Diplomasi sahnesi, savaş kulisi

YAYINLAMA:
Diplomasi sahnesi, savaş kulisi

28 Aralık 2025 tarihinde yerel para biriminin döviz karşısındaki yüksek değer kaybı ve ekonomik sorunlar nedeniyle İran’dabaşlayan protestoların ülke geneline yayılarak rejim karşıtı bir yapıya bürünmesiyle beraber yaşanan gelişmeler olayların perde arkasında organize ve çok aktörlü istihbarat faaliyetleri yürütüldüğünü açık etmiştir. Diğer yandan protestoların başlamasıyla beraber ABD’nin yükselen tehditleri ve İsrail’le beraber paralel şekilde yapılan “İran’da rejim değişikliği”vurgusu dikkatlerden kaçmamıştır.

Trump’ın tehditleriyle başlayan süreç, bugün İran-ABD savaş senaryolarının her an gerçekleşebileceği bir evreye ulaşmıştır. Burada 28 Aralık sonrası yaşanan gelişmelere dikkat çekmek faydalı olacaktır. ABD Başkanı Donald Trump tehditlerle başladığı süreci savaş hazırlığına adım adım taşımıştır. Hikâye aslında yeni değildir. Trump ve Netanyahu arasında gerçekleşen hemen her görüşmenin ana ekseni hep İran olmuş, “savaş” iki ülkenin gündeminde güncel olarak yerini korumuştur. Tehditlerin savaş hazırlığına evrildiği süreçte ABD ile İran arasında önce 6 Şubat 2026 tarihinde Umman’da sonra da 17 Şubat’ta Cenevre’de müzakereler gerçekleşmiştir. Her iki görüşmenin de sonucu beklendiği gibi olmuştur. Görüşmeler sonrası sonuca dair her ne kadar İran tarafından daha ılımlı açıklamalar yapılsa da özellikle de Cenevre’deki toplantı sonrası Trump’a yakın çevrelerden savaş ihtimalinin zirveye ulaştığı yönünde yapılan açıklamalar ABD tarafından ortaya konan mizanseni açık etmiştir. ABD esasında “diplomatik çaba gösterdik” imajını göstermek için bu işe girişmiştir. 

Bir yandan sonucu başından belli müzakereler gerçekleşirken diğer yandan ABD bölgedeki askeri yığınağı savaş koşullarına uyumlu hale getirmiştir. Son birkaç hafta içerisinde 250’den fazla Amerikan kargo uçağı bölgeye gitmiştir. Çok sayıda F-15, F-16, F-22, F-35’le beraber AWACS keşif uçağı 40 tane yakıt ikmal uçağı, Rivet Ortak Stratejik İstihbarat uçağı, 3 Boeing P-8A Poseidon deniz uçağı Orta Doğu’ya kaydırılmış, iki büyük uçak gemisi de bölgeye yerleştirilmiştir. 

Tüm bunlar yapılan askeri yığınağın boyutunu açıkça ortaya koyarken, gerçek sebebin caydırıcılık ya da İran’a dayatılan şartların kabul ettirilmesinin ötesinde karanlık bir gerçekliği ortaya koymaktadır.

Diğer yandan olası bir ABD-İran savaşının bölgesel dengelerle beraber iflasın eşiğine gelmiş küresel sistemi de alt üst edeceği açıktır.

Başka bir husus ise Çin’in İran’a verdiği iddia edilen silahların kullanılması ihtimalidir. Zira iddia edildiği gibi Çin tarafından İran’a ileri teknoloji silahlar sevk edildiyse İran’ın ABD’ye saldırılarının boyutu şimdiye kadar şahit olunanın çok ötesinde olacaktır. İşte tam da bu nokta adeta bir bilmece gibidir. Çünkü Çin şimdiye kadar silah ve savunma sanayisinde ulaştığı kapasiteyi tam anlamıyla sergilememiştir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...