Gevşek bir provokatörün renkli bilinçaltı
Türk devlet yetkililerine çağrıda bulunup, TSK’dan emekli olduktan sonra siyaset çaylaklığına geçiş yapan Orkun Özeller isimli bir provokatörün aylardır toplumda kaos ve kışkırtma yaratmak, oraya buraya bulaşmak için gösterdiği çabanın arkasında kimin olduğunu bulmaları yönünde çağrım olacaktı. Son bir yazısından sonra çağrımın önceliği değişti.
Çünkü “Terörsüz Türkiye” süreci başladığı günden bu yana sürekli provokatörlük peşinde koşuyor. “Keçi sarhoş olunca dövüşmeye kurt arar.” misali, MHP ve Ülkücü Hareket’in mensuplarını sürekli tahrik ediyor. Öylesine gevşek gibi davranıyor ki ağzından çıkanı kulakları duymuyor.
Emekli bir asker iken sürekli Türkiye’nin çeşitli illerini ve ilçelerini geziyor. Oralardan videolar çekip provokasyon peşinde koşuyor. Bu provokatörün gezi sponsorluğunu kim karşılıyor acaba?
“Terörsüz Türkiye” projesi üzerinden provokasyon peşinde koştuğunu, provokatörlük yapmaya çalıştığını şuradan anlayın.
Askerlikten emekli olduktan sonra, PKK’nın siyasi uzantılarıyla ittifak yapan partilerde siyasete başlamış; 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Öcalan’ın kurmuş olduğu HDP ile ittifakı meşrulaştırmak için çıktığı ekranlarda kendisine yöneltilen “HDP Cumhurbaşkanlığı seçiminde Sayın Kılıçdaroğlu’na desteğini açıklayacak. HDP’nin bu tutumu, İYİ Parti’nin siyasi anlayışına zarar verir mi?” şeklindeki soruya;
“Ben bunu daha önce genel başkanımıza raporlar hâlinde sundum. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hem yaşamış hem de görev yapmış biri olarak söylüyorum. Orada pek çok arkadaşım var; bunların bazıları HDP’ye de oy vermektedir ama bu, onların vatan haini olduğu anlamına gelmez. PKK’lı hiç değildirler, sadece HDP’ye oy vermektedirler. Dolayısıyla her HDP seçmenini PKK’lı ya da vatan haini görmek doğru değildir. Bunu böyle kabul etmemiz gerekmiyor mu?” şeklinde cevap vermiş.
Türkiye’ye yönelen terör koridorunu dağıtmak amacıyla Irak sınırında başarıyla yürütülen Pençe-Kilit Operasyonu kapsamında 506 teröristin etkisiz hâle getirildiği, 575 mağaranın ise kullanılamaz hâle getirildiği bir süreçte, “Pençe-Kilit Operasyonu stratejik olarak da yanlış, taktik olarak da yanlış.” diyerek karşı çıkmış ve sürekli terör örgütü YPG’yi;
- “Bundan sonra YPG’yi nasıl terör örgütü olarak göreceğiz? Kabul etmek zorunda kalacağız.”
- “YPG büyük balık. Büyük balık küçük balığı yutar.”
- “YPG’nin karşısında duracak bir güç yoktur.”
- “Mazlum Abdi Cumhurbaşkanı olacak.”
- “YPG’nin kontrolü dışında HTŞ adım dahi atamaz, YPG ile savaşamaz.”
- “Düzenli olması, eğitimli olması, silahlı olması ve güç olarak YPG bir numara.”
sözleriyle öven birisinin amacı, kimlere hizmet ettiği belli olmuyor mu?
Feshedilen terör örgütü PKK’nın feshedilen Suriye kolu YPG’yi, PKK’nın yönetim kadrosu bile bu kadar abartılı övmemiştir. Bu ağız, olsa olsa YPG’yi Suriye’de kullanmak isteyen İsrail’in gaz verme ağzıdır.
İşte böyle bir siyaset çaylağı, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” projesi üzerinden provokasyon yapıyor.
Türk devlet yetkililerine, bu provokatörün ilişkilerini ortaya çıkarma çağrımdan önce, tipi, davranışları ve konuşmaları üzerinden kamuoyunda tartışma yaratan bu şahsın önce bir psikiyatrist tarafından değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Önce o raporu oluşturmak, sonra da arka planda bunu kimlerin kullandığını araştırmak gerekiyor.
Hatırlarsanız, bu şahıs gözaltına alındığında “Telefonumu sinirlenip kırdım” bahanesiyle yetkililere telefonunu vermemişti.
Geçen gün yine kendisinin şahsımla ilgili “Çiçeğim” diye seslenerek yazdığı bir yazısına, “İP’in Vitrin Kaktüsü Orkuncuğum!” başlıklı yazıyla dalga geçmek amacıyla cevap vermiştim.
Yazımda, bana “Çiçeğim” diye seslendiği için, “Eski üniformanın arkasına saklanmadan, sosyal medyada siyaset şaklabanlığı yapmadan, ‘Çiçeğim’ diye cıvıklaşmadan çık, cevap ver.” diyen ben olduğum hâlde, bu gevşek ne yazdı biliyor musunuz?
“Çiçeğim sanırım yine sulanmak istiyor. Fakat uğraşamam, sulamayacağım. Hem görüyorum ki çiçek bahçeli villaya yakışır. Oraya gömsünler. İsteyen istediği gibi sular. Bu arada çiçeğimi ikaz edin, hiçbir erkek bana öyle yumuşak bir hitap şekli kullanmadı. Zaten erkek adam da o şekilde konuşmaz… Çiçeğimin niyeti, dikkatimi çekmekse ilgi alanıma girmiyor.”
İlk “Çiçeğim” diye seslenen gevşeğin kullandığı ifadelerin tuhaflığına ve kendi yazdığı cevapta ortaya koyduğu çelişkiye bakar mısınız? Provokatör, kendi kullandığı ifadeler üzerinden nasıl bir dünyaya sahip olduğunu adeta kendisi deşifre ediyor.
“Arsıza kazık çakmışlar, ‘Bu tıngırtı nereden geliyor?” dedirten bir model değil de nedir bu provokatör?
15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra, darbeci üst düzey hain askerlerin emniyetin koridorlarına dizilip ağızlarının, kulaklarının patlatıldığını, dişlerinin döküldüğünü gördükten sonra, Türk ordusunun içine her türlü sızmanın olabildiğini görmüşüz. O yüzden her vakit şerefli bir rütbe taşıyan fakat maskeli hain olabileceklere de dikkat etmeliyiz.
Bu provokatörlük yapan, sağa sola bulaşarak tahriklerde bulunan Orkun Özeller isimli şahıs çok şüpheli biridir. Türk devleti, bu provokatör karanlık bir odağın figüranı ise onu ortaya çıkarmalı; eğer psikolojik problemleri olan biriyse tedavi altına alıp toplum huzurunu ve güvenliğini sağlamalıdır.
Askerlikten emekli olduktan sonra, çıktığı televizyonlarda “Saray’a yürünse ne olurdu? Şiddet artacaktı, süreç bir komutan gibi yürütülmeliydi; yönetilemedi.” şeklinde toplumu isyan etmeye davet eden kişi sizce normal olabilir mi?
Merak etmekte “Çiçeğim” diye gevşeklik yapan, bilinçaltı renkli provokatör!
Ya seni psikolojik sağlığına kavuşturacaklar ya da kimin figüranı olduğunu ortaya çıkaracaklar… Az daha gevşek gevşek konuşmaya devam et ve bekle…