Lider ülke Türkiye ve Efes 2026
Takvim yaprakları 1992 yılını gösteriyordu. Yer Mersin… Yeni bir hayalin kelama döküldüğü o gün…
MHP Lideri Devlet Bahçeli Beyefendi tarihe bir parantez açarken, şunları söylemişti: “Yıl 1992… Cumhuriyetin 69. Yılındayız. 21’inci Yüzyılın eşiğindeyiz. 21. Yüzyılın “Türk Yüzyılı” olmasını istiyor isek, gelin hep beraber haykıralım; Cumhuriyetin 100’üncü yılında, 2023 yılında Lider Türkiye diyelim…”
***
Geçtiğimiz gün tamamlanan EFES 2026 Birleşik, Müşterek ve Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın, Lider Ülke Türkiye’nin dost ve düşmana ilan edildiği bir güç gösterisiydi…
Milli Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler Beyefendi’nin planlama ve uygulamasını kemal-i ciddiyetle takip ettiği, Genel Kurmay Başkanımız Orgeneral Sayın Selçuk Bayraktaroğlu’nun her safhasını hassasiyetle işlediği ve Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Sayın İrfan Özsert’in sevk ve idaresini gerçekleştirdiği bu tatbikatta neler mi oldu, gelin birlikte bakalım…
RUHU, İRADESİ ve HÜKMÜ TÜRK
Türk Milleti’nin öz evlatları, beytülmalın bu en değerli parçası yani askeri, yani her şeyi 10 bine yakın Mehmetçik ile bu tatbikatta görev yaptı.
Ruhu Türk’tü bu tatbikatın; İradesi Türk, hükmü Türk’tü…
Atılan her mermi, her roket; havalanan her helikopter, her SİHA, gemi ve her tank; gerek mekanize, gerekse de dijital ne varsa hepsi Türk, hepsi Türk evlatlarının alın terinden, bilgi ve birikimden inkişaf etmiş araçlardı…
Türk Mühendisiyle Mehmetçiğin, cephe gerisiyle cephenin; metal ile maneviyatın nasıl ahenkle buluştuğunu gösteren bir tatbikattı EFES 2026.
ISLIKLI OK’TAN KARAOK’A
Türk Milleti, Ordu Millet… Burada biraz duralım!
Hanlar Hanı Mete Han tarafından icat edildiğini bildiğimiz zırh delen Islıklı Ok’tan, tankları etkisiz hale getiren Karaok’a ya da Dron Kılıçları’na gelmek, “Askerlik ve Savaş Sanatı”nda ne kadar mahir ve mevhibe sahibi olduğumuzu Efes 2026 tatbikatı ile bir kez daha dünyaya gösterdi.
Bağımsız, yerli ve milli savunma sistemlerimizin endüstriyel manada her geçen gün sayısının artması, birbirine bağlanması, taarruzda engel tanımayan bir Türk Pençesi, savunmada ise “Çelik Kubbe” ye dönen muhteşem bir terkiple buluşup “caydırıcılığın yeni markasının Türkiye” olduğunu cihana duyurdu…
Hangisini anlatalım şimdi? Altay Tankı’nı mı, Altuğ’u mu? Panter’i mi, Bora’yı mı? Tayfun’u mu, Yıldırım Han’ı mı? Hangisini? Lütfen okuyucularımız ve üreticilerimiz kusurumuza bakmasın. Bu kadar çok silah ve mühimmatı yazacak ne yerimiz, ne de benim bunları eksiksiz olarak listeleyecek takatim var…
Hepsi birer gurur, hepsi birer güven aracı olan bu silahlar ve sistemler, eşsiz bir gayretin, emsalsiz bir imanın ürünüdür. Türk Milleti bu eserlerle ne kadar övünse azdır.
EFES 2026: ELLİLER TATBİKATI
Dosta güven, düşmana korku salan bu tatbikata “elli” farklı ülkenin katıldığını yazmazsak olmaz… ABD’den Fransa’ya, İngiltere’den Almanya’ya, İtalya’dan Hollanda’ya, Meksika’dan Brezilya’ya, Somali’den Uganda’ya, Makedonya’dan Arnavutluk’a, Japonya’dan Vietnam’a, Slovenya’dan Çekya’ya ve Turan ülkelerinden Arap ülkelerine, tam elli ülke…
En önemlisi de bu elli ülkenin askerleri, tamamı Türk Milletinin eseri olan “elli” yerli ve milli savaş teçhizatı ile silahı kullanarak bu tatbikatta yer aldı.
Yani Efes 2026 Tatbikatı, “tamamı yerli ve milli silahlarımızın, çok uluslu askeri bir yapı tarafından kullanıldığı Elliler Tatbikatı’ydı.”
TÜRKİYE BİRLEŞTİRİCİDİR
Evet, Dünyanın ve Türkiye’nin en büyük ve dahi en önemli askeri hazırlık uygulamalarından biri olan EFES 2026 Tatbikatı ile ilgili olarak teknik açıdan daha söylenecek çok şey vardır. Fakat Efes 2026’da kendini ayan beyan ortaya koyan “Türk Barışı” kavramından bahsetmek de üzerimize farzdır. Gerçekten de bu tatbikat diplomatik açıdan çok önemli sayfalar açmıştır.
Bunlardan ilki, bölünmüş durumda olan Libya’nın iki ayrı bölgesinin de tek bir bayrak altında EFES 2026’ya iştirak etmiş olmasıdır. Bu önemli husus, dünyanın özlediği huzurun ancak “Türk Barışı” ile tesis edileceğini göstermiştir. Bu gerçek aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin dünya barışının sağlanabilmesinde ne kadar etkili olabileceğini de ispat etmiştir.
Bir diğeri de Suriye Cumhuriyeti’nin Türkiye’nin şemsiyesi altında, ne kadar hızlı bir yol kat ederek yine bir ve bütün halinde dünya ülkelerinin huzuruna çıkmış olmasıdır.
Bu iki hakikat uluslararası kamuoyunun dikkatlerinden kaçmayacaktır.
***
Milli Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler’in bizlere anlattıklarından aldığım notlara baktığımda da tatbikatın dışında kavşak noktası olarak adlandıracağımız bazı gelişmeler de yaşanmaktadır.
TÜRK ORDU GELENEĞİ
Bilhassa Karabağ ve Suriye Harekatları zaferimizden sonra Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği eğit-donat desteği diğer Turan ülkeleri tarafından da dikkatle takip edilmiş, başta Özbekistan olmak üzere birçok kardeş ülkemiz, Türkiye ile işbirliğine gideceğini duyurmuştur.
Bu durum M.Ö. 209’da Mete Han ile başlayan “Türk Ordu Geleneğinin Yeniden Dirilişi” demektir.
SOMALİ’DEN AFRİKA’YA
Emperyalist müdahaleler sebebiyle kıta Afrikası’nın yaşadığı terör sorununun çözümünde Türkiye ve Somali işbirliğinin başarısı, bu çıkmazda sıkışan diğer ülkelere de örnek olmuştur. Çok sayıda Afrika ülkesi Türkiye’den bu konuda destek istemektedir.
BİR GÜÇ OLARAK SAVUNMA SANAYİİ
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun yıllardır birebir üzerinde durduğu yerli ve milli silah sistemleri üretiminin başarısı, Türkiye’nin dünya üzerindeki konumunu da değiştirmiştir. Türkiye, askeri gücü dolayısıyla artık dünyada görüşü ve desteği alınmadan hareket edilemeyen bir ülke konumuna gelmiştir.
Bu güç ve askeri başarılar birçok ülkenin dikkatini çekmiş, Türk Silah Sanayiini ekonomik bir kuvvet haline dönüştürmüştür. Türk Savunma sistemlerinin en verimli ihraç ürünlerine dönüşmesinde: “bir mühimmatı, silahı veya sistemi Türk Ordusu kullanıyorsa bu en iyisidir. Biz de alalım…” anlayışı dünyada geçerli şifrelerden biri haline gelmiştir.
EFES 2026: BİR ASKERİ OKUL
Türk Askerlik Sanatı’nın en üst seviyede icra edildiği tatbikata katılan veya katılmayan, gözlemci gönderen veya “sütre” arkasından izleyen her ülke Türkiye Cumhuriyeti’nden, Türk Milletinden, Türk Komuta Kademesinden ve Mehmetçik’ten çok şey öğrenmiştir.
KIYMETLİYDİ…
Tatbikatın her safhası kıymetliydi. Lakin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarındaki “Çaka Bey ile İ’la-yı Kelimetullah ” vurguları ve MSB Sözcüsü Tuğamiral Sayın Zeki Aktürk’ün “Kırım Türkleri’nin ve Çerkez kardeşlerimizin yaşadığı acı dolu sürgünleri anması” gerçekten çok değerli ve anlamlıydı…
***
Ve sonsöz…
Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendinin günümüzden otuz dört yıl önce bizlere hedef olarak gösterdiği “Lider Ülke Türkiye Ülküsü” gerçeğe dönüşmüştür. Türkiye bu yolda daha da ileriye gidecek, tarihi sorumluluklarını yerine getirecektir…