Kumar: Terör kadar pahalı, ondan daha sinsi

YAYINLAMA:
Kumar: Terör kadar pahalı, ondan daha sinsi

Türkiye'de yasal bahis ve kumar için Sayıştay raporları dahil olmak üzere kaynaklar incelendiğinde 2024 rakamlarıyla 20 milyar dolarlık bir büyüklükten söz edilebiliyor.

Bu yıl Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz'ın açıkladığı rakamlar göre ise Türkiye'deki yasa dışı bahis ve kumar 20-60 milyar dolar olarak zikrediliyor. 

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) yayımladığı rapora göre ise dünyadaki yasa dışı bahis sektörü büyüklüğü 2 trilyon dolara ulaşmış görünüyor. Kabaca Türkiye/Dünya GSH oranı %1.5'tan ele alsak Türkiye'nin bu pazardaki varlığı 30 milyar doları bulabilir. 

Bu paraların tamamına yakını offshore dış hesaplara kredi kartı ya da daha çoğunlukla kripto para olarak gidiyor. 

Bu paranın gittiği yetmezmiş gibi bu paranın yurt içinde yaşam için harcanması halinde edinilebilecek vergiden kayıp da 200-300 milyar liraya varıyor. Ülkenin topladığı toplam vergiden %5'e yakın bir vergi kaybı!

Şubat 2025 tarihli TASAV analiz raporunda 40 yılda PKK terörünün Türkiye ekonomisine toplam maliyeti 2.2 trilyon dolar olarak hesaplanmıştı. Bugün genel hesaplamalarda bu akademik çalışma baz alınmaktadır. Yıllığa vurunca yaklaşık 55 milyar dolar teröre harcanmıştır. Birkaç rakam daha vereyim. 6 Şubat depreminin yarattığı yıkımın 11 şehrimizde yeniden imar maliyetinin 120 milyar dolar olduğu hesaplanmıştır. Türkiye'nin yıllık yaklaşık enerji ithalatı ise 50 milyar dolar civarındadır.

Karşılaştırma yaparsak bugün yasa dışı kumar ve bahis Türkiye'ye terör kadar paraya mal olmaktadır. Sadece 2-3 yılda yasa dışı kumara giden parayla 11 şehrimiz yeniden imar edilebilmektedir. Her yıl yurt dışına yasa dışı kumara giden para ülkemizin enerji ithalatına harcadığı paraya yakın bir paradır. Cari açık diye canını dişine takarak çalışan üreticilerin ihracatları ile getirdiği dövizler kumar bağımlılığı hastası vatandaşlarca tekrar yurt dışına akıtılmaktadır.

Yakın zamanda Türk Akademisi Siyasi, Sosyal, Stratejik Araştırmalar Vakfı tarafından düzenlenen Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık Sempozyumu tam da bu konuyu gündeme aldı. Uyuşturucu ve dijital bağımlılıklar yanında bahis ve kumar da çok önemli sorunlar olarak ele alındı. 

Son dönemde geçmişi şaibeli bir sanatçının kurduğu yardım derneği aracılığı ile topladığı paraları bahis ve kumarda kullandığı iddiaları da konuya başka bir boyut kattı. Bahis ve kumar, bağımlılık içeren bir hastalık haline gelmesi, bireyin ahlakını çökerten sonuçları itibariyle, milletin çekirdeği aileyi, milletin damarlarında akan kan olan kültürü, milletin güzel ahlakının örneklerinden olan yardımseverliği dahi çökertmesi itibariyle daha da sinsi bir tehdittir. Tehdidin bu yönü ekonomik yönünden daha kritiktir. 

Belirtmeden geçmeyelim, bugünlerde ilgili bakanlık ve kolluk güçlerinin bahis ve kumara açtığı savaş da önemlidir. Bu savaş eksik yer bırakılmadan devam etmelidir. Özellikle futbolda haksız ligden düşme ve yükselmelere varan sonuçlara ulaşabilen bahis ve ilişkili şike konuları da, yurt dışı bahis konusu da, boşluk bırakılmadan soruşturulması ve haksızlıkların tamiri gereken konulardır.

Bahis ve kumar ile savaşta geçmişe yönelik dönüp bakarak cezalandırmak birşeydir, ama giden gitmeden, yurt dışı ve yurt içi dijital bahis ve kumar servislerine giden paraların gidişi proaktif yani ön alarak engellenmelidir. Bugünün teknolojisi buna fazlasıyla imkan vermektedir.

Bunun yanında bahis ve kumar faaliyetinde bulunduğu saptanan kişilerin finansal skorları ve borçlanma kapasiteleri düşürülmelidir. Ayrıca bu kişiler zorunlu bağımlılık terapisine tabi tutulmalıdır. Bu kişilerin tedavisi gerçekleşene kadar uzman çavuşluk, askerlik, polislik, memurluk gibi kritik kamu görevindeyseler de kenara alınması, hatta bu görevlerdekilerin maaşlarının bir kısmının zorunlu tasarrufa yönlendirilmesiyle, yetişkinlikte kazandıkları paraları bahiste kumarda çöp olmadan devlet eliyle sahibinin yaşlılığına biriktirilmesi ve benzer birçok tedbir de değerlendirilmelidir. 

Yazının sonuna gelirken bir de yasal bahis ve şans oyunları konusuna gelmek istiyorum. Sempozyumda her hocadan dinlediğim şu oldu: "Her bağımlılık ufak ufak başlar, bir kereden bir şey olmaz ile başlar". O halde, bugün halkın yarısına hitap eden e-ticaret sitelerinin bile çark çevirip mikro da olsa kumara alıştırmasına imkan veren yaklaşım tekrar tekrar sorgulanmalıdır. Bugün nasıl sigara ulu orta erişilemiyorsa mikro kumar alışkanlığı yaratan uygulamalar da, yasal şans oyunları da, 2020'lerın olgunluğu ile yasaldan yasa dışına doğru adım adım itelenmelidir. 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...