Özgür Özel'in dağılan psikolojisi ve CHP'nin gidişatı
İddialar, suçlamalar, itiraflar, şüpheler, deliller, davalar, mahkemeler, hakaretler, küfürler…
CHP’yi odağına alan yönetim ve belediye başkanları üzerinden yaşanan gelişmeler çok kötü bir noktaya doğru ilerliyor. Kokuşma, çürüme, yağma… Ne ararsan var.
Türkiye’de siyaset kalitesini düşüren birçok olay hafızalarda yerini almışken, CHP merkezli son skandallar bu kaliteyi daha da ayaklar altına sermektedir.
Elbette sorun sadece CHP ile sınırlı değil; genel olarak siyaset ahlakında ciddi zafiyetler söz konusudur.
Ancak CHP şu anda züccaciye dükkânına girmiş fil misali ortalığı kasıp kavuruyor.
Milletin vekili olup milletin dertlerine çözüm üretmesi gerekenler artık yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlıkla anılıyor. Koskoca illere, ilçelere emanet edilmiş belediye başkanları emanete ihanet ediyor. Topluma örnek olması, milleti temsil etmesi gerekenler böyle bir manzara ortaya koyuyorsa, o toplumun bozulmaması mümkün mü?
Bir partinin Genel Başkanı, yöneticileri, milletvekilleri ve belediye başkanları, topluma en güzel şekilde örnek olmalı ve sorumluluk taşıdıkları insanlara layık bir temsil sergilemelidir. Ancak yaşananlara bakıldığında, bu toplumun geleceği adına derin bir kaygı duymamak mümkün değildir.
Televizyonu açıyorsunuz; bir yanda Trump ve Netanyahu’nun kanlı çılgınlıkları, diğer yanda CHP’yi çepeçevre saran çürüme… Herşeyi perdeleyen haberler bunlar olmaktadır.
Geçen günlerde Özgür Özel’i parti grup toplantısında konuşurken izledim. CHP’nin içine düştüğü bu ağır tabloyu yönetemediği, psikolojik olarak dağıldığı her halinden net bir şekilde belli oluyordu.
Milyonların gözü önünde gözü ayrı kaşı ayrı oynayarak, “Bu tehditse daniskasını ediyorum lan” diyerek yıllarca CHP’de milletvekilliği ve belediye başkanlığı yapmış bir hanımefendiye hakaretler yağdırıyordu. Oysa daha önce de aynı seviyesiz üslubu defalarca kullanmıştı. Bu tavır, bir CHP Genel Başkanı’na yakışmayacak kadar ağır, seviyesiz ve kabul edilemezdi.
CHP yargıdan operasyon yedikçe, içindeki itirafçılar yöneticileri işaret ettikçe ve tutuklanan belediye başkanları etkin pişmanlık ifadelerinde Özgür Özel’i doğrudan hedef aldıkça, bu psikolojinin daha da bozulacağı aşikârdır.
Türkiye’nin en köklü partisi, Cumhuriyetin kuruluş felsefesinin mirasçısı olan CHP, bugün tüm ayarları tarumar olmuş, genetiği bozulmuş bir hâle gelmiştir.
CHP gerçekten de Sayın Devlet Bahçeli’nin çağrısında bulunduğu gibi, çok büyük bir arınma ve durulma ihtiyacı içindedir. CHP’nin yeniden bir yapılandırmaya ve siyasi ahlaka acil muhtaçlığı vardır.
Aksi takdirde bu gidişat, şairlerin dizelerine yansıyan şu acı tabloya dönecektir:
“Parçalandı Altı Ok!
Artık bu sonuncu şok!
Bundan böyle CHP
Adında bir parti yok!”
CHP’nin Türkiye’ye ve dünyaya dair hiçbir vizyonu yoktur.
CHP’li belediye başkanları ise tembellik ve toplum ahlakını bozma konusunda adeta sembol hâline gelmiştir. Bu tablodan ne beklenebilir ki? Elbette bugün memlekette ne konuşuluyor, ne tartışılıyorsa CHP’nin kimliği de artık odur.
Özgür Özel, titre ve kendine dön!
Sen, Atatürk’ün kurduğu ve miras bıraktığı CHP’nin emanetçisisin. Yaşantına, düşüncelerine, konuşmana, kadrona ve Atatürk’ün miras bıraktığı ülkülere dikkat et…