Mitoz bölünme

YAYINLAMA:
Mitoz bölünme

“Mitoz bölünme, bir hücrenin bölünerek genetik yapısı değişmeyen iki yeni hücre oluşturduğu biyolojik bir süreçtir. Bu süreç sonunda meydana gelen yavru hücre, genetik özellikleri bakımından ana hücreyle tamamen aynıdır.”

***

Baktılar olmadı, ne yapalım bari bölünelim dediler… Eşeyli ve eşeysiz öreyemiyoruz, keler gibi yeni kuyruk çıkartmaktansa mitoz bölünerek çoğalalım dediler.

Daha önce hiç böyle bölünmemişlerdi. Tarihlerinde Demokrat Parti ve Güven Partisi örnekleri var ama yine de durum aynı değil.

Bu defa gerçekten bölündüler.

Yeni Parti diye bir kumpanya kurdular. Özgür Özel’in “Hisseli Harikalar Kumpanyası” olarak siyasi vakalarımız listesinde yerlerini aldılar.

YENİ DEĞİL, ESKİ PARTİ

Gerçi pek de yeni sayılmaz kurdukları parti… Bu adla siyasi tarihimizde kurulmuş birden fazla fırka var. İlki Yusuf Bozkurt Özal’ın 1993 yılında kurduğu “Yeni Parti”… Sonra Yaşar Okuyan’ın kurduğu “Yeni Parti” ve daha sonra da büyük sosyal demokrat ve devrimci Tuncay Özkan’ın kurduğu “Yeni Parti”

Ve şimdi de dördüncü olarak Özgür Özel’in kurduğu “Yeni Parti”…

Bence işin içinde uzman eller var.

Partinin isminin “yeni” olması boşa değil. Zira “yeninin yeni” olmadığını benden çok daha iyi biliyorlar… 

İP’çiler de marka değeri oluşturmak, son dönemde moda olan Osmanlı-Kayı çağrışımını yapmak amacıyla İYİ Parti ismi seçmişlerdi. İmlek olarak da yine Kayı tamgasını… Yemezler!

Bunlara da birileri böyle bir sufle vermiş olmalı.  Ya da özenli bir çalışma sonucu “yeni” ismini buldular.

Neden mi? Türk Milleti “yeniyi, deliyi ve veliyi sever” de ondan. Tarihi ve sosyolojik bir gerçektir bu. 

Siz de fark edersiniz… Bakın şöyle hayatımıza hemen göreceksiniz. “Yeni” olana acayip bir teveccühü vardır milletimizin. Yeni bir şey çıktı mıydın, hemen koşar sahip olur, tâbi olur, ram olur. Eskiyinceye kadar tutar, sonra da kaldırıp atar!

“Deli”ye de ayrı bir kıymet verir milletimiz, olmadık manalar yükler, sahip çıkar… Velilere gelince bu konu başlı başına manevi bir konudur. Bağlayıcılığı da çoktur.

YENİ RAKI ve E.İ.

Bu arada CHP’li arkadaşların, “partinin ismini bilerek koyduk, yeni kelimesinin içinde Ekrem’in, E’si, İmamoğlu’nun da İ’si var” dediklerini de duyduk… 

Hatta partinin simge olarak seçilen şeklinin bilerek “Yeni Rakı” ya benzetildiğini ve bu yolla asıl kitleye subliminal mesaj verildiğini söyleyenler bile var…

İlginç doğrusu… Marka tarafı bir tarafa boğma rakı, üç distile ve göbek rakısı sevenlere ne mesaj verecekler acaba… 

TURŞU KURMAK

Evet bölündüler… Fakat bu defa “mitoz bölündüler”… Birbirlerinin kopyası iki siyasi parti oldular.

Ne yapacaklar peki bu “yeni”ciler… Ne yapacaklar canım, aynı tas aynı hamam; eski dam yeni saman…

Söyleyebilecekleri farklı bir şey var mı? Yok!

Üretecekleri politika var mı? O da yok!

Program yok, fikir yok!…

Eee, nasıl olacak bu işin seyri?

İmamoğlu’nu hapisten çıkarıp, ülkede iktidara karşı bir halk isyanı tertip edip, yönetimi ele geçirecekler herhalde… Tipik bir “Bolşevik hülyası”… Fakat işin sonunda “Menşeviklerin” kaderini yaşamak da var…

Neyse kurdular işte yeni bir parti kurdular. Türk Solu’nun en önemli teorisyenlerinden Dr. Hikmet Kıvılcımlı ne demişti; “Parti kurmak turşu kurmaya benzemez”…

Turşucuları bol olunca hiç sorun olmuyor. Kabak turşusu, kelek turşusu, kuş konmaz turşusu, kaya koruğu turşusu, kuruyorlar da kuruyorlar! 

*** 

Keşke derli toplu durabilselerdi… “Olan oldu”, deyip yeni kurultay takvimini açıklayıp tarihi bir kurum olan CHP’yi koruyabilselerdi. Olmadı, dinlemediler; Devlet Bey söyledi ama anlamadılar…

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...