Rejim değişikliği merkezli senaryoların devreye sokulması, yalnızca İran’ın iç dengelerini değil, geniş bir coğrafyayı doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle İran’da yaşanan her kırılma, bölgesel güç dengeleri açısından bir iç mesele olmaktan çoktan çıkmış durumdadır. Kontrolsüz bir çözülme, yalnızca İran için değil, komşu ülkeler ve küresel enerji güvenliği açısından da öngörülemez sonuçlar doğurabilecektir.
Türkiye ile İran arasındaki uzun kara sınırı, iki ülke arasındaki ekonomik ve enerji temelli ilişkiler ile bölgesel dosyalardaki kesişen ve ayrışan çıkar alanları, bu sürecin dikkatle ve soğukkanlılıkla takip etmesini zorunlu kılmaktadır. İran’da yaşanacak derin bir istikrarsızlık, sınır güvenliğinden düzensiz göç hareketlerine, enerji arz güvenliğinden bölgesel ticaret hatlarına kadar geniş bir etki alanı yaratabilecektir.
Bir diğer kritik unsur ise İran’ın toprak bütünlüğünün korunmasıdır. İran’da etnik, mezhepsel ya da sosyolojik fay hatları üzerinden yürütülecek bir parçalanma süreci, yalnızca İran’ı değil, bölgedeki tüm devletleri etkileyebilecek zincirleme güvenlik sorunlarını tetikleyebilir. Türkiye’nin milli çıkarları, komşu ülkelerde zayıf devlet yapıları yerine öngörülebilir, merkezi otoritesi bulunan ve sınır güvenliği sağlanmış yapılarla ilişki kurmayı gerektirmektedir.