Siyasette çaresizliğin kara propagandası

YAYINLAMA:
Siyasette çaresizliğin kara propagandası

Siyasette çaresizlik çok kötü bir şey… Siyasetteki çaresizlik, her türlü kötü yola da düşürebiliyor. Bu tür siyasi oluşumların çaresizliği; onları yalana, iftiraya, hasede, fesada ve hayalî senaryolara sürüklüyor. Siyasi tarihte bunun çok örneği var. Güncel örnekleri de malum…

Özellikle İYİ Parti ve Zafer Partisi, bu çaresizlik içinde kötü yola düşen partilerin başında geliyor. YENİ ismiyle kurulan parti de bunlar gibi siyasette tutunmak için adeta çırpınacak… Bu siyasi karakter özellikleriyle çırpınıp durarak Türk siyasetini kirletecekler…

İYİ Parti’nin örneği çok, zaten sürekli bunları hatırlatıyoruz. YENİ Parti’yi kuranlar da eski ve bilindik siyasetçiler olduğu için, daha yola çıkarken böyle davranacaklarını her yönüyle gösteriyorlar.

Geçtiğimiz hafta da kötü yola düşmüş Zafer Partisi, MHP’ye bulaşan bir istismar örneği daha verdi.

Biliyorsunuz, MHP son dönemde "Terörsüz Türkiye" projesi üzerinden tartışmalara ve değerlendirmelere konu oluyor. MHP’de bugüne kadar "Terörsüz Türkiye" sürecine kendi bünyesinde tepki gösterip istifa eden bir yönetici olmamıştır. Millî şuuru yüksek, bölgesel gelişmelerin farkında olan, terör örgütlerini hangi emperyalist ülkelerin taşeronu olarak kullandığını bilen hiçbir MHP’li, zaten MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin stratejilerini sorgulamaz. Türkiye’nin sağduyusu, hareketimizin güven duygusu zaten buna müsaade etmez.

Zafer Partisi geçtiğimiz günlerde MHP’den istifa ederek kendilerine katılan Mustafa Ertekin ismi üzerinden gündeme geldi.

Mustafa Ertekin ile Ortadoğu Gazetesi’nde birlikte köşe yazarlığı yapmışlığımız ve aynı zamanda Kayseri noktasında hemşehrilik hukukumuz var. Bu hukukumuz nedeniyle fazla yorum yapmak istemiyorum. Fakat Zafer Partisi’nin, “Mustafa Ertekin, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine tepki göstererek MHP’den istifa etti ve Zafer Partisi’ne katıldı.” propagandası her yönüyle yalandır, iftiradır ve kötü yola düştüklerinin çaresizliğinin bir göstergesidir.

Ümit Özdağ’ın gerçek ve karanlık siyaset yüzünü herkesten daha iyi bilen Mustafa Ertekin aylar öncesinden MHP MYK üyeliğinden başka saiklerden dolayı zaten istifa ettirilmişti. Zaten Mustafa Ertekin de bunu bildiği için istifa açıklamasında ölçüyü koruyarak, "Terörsüz Türkiye" üzerinden böyle bir gerekçe sunmamıştır. Çünkü sunabileceği böyle bir gerekçe de yoktur.

‘Terörsüz Türkiye’ konusunda da MHP’den istifa edip Zafer Partisi’ne katıldığı güne kadar hiçbir rahatsızlığı olmamıştır. Çıkmış olduğu televizyon programlarında ve sosyal medya paylaşımlarında bu süreci hep desteklemiştir.

Mesela “Terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili Mustafa Ertekin’in Kanal 24 televizyon kanalımdaki şu sözleri bunun ispatıdır:

“Gelinen noktanın başarılı olabilmesi için tabii ki büyük bir yürek, cesaret örneği ve irade ortaya koyan Sayın Devlet Bahçeli’nin getirdiği itibariyle; Sayın Cumhurbaşkanımızın da DEM Parti’yi kabul etmesi, Sayın Cumhurbaşkanımızın da bu vesileye sahip çıkarak bir devlet politikası hâline getirmiş olması süreci farklı bir boyuta taşıdı. 86 milyonun, yani büyük Türk milletinin temsilcilerinin de bu davaya, bu meseleye sahip çıkması lazım. Yani terörü bitirme iradesine, bu davamıza sahip çıkması lazım. Şimdi biz terörist istemiyoruz, kan istemiyoruz, kin istemiyoruz, gözyaşı istemiyoruz. Bunları bitirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koymuş oldukları devlet adamlığı örneğini Gazi Meclisimizde de tüm milletvekillerimiz gösterecek, bu iradeyi ortaya koyacaklar ki milletimizin yüreği rahat olsun. Yani burada bir alver (alışveriş/pazarlık) olmadığını, burada terörü kökünden kazımaktan öte bir düşüncenin olmadığının iyi anlaşılması lazım.”

Bu sözlere benzer birçok destek değerlendirmesi bulunmaktadır. O yüzden "Terörsüz Türkiye" sürecine karşıtlıktan kendisine siyasi malzeme üretmeye çalışan Zafer Partisi, acizliği ve çaresizliği nedeniyle Mustafa Ertekin’in istifasını başka bir kalıba yerleştirmeye çalışmaktadır.

Zafer Partisi’nin bu çabalarını görünce, Ümit Özdağ’ın sürekli solcularla ve devrimcilerle ittifak yapmasının propaganda anlayışı üzerinde tesir oluşturduğu çok net anlaşılıyor. Hani merhum Abdurrahim Karakoç’un bu tür propaganda sistemini anlattığı şiiri var ya, yaptıkları da aynı onun gibi değil mi?

“Yüz yaşında bir ümmî kadının cesedini
Bulsa bizim solcular, seyredin manzarayı.
‘Devrimci şehidimiz, katil iktidar’ diye,
Tabut omuzda semt semt gezerler Ankara’yı.”

Mustafa Ertekin’in MHP’den istifasının arka planı farklıyken, bunlar da bir nevi bu şiirde anlatılan propaganda anlayışı gibi davranmıyor mu?

Yazının başında da dedim ya, asıl mesele siyasette tutunmak adına yaşadıkları çaresizlik… İşte böyle böyle kötü yola düşüyorlar…Zafer Partisi’nin yaşadığı işte budur. Sırf şu olay bile bunların "Terörsüz Türkiye" konusunda ne kadar kara propaganda ürettiklerini anlamaya yeter. Olanı “olmadı”, olmayanı “oldu” diye anlatan bu siyaset acizlerine dikkat edin. Çünkü bunlar, siyaset açısından gerçekten virüs niteliği taşıyabilecek özelliklere sahiptir. Toplumu bunlardan korumak sağduyu sahibi herkesin görevidir.

***

Not: Ortadoğu Gazetesi döneminde birlikte köşe yazarlığı yaptığımız Neval Kavcar Hanımefendi Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Kavcar ailesinin başı sağ olsun.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...