“Terörsüz Türkiye” için hafızalara hatırlatma ve gelinen nokta
MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, 2024 yılında TBMM açılış töreninde DEM'li bazı yetkililerin elini sıkmış ve bunu da bir hafta sonraki MHP Grup Toplantısı'nda şu şekilde değerlendirmişti:
"Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı olarak, Cumhur İttifakı'nın bu duruş ve engin duyuşuna müzahir şekilde DEM sıralarına giderek elimi uzattım.
Doğaçlama olmayan bu iyi niyetli tutumumu, siyasi nezaketten öte önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı çarpışması ve yeni anayasa için cephe genişletme çabası olarak görenler, mayın tarlasında söğüt gölgesi arayan zavallı biçarelerdir.
Uzattığım el, millî birlik ve kardeşliğimizin mesajıdır.
Uzattığım el, İlk Meclis'in ve Sayın Cumhurbaşkanımızın isabetli sözlerinin meşale gibi yanan aydınlığıdır.
Uzattığım el; gelin Türkiye partisi olun, gelin teröre cephe alın, gelin bin yıllık kardeşliğimizde kenetlenelim temenni ve teklifidir.
Biz; gelişigüzel, keyfe keder, can sıkıntısından, anlık dürtülerle, dümenden ve düzenden el uzatmayız.
Biz durduk yere el vermeyiz; öylesine yerimizden kalkıp da el sıkmanın merakına tevessül ve teşebbüs etmeyiz.
DEM'e evvela düşen sorumluluk, uzanan bu samimi elin kıymet hükmünü anlaması, dahası Türkiye partisi olması yönünde bir eşik olarak algılayıp değerlendirmesidir.
Türk ve Türkiye Yüzyılı'nda sıfırlanmış terör ve bölücülük melanetinden sonra aşımızı beraber taşıyalım, işimizi birlikte artıralım, huzur ve güvenliğimizi el ele çoğaltalım; nitekim dünya genelinde Türkiye Cumhuriyeti'nin yeryüzü cenneti olmasını sağlayalım."
***
Sayın Devlet Bahçeli'nin DEM'lilere yönelik bu "el sıkma" davranışı, bölgemizde ABD-İsrail ikilisinin birçok ülke üzerinde bölme, parçalama, işgal etme ve istikrarını bozma çabalarının arttığı, Türkiye'ye yönelik tehditlerin savrulduğu bir döneme denk gelmişti.
O yüzden o günlerde sık sık iç cephenin güçlü kılınmasına yönelik çağrılarda bulunmuş ve bir milletin kaderini belirleyen en büyük etkenin iç cephe olduğunu vurgulayarak, "İç cephemiz çökmeyecektir. Bunun güvencesi, Türk milletinin tarihî kucaklaşması ve birbirine bağlılığıdır." demiştir.
Bir ülkenin iç cephesini bozmak için emperyalist güçlerin terör örgütlerini taşeron olarak kullandığı gerçeğini de dikkate alan MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, 22 Ekim 2024 tarihinde terör örgütlerini kökten tasfiye etme kararlılığını ortaya koyarak şu çağrıda bulunmuştu:
"Eğer terörsüz bir siyaset, terörsüz bir ülke, terörsüz bir gelecek hususunda herkes ittifak hâlindeyse, o hâlde değil elimizi taşın altına koymaya, gövdemizi koymaya varız ve buradayız.
Geçen haftaki grup konuşmamda demiştim ki:
'Türkiye'ye getirilirken, "Her türlü hizmete hazırım." diyen teröristbaşı buyursun, terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin.'
Bu çağrımın iç yüzünü henüz anlamayan, anlasa bile işine gelmediğinden saptırmaya çalışanlar çok sayıdadır.
Türk ve Türkiye Yüzyılı'nda terörü sıfırlamak, millî birlik ve beraberliği çelikleştirmek amacına matuf ikinci hüküm cümlem şöyledir:
Teröristbaşı işin içinde olmazsa bir şey çıkmaz diyenlere de sesleniyorum:
Şayet teröristbaşının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM DEM Parti Grup Toplantısı'nda konuşsun.
Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın."
***
Çok ilginçtir ki bu çağrıya, terör örgütü PKK'nın kurucusu Abdullah Öcalan'ın kurduğu siyasi çizgiden gelen partilerle (HDP, Yeşil Sol Parti, DEM Parti) ittifak yapan ve geçmişte PKK ile birçok ortak noktada buluşan partiler şiddetle karşı çıktı. İYİ Parti ve Zafer Partisi de bu konudaki ikiyüzlü tutumlarını hâlâ sürdürmektedir.
MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin Türkiye'de ve bölgemizde terörü bitirmeye yönelik yaptığı çağrılar muhataplarında karşılık bulmuş; terör örgütü PKK'yı kurarak yaklaşık yarım asırdır Türkiye'de ve bölgemizde kan dökülmesine öncülük eden Öcalan, PKK'nın tarihinde ilk defa şu açıklamayı yapmıştır:
"PKK'nın anlam yoksunluğu ve aşırı tekrarı, ömrünü tamamlamasına ve feshini gerekli kılmasına yol açmıştır. Ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültürel çözümler tarihsel toplum sosyolojisine yanıt verememektedir. Bu koşullarda silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihî sorumluluğunu üstleniyorum. Devlet ve toplumla bütünleşme adına kongrenizi toplayın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir."
***
"Terörsüz Türkiye" sürecine karşı çıkanlar, PKK'nın siyasi uzantılarıyla söz konusu ittifak ve iş birliği olduğunda iştahla yan yana geliyor da, niçin Öcalan'a "önderimiz" diyen DEM'i bu açıklamayı güçlendirecek eylem ve söylem birliğine davet etmiyorlar?
Niçin PKK ve DEM üzerinde sosyal ve siyasi bir baskı atmosferi oluşturmuyorlar da sürekli MHP'yi hedef alıyorlar?
HDP ile defalarca ittifak yaparken, HDP ile anayasa taslakları hazırlarken, terörle mücadele operasyonlarına karşı çıkarken Türkiye'nin "beka" sorunu yoktu da, yarım asırlık terör belasından kurtulmayı amaçlayan "Terörsüz Türkiye" hedefinde mi "beka" sorunu var?
Hem siz bekadan bahsedebilecek bir sicil sahibi misiniz?
Bu tür siyaset yapan insanlarda nasıl bir yüz, nasıl bir karakter var, anlamak mümkün değil...
Terör örgütü PKK'nın kurucusuna ve bileşenlerine yapılacak çağrı elbette “örgütün feshedilmesi, silah bırakılması ve terörün tamamen ortadan kaldırılması” adına olacaktır. "Niye bu çağrıları yapıyorsunuz?" diyenler, sizlerde nasıl bir akıl yürütme var?
Konunun öznesi yarım asırdır ülkemize ve bölgemize zarar veren terör ise nasıl bir çağrı bekliyorsunuz? Sakın ha, "Tek çözüm silahlı mücadele." gibi bir maskeye sığınmayın. Bu da bir başka ikiyüzlülüğünüz olur. Çünkü Cumhur İttifakı'nın en başarılı olduğu mücadele yöntemlerinden biri silahlı mücadele iken, sizler sınır ötesi terörle mücadele operasyonlarına sürekli karşı çıktınız.
Türkiye ve bölgemiz adına tarihî bir fırsat önümüzdedir. Türkiye'de herkes kararlı durarak "Terörsüz Türkiye", "Terörsüz Bölge" hedefine omuz vermelidir. Bu hedefleri kim engellemeye çalışıyorsa, bölgede ABD-İsrail hedeflerine hizmet etmek amacıyla hareket ettiğini tescilleyecektir.
"Terörsüz Türkiye" konusunda, Meclis'e sunulması beklenen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Teklifi'ne imzalar atılmaya başlandı. MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli ilk imzayı atan lider oldu. MHP'nin resmî internet sayfası da bu imza anını, "Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'nin Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda hazırlanan çerçeve yasa için milletimizin huzuru, birliği ve geleceği adına attığı tarihî imza." ifadeleriyle Türk milletine duyurdu.
"Terörsüz Türkiye" konusunda kimlerin samimi, kimlerin ikiyüzlülüğe devam edeceğini, kimlerin istismarı sürdüreceğini, kimlerin ise ABD-İsrail'in terör örgütlerini taşeron olarak kullanma stratejisine hizmet edeceğini önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz…