Yüksek tempo “altın” 1 puan
Belli ki Galatasaray, kaybettiği Monaco maçından sonra bu maça kilitlenmiş. Öyle ki, sonrasında oynadığı maçlarda ne temposu vardı ne takım oyunu. Hep idare etti. Kazandıysa da yıldızlarıyla başardı. Çünkü, dün Atletico Madrid maçı girişinin başka tür bir açıklaması yapılamaz. Bir puanın zor kurtarıldığı son Gaziantep FK maçı kadrosuna Osimhen ve Torreira’nın eklenmesi bu kadar büyük değişim yaratamaz. Tek açıklama, tribünler dahil, herkes bu maçı bekliyordu. Her alanda baskılı, her alanda etkin saldırgan başladı Galatasaray.
Ancak, teknik ve hızlı ayaklara sahip konuk takım 4’üncü dakikada golü buldu. Bu pozisyonda Eren’in top dışarı gidiyor varsayımı ile kafasını hafifçe eğmesi pahalıya mal oldu. Sonrasında bozulmadı, Galatasaray. Yine baskın, yine istekli, saldırdı. Böyle maçlarda üretmesi zor olan pozisyonlardan birinde rakibin kendi kalesine vurmasına neden oldu, diğerinde Barış kötü vurdu. İkinci yarıya baskıyla başlayan İspanyol temsilcisini savuşturan sarı kırmızılılar, taraftarının itmesiyle rakip alana yerleşti. Telafisi olmayan dakikalara gelirken artan yorgunluğa el atan Simone, oyuncularını tazeledi. Buruk, yine sonuna kadar bekledi. Yüksek tempolu maçta son dakikalarda rakibin yoğun baskısı altında ezilen Galatasaray, kaçan son Sara pozisyonuna üzülürken, ilk 24 içinde kalma şansını artırdığı için bir puana sevindi.