Montella’nın inadı ve hüsran
Bir kere ruhumuz yok. Ne sahadaki futbolcularda ne de kenar yönetiminde. Hepsi donmuş, hepsi performanslarından uzak. Oynadıkları takımlarda ışıl ışıl parlayan, elemelerde ortaya koydukları oyunla bizim umutlarımızı arttıran Arda, kaptan Hakan, Kenan, Ferdi, kaleci Uğurcan, Barış, Yunus ve diğerleri dağınık, etkisiz ve coşkusuz, özgüvensiz futbol sergilediler. Düşünsenize, iki maç yapmışız, ilk rakip futbolu yeni keşfetmeye başlamış Avusturalya. 30’a yakın şut atmışız ancak 7 tanesinde isabet yakalamışız, yüzde 63 topa sahip olmuşuz, doğru dürüst pozisyon yok! Adamlar iki kez gelmiş, golleri bulmuş, sahadan yenik ayrılmışız. Ve dün rakip, top yapmasını bilmeyen, üstelik 50-60 dakikayı 10 kişi oynayan Paraguay. Tek atakları 2. dakikada, o da gol! Biz ne yapmışız, yüzde 79 topa sahip olmuşuz, 32 şut, 5 isabet, 3-5 pozisyon bulmuşuz, yine gol yok, yine boynumuz bükük sahadan ayrılmışız.
Kimse “Kadromuz yanlıştı” yorumu yapmasın. Kimle çıksak iki maçta da sonuç değişmezdi. Santrforlu oynasak da aynı, iki maçta da varlık gösteremeyen Kerem ile oynasak da aynı. Ruh yoktu, heyecan yoktu, coşku yoktu.
Sadece futbolcularda mı?
Peki sayın Montella’ya ne demeli?
Futbolcuları kendine getirebildi mi? Onları motive edebildi mi? Can alıcı konuşmalar yapabildi mi? Fatih Terim’in, Şenol Güneş’in ve diğer yerli hocaların gösterdiği Türklüğü, gösterebildi mi? Kocaman bir “hayır”. O da dondu kaldı, iki maçı da seyretti, sahada varlık gösteremeyenlerden ve sistemden vaz geçmedi, inadına oynattı, değişikliklerden medet umdu, hüsranı yaşadı. Maç sonunda da işi kadere bağladı, “nasip değilmiş” dedi. Belli ki o da bizim gibi erken havaya girdi, Türklüğünü bu özelliği ile gösterdi. Kısacası kendi ipini kendi çekti, Mr Montella!
Yaşanan bu hüsrandan sonra Federasyon ne yapar bilinmez. Montella kalır mı, gider mi sorusunun cevabını onlar verecek. Bilmeliler ki, halkın gönlünde Montella çoktan gitti.
Bildiğimiz bir şey daha var. Türk’e, Türk’ten başka yarar yok.
O halde oturun, şapkanızı önünüze koyun, hemen kararınızı verin.
Tamam mı, devam mı?