Kendi sonu...
İran savaşı boyunca Trump, verdiği mesajlarla askeri güç kullanarak Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme konusunda kendinden önceki başkanların başaramadığını başarabileceğine dair inancını ortaya koydu.
O dönemde Netanyahu hakkında kurduğu övgü dolu cümleler ise İsrail’in yönlendirmelerine ne denli açık olduğunu kanıtlar nitelikteydi.
Sözüm ona savaşları bitirme vaadiyle iktidara yeniden gelen Trump’ı peşine takan Netanyahu’nun, artık istediği politikaları bir bir hayata geçireceği düşünülüyordu.
Ancak rüzgar tersine esmeye başladı.
***
Trump ile Netanyahu arasında gün geçtikçe görüş ayrılıkları belirdi.
İsrail güvenlik kaygıları ile ABD’nin kendi öncelikleri arasında gidip gelen Trump, nihayet kararını kendi ülkesinin çıkarlarından yana verdi.
Bu sebeple Trump, İran savaşının bittiğini duyururken askeri zaferlerden ziyade ekonomik istikrarı ve özellikle petrol fiyatlarındaki düşüşü öne çıkardı.
Savaşın bitmesi için atılan diplomatik adımları baltalamaya çalışan Netanyahu ise Trump’ın gözündeki kredisini tüketti, eski övgü dolu sözler yerini, Netanyahu’nun artık “aklını kaçırdığına” dair tespitlere bıraktı.
***
Trump üzerindeki etkisinin tartışmaya açıldığı günlerde Netanyahu, ülkemizi hedef alan açıklamalar yaptı.
Önce, “Erdoğan'ın İsrail devletinin yok edilmesi yönünde çağrı yapmadığı neredeyse bir gün bile geçmiyor. Bu sözleri çok ciddiye alıyoruz. Çünkü halkımızın tarihinden öğrendiğimiz bir şey varsa o da sizi yok etmek istediğini söyleyen birini ciddiye almanız gerektiğidir” ifadelerini kullandı.
Hemen ardından Netahyahu kabinesi, İsrail parlamentosuna İsrail parlamentosuna 1915 olaylarının “soykırım” olarak kabul edilmesi için bir yasa önerisi sundu.
***
NATO zirvesi nedeniyle tüm gözlerin Ankara’ya çevrildiği günlerde gelen bu açıklama ve öneri elbette tesadüf değildi.
Gazze’de sıkışan, İran üzerinde istediğini elde edemeyen, uluslararası mahkemelerde savaş suçlusu olarak yargılanan ve Trump’ın desteğini kaybetmek üzere olan Netanyahu, dikkatleri başka yöne çekmek için uğraştı.
Fakat bu ucuz taktik karşılık bulmadı.
Ermenistan Başbakanı Paşinyan, İsrail’in son hamlesi hakkında sorulan bir soru üzerine “Herhangi bir yanıt vermeye gerek görmüyoruz. Çünkü bu meselenin siyasi bir silah olarak kullanılması sürecine dâhil olmaktan kaçınmanın Ermenistan’ın çıkarına olduğuna inanıyoruz” diyerek İsrail'in samimiyetsizliğini yüzüne vurdu.
***
Ermenistan’ın bile İsrail’in tekliflerini elinin tersiyle ittiği günlerden geçiyoruz.
Gazze’de döktüğü kanla insanlığın vicdanında çoktan mahkum olanlar, bugün diplomatik masalarda da çaresizce çırpınıyor.
Ahlaki meşruiyetini tamamen yitiren, müttefikleri tarafından terk edilen tarihin son soykırımcısı, attığı her adımla kendi sonunu kendi elleriyle hazırladığını acaba ne zaman anlayacak?
Sizce çoktan anlaması gerekmiyor mu?