Yaşattılar, alasını yaşıyorlar

YAYINLAMA:
Yaşattılar, alasını yaşıyorlar
  • "Ne ekersen, onu biçersin."
  • "Başkasına çukur kazan, kendi düşer."
  • "Yaptığın yanına kalmaz."
  • "Allah yarına bırakır, ama kimsenin yaptığını yanına bırakmaz."
  • "Rüzgâr eken, fırtına biçer."
  • "Ettin, buldun." 
  •  "Yaptığının karşılığını gör."
  • "Herkesin yaşattığı, bir gün kendi sınavı olacak."
  • "Yaşattığını yaşamadan ölmezmiş insan."

Türk toplumu içinde sık sık kullanılan bu sözlerin ortak teması, yapılan davranışların er ya da geç karşılığının görüleceği düşüncesidir. Peki, bu sözleri neden hatırlattım? 

Son dönemde, büyük ölçüde kalitesiz bulduğum Türk siyasetinde yaşanan bazı gelişmeler nedeniyle...

Bu satırları yazarken aklımda iki siyasi parti vardı: CHP ve İYİ Parti.

CHP, 1 Kasım seçimlerinden sonra MHP’yi ele geçirmek amacıyla yürütülen girişimlere birçok yönden stratejik destek veren partiydi. İYİ Parti ise, “milletvekili olamamanın” yarattığı kişisel hırsla MHP’yi ele geçirmeye çalışan isimlerin kurduğu bir parti olarak ortaya çıktı. Çünkü bu süreci ateşleyen Meral Akşener, “MHP’den tekrar milletvekili adayı gösterilse idi böyle bir girişimde bulunmayacağını” daha sonra ifade etmişti.

CHP ve İYİ Parti, MHP’ye ne yaşattı ve yaşatmaya çalıştıysa bugün bunun katbekat fazlasını kendi içinde yaşıyor.

Yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlık batağına saplanmış CHP, kendi içinde ikiye bölünmüş durumda. Parti içindeki taraflar birbirlerine en ağır hakaretleri ediyor, birbirleri hakkında son derece ağır ithamlarda bulunuyor. Yazarları, yorumcuları, sosyal medya hesapları, medya kuruluşları, sanatçıları, iş insanları, spor camiasından isimler ve sivil toplum kuruluşları da bu ayrışmanın farklı taraflarında yer alıyor. CHP, tarihinin en çalkantılı ve en zor dönemlerinden birini yaşıyor.

CHP’yi hatırlayın. O günlerde “MHP’yi bölsünler, parçalasınlar ve ele geçirsinler” diye adeta seferberlik başlatmıştı. Her ne kadar FETÖ, MHP konusunda içeriden harekete geçenlere sonsuz destek verse de CHP, İYİ Parti’nin kuruluş aşamasına giden tüm süreçlerde taşıyıcı annelik yapmıştı.

Bakın, şimdi kendi içlerinde ne Kemal Dedeyi ne de mizah dergilerindeki hain evlat Ökkeş’e benzetilen Özgür Özel’i tanıyan var. Adeta birbirlerinin gölgesine kurşun atıyorlar. 

Seferberlik halinde MHP’ye yaptıklarınızı hatırladınız mı CHP’liler?

Nasıl şimdi yaşadıklarınız?

Ve tüm bunların üzerine, CHP’de yaşanan “Mutlak Butlan” sürecinde MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’den siyasi ahlak ve adamlık dersi aldınız. Utandınız mı?

Günden güne kalitesiz hale gelen Türk siyasetinde siyasi ahlak adımları ve adamlık duruşları ne kadar azaldı değil mi?

İYİ Parti'de ise milletvekilleri, il ve ilçe başkanları düzenli aralıklarla istifa ediyor.

İYİ Parti'dekiler, dün MHP’den istifa edenleri namus ve şeref timsali olarak gösterirken, bugün kendi partilerinden istifa edenlerin ise namusunu ve şerefini sorgular hâle geldiler.

İYİ Parti’de “namus tansiyonu” bu günlerde yine yükseldi.

İYİ Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban’ın partisinden istifa ederek AK Parti’ye geçeceği uzun zamandır konuşuluyor. Bu iddia, İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu’ya sorulduğunda, Kavuncu, “Kimsenin namusuna kefil olamayız.” diyerek cevap vermişti.

Buğra Kavuncu’nun bu sözlerine, iddiaların odağındaki Mehmet Mustafa Gürban’dan çok sert bir cevap gelmiş:

“‘Kimsenin namusuna kefil olamayız.’ cevabı benim için kabul edilemez. İYİ Parti’deki milletvekillerinin namusuna, şerefine ve onuruna kefil olamıyorsan sen neyin sözcüsüsün? Namussuzluğun mu?

Sen nasıl Grup Başkanvekilliği yaptın ki benim, üç kadın milletvekilinin ve diğer milletvekili arkadaşlarımın namusunu ağzına alıyorsun?

Biz namusumuzu sokakta mı bulduk? Yoksa senin bunu siyasi malzeme yapmana müsaade mi ettik?

Buradan tüm İYİ Parti milletvekillerine soruyorum: Namusunuza kefil olmadığını söyleyen bu kişiyi parti sözcüsü olarak kabul ediyor musunuz?

Bu yaklaşım kabul edilemez.

Bu anlayıştan hareketle bir başka soruyu da sormak istiyorum. Merkez sağ düsturuyla yola çıkan partimiz, bugün MHP’den veya AK Parti’den istifa ederek aramıza katılan üyeleri teşkilatlarımız aracılığıyla gururla tanıtıyor ve kendilerine rozet takıyor.”

*** 

Başka bir partiye geçmek, namusa kefil olmakla değerlendiriliyorsa, büyük ölçüde MHP’den ayrılan isimler tarafından kurulmuş İYİ Parti’nin namusuna kim kefil olacak?

Buğra Kavuncu, sen BBP ve ANAP’ta (Anavatan Partisi) siyaset yapmış Orhan Kavuncu’nun oğlu değil misin? Demek ki sen de İYİ Parti’ye başka bir siyasi gelenekten geldin… Kaldı ki, İYİ Parti içinde bile FETÖ’cü olmakla itham edilmiş birisin…

Buğra Kavuncu’yu “Prens” diye İYİ Parti’ye monte eden Meral Akşener bile, geçtiğimiz günlerde Buğra Kavuncu’nun nankörlüğünü tattı. Buğra Kavuncu, katıldığı bir programda Meral Akşener’in 2024 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı görüşme hakkında şu değerlendirmede bulundu:

“Bizim için kolay olmadı. Bizi cevap vermek zorunda bırakan bir görüşmeydi. Sayın Akşener de zor durumda kaldığımızın farkında olmuştur.”

MHP’nin Cumhur İttifakı içinde yer almasına neler söylediler, neler… Şimdi ise kendileri, kurucu genel başkanları Meral Akşener’in Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmenin kendilerini zor durumda bıraktığını söylüyorlar.

Neydi o söz? 

“Yaşattığını yaşamadan ölmezmiş insan.”

Burada örnek veremediğimiz daha nice örnek var. 

Emin olun, bundan sonra da yaşanacak çok şey var…

Dualı bir hareket olan MHP’nin ahını aldılar. 

Bunların iflah olması mümkün değildir.

En değerli ve en önemli kavramlar bile bunların dilinde büyük bir işkence çekmektedir.

Türk siyasetinde kalitenin artması dileğiyle…

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...