Yağmurdan kaçarken…
Özgür Özel’in siyasetin s’sinden anlamadığı tespitini yalnızca biz yapmadık.
Bu teşhisi, Özel’i “CHP tarihinin en çapsız genel başkanı” sıfatıyla anan kendi mahallesinin yazarçizer takımı koydu.
“Entelektüel seviyesi sıfır olan bir çocuk” olarak tanımlanan Özel’in açıklamaları tiye alındı, kürsü performansları mizah malzemesi yapıldı.
Miting yapmasa, televizyona çıkmasa CHP’nin daha fazla oy alacağı bile iddia edildi.
***
Liderlik vasıflarından ne denli yoksun olduğuna dair örnekleri birbiri ardına sıralayan bu tayfa, İmamoğlu’nun tutukluluğu sonrasında aniden karar değiştirdi.
Özel’in yolsuzlukları savunmak için siyaseten girilen çıkmaz sokağa aldırmadan sergilediği algı üzerine kurulu çıkış arayışları, bir anda çok başarılı bulunmaya başlandı.
Dün söylenenlerin hepsi unutuldu.
“Onun ne muhteşem bir lider” olduğu anlatılmaya başlanarak, CHP’ye yakın medyadaki Özel övgüsü aynı anda ve aynı tonda en üst seviyelere çıkarıldı.
***
Yolsuzluktan tutuklu eski CHP’li belediye başkanları Özkan Yalım ve Muhittin Böcek’in itirafları sonrasında Özel’e bakış yine değişti.
Bu kez Özel’e bakınca evinin bahçe duvarına bırakılan poşetin, millete yapılan yoksulluk edebiyatına rağmen binlerce euro harcanarak dizayn edilen VIP makam aracının, kol saatlerinin, para dolu çantaların ve mavi valizlerin görüldüğü anlatılıyor.
CHP’nin gerçek evlatlarının yuvadan atılmasının ardından, partiyle alakası olmayan tiplerin partiye doldurulduğu ve bunun CHP’lilerin birbirini ihbar eder hale getirdiği ifade ediliyor.
Etkin pişmanlıklardaki artışın etkin pişkinlikle durdurulamayacağı belirtiliyor.
***
Gelinen noktada, Özgür Özel ve yönetiminde ısrar edilmesinin CHP’ye büyük zarar vereceği savunuluyor.
Aslına bakarsanız doğru da söyleniyor.
Fakat aynı anda öyle büyük bir yanlış dile getiriliyor ki, söylenen bütün doğruların üstü çiziliyor.
Çünkü CHP genel başkanının mutlaka değiştirilmesini isteyenler, onun yerinde Ekrem İmamoğlu’nun olması gerektiğini ifade ediyor.
***
Resmen CHP’nin yağmurdan kaçarken doluya tutulması isteniyor.
CHP mahallesinden yükselen açıklamalar, siyasetin bir inanç değil, bir mevzilenme meselesi olarak görüldüğünü açıkça ortaya koyuyor.
Bugün Özel’in yük olduğunu söyleyenler, aynı yükün başka bir versiyonunu İmamoğlu üzerinden niçin CHP’nin sırtına bindirmeye çalışıyor?
Mesele gerçekten CHP’yi kurtarmak mı?
Yoksa CHP’yi yöneten anlayışı değil, sadece vitrindeki ismi değiştirmek mi?
Cevabı pek çok CHP’li biliyor.
Fakat parti içinde kimse, “Özel tükendi, İmamoğlu da çözüm değil” demeye cesaret edemiyor.