Kuyruk acısı, ihanetin ustalarını insanlıktan çıkarıyor!

YAYINLAMA:
Kuyruk acısı, ihanetin ustalarını insanlıktan çıkarıyor!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun, MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli ile Anıtkabir’deki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı töreni sırasında ortaya çıkan görüntüsü, medyada ve siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırdı. Bu görüntüler, İYİ Parti’nin iç dengesini bozduğu gibi, Zafer Partisi’nin İYİ Parti’yi ti’ye alan paylaşımlarını da artırdı.

Sayın Devlet Bahçeli dik merdivenlerden inerken yanında yürüyen Müsavat Dervişoğlu’nun insani bir hassasiyetle onun koluna girerek destek olması ve sıcak bir samimiyet göstermesi, MHP’ye karşı düşmanlıkla motive olmuş kişi ve odakları adeta çıldırttı. Çünkü o kişi ve odaklar, Müsavat Dervişoğlu’nu MHP’ye ölçüsüzce saldırılar gerçekleştirirken daha çok seviyorlar.

Herkes meşrebine göre bu görüntüleri yorumluyor. Ama özü ve net hâli şudur:

Yürüyüş sırasında acil bir ihtiyaç olmasa da Müsavat Dervişoğlu, tedbiren bu adımı atmıştır. Bu adımla birlikte neşeli sohbetini artırmıştır. Üstelik MHP Genel Başkanı’nın Özel Kalem Müdürü de aynı önlemi almış şekilde yürüyüşe devam ediyordu. Oysa bu görüntülerden dakikalar önce, düz yolda yürürken düşme tehlikesi yaşayan Müsavat Dervişoğlu’nu kolundan tutarak düşmekten koruyan da yine aynı hizada yürüyen MHP Genel Başkanı’nın Özel Kalem Müdürü Murat Çeliker olmuştu. İnsanlık değerlerini bilen herkes elbette bir başkası için böyle davranırdı. İnsanlık değerlerinden nasibini almamış Erhan Usta gibi siyasi modeller ise “Bunu kabul etmiyorum.” diyerek Müsavat Dervişoğlu’na isyan bayrağı açtı. MHP’ye karşı kin, nefret ve intikam duygusuyla motive olmuş tipler de ihanetin bu Usta’sını takip ederek hadsiz, pespaye yorumlarla onun açtığı yoldan ilerlediler.

Akıllarınca “Terörsüz Türkiye” üzerinden kara propagandalar ve kirli algılar oluşturarak MHP’yi hedef hâline getirmeye çalışan, siyasette tutunma peşinde koşanlar, Müsavat Dervişoğlu’nun bu davranışı karşısında adeta şok geçirdiler. Çünkü hepsi de suç bastırmak amacıyla “Terörsüz Türkiye” üzerinden triplere girerek MHP’ye karşı kin ve nefret kusuyor, intikam tamtamları çalıyorlardı.

Mesela aynı kişiler, 23 Nisan 2025'teki TBMM resepsiyonunda DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ile yan yana, çok samimi sohbet pozları veren Müsavat Dervişoğlu’na şimdi gösterdikleri tepkiyi o zaman hiç göstermemişlerdi. Hele hele Erhan Usta gibiler ortalığa düşüp “Bunu kabul etmiyorum.” Tepkisini vermemişti. 

Çünkü DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 2019 yerel seçimlerinde, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ve 2024 yerel seçimlerindeki “Kent Uzlaşısı” anlaşmasında ittifak ortakları HDP’nin bir yöneticisi ve DEM’in Eşbaşkanıydı. Erhan Usta, MHP’den ihraç edildikten sonra 2020 yılında Meral Akşener’in taktığı rozetle İYİ Parti’ye katılmıştı. Yani İYİ Parti’nin, HDP ile 2019 yılında CHP’nin başarısı için yaptığı ittifaktan bir yıl sonra…

Oysa MHP’de siyaset yaparken, bu katılımdan bir yıl önce de kameralara, “CHP'nin başını çektiği, HDP'nin ve İP'in içinde olduğu bir ittifak var. Bunlar bir seçim ittifakı hâline dönüşür mü bilmiyorum. Ama kendilerinin de ifade ettiği gibi ilkesel anlamda bir ittifak var. Ve çok acıdır ki bu ittifakı FETÖ destekliyor.” diyen de bu Erhan Usta idi.

Müsavat Dervişoğlu’nun insani bir davranış sergileyerek MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin koluna girmesi ve samimi bir poz vermesi karşısında, MHP’den ihraç edilmesinin kuyruk acısıyla ilk cinnet tepkisini veren Erhan Usta, gördüğü tepkilere karşı “Bugüne kadar, İYİ Parti olarak hem içtimai hem iktisadi konularda hem de son olarak Çerçeve Yasa sürecinde, her platformda, her kademede canla başla mücadele verdik. Bu mücadelemiz bundan sonra da sürecek.” açıklamasını yaparak aklınca konuyu “Terörsüz Türkiye” sürecine bağlamaya çalışmıştır.

“Terörlü Türkiye” döneminde PKK’nın siyasi uzantısıyla Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ittifak yapılırken kuyruk acısının şiddetinden hiç sesi çıkmayan Erhan Usta ve benzerleri, silah bıraktırma ve terör örgütünü feshettirme hedefinin adı olan “Terörsüz Türkiye” sürecine cinnet geçirmiş gibi saldırıyorlar.

Elbette bu süreçte, İYİ Parti’nin bu ikiyüzlülüğüne ölçüsüz ve temelsiz konuşmalarıyla, tribünlere oynayan siyaset diliyle öncülük eden Müsavat Dervişoğlu’nun da bu konuda günah galerisi oldukça kabarıktır.

Hafızasını yitirmiş rolü oynayan İyi Partili şaşkınlar, “Müsavat Dervişoğlu nasıl olur da “Terörsüz Türkiye” gibi ihanet projesinin mimarı Devlet Bahçeli’nin koluna girer, bu kadar samimi sohbet eder?” türünden Müsavat Dervişoğlu’nu linç ediyor da, içinde bulundukları İYİ Parti’nin şu sicilinin unutulduğunu mu sanıyor?

Terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı HDP ile 2019 yerel seçimlerinde, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerde açıktan yaptıkları ittifakı… 

Aynı HDP ile anayasa taslakları hazırladıklarını… (Bunu, geçtiğimiz haftalarda Müsavat Dervişoğlu’nun Silivri’de aynı masada yan yana poz verdiği Eski CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu itiraf etmişti. İYİ Parti’den ayrılma bahanesini de İYİ Parti’nin HDP ile millî-üniter devleti hedef alan bir anayasa taslağı hazırlamasına bağlayan Ümit Özdağ idi.)

Türk Ordusu’nun sınır ötesindeki tüm terörle mücadele operasyonlarına karşı çıkan yine bu partiydi. Mesela, en büyük sınır ötesi operasyonlardan biri olan Afrin Zeytin Dalı Harekâtı’na, Meral Akşener döneminde partinin sözcüsü tarafından resmî olarak, “Tek adam rejimini kalıcı kılmaktan başka hiçbir amaca hizmet etmeyecek ve beka sorunu yaratabilecek Afrin savaş senaryolarına İYİ Parti tamamen karşıdır.” açıklaması yapıldı.

Müsavat Dervişoğlu da kendi genel başkanlığı döneminde, “Halep Kalesi’ne asılan şanlı bayrağımız duygularımıza dokunsa da oynanan oyunu ve aktörlerini görmemize engel değildir. Türk insanı, kendi vatanı ve milleti dışında artık hiç kimse için ölmeyecektir! Kendi vatanı için gelecektir.” açıklamasıyla ve bir başka açıklamasında dile getirdiği “Şimdi kalkmışlar, Suriye’deki gelişmeleri sanki bir zafermiş gibi sunmaya çalışıyorlar… PKK’yı perdelemek için uydurdukları SDG, Fırat’ın batısından süpürülünce bunu uluslararası bir başarı gibi pazarlıyorlar.” sözleriyle terörle mücadeleyi gölgelemeye ve basitleştirmeye çalışıyordu.

Yani bu parti, ne tarafından tutsanız elinizde kalacakken “Terörsüz Türkiye” üzerinden kendisine yalanlarla, iftiralarla yeni bir kimlik oluşturmaya çalışıyor. Kendilerini kaptırmış bir şekilde son sürat MHP’ye ve onun lideri Devlet Bahçeli’ye hadsizlikler yaparken, Müsavat Dervişoğlu yaptığı insani bir hareketle hepsinin ayarını bozdu.

Müsavat Dervişoğlu MHP’den ayrıldıktan sonra da MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli ile her karşılaştığında elini öpen, saygıda kusur etmeyen birisidir. Onların yıllara dayanan böyle bir hukukları vardır.

Müsavat Dervişoğlu ne zaman İYİ Parti Genel Başkanı oldu ve siyasi malzemesiz kalmış partisine “Terörsüz Türkiye” projesini malzeme edindi. İşte o zaman MHP’ye karşı dili zehirlendi.

Yoksa Müsavat Dervişoğlu MHP’den ayrılma süreci başladığında ekranlardan ‘Benim adım Müsavat Dervişoğlu. Benim olduğum yerde Sayın Devlet Bahçeli’nin liderliğine, kişiliğine, hocalığına, ağabeyliğine sekte vuracak tek bir cümle edilemez. Buna en başta ben izin vermem.” diyen kişiydi.

MHP’de siyaset yaparken 27 Eylül 2006’da MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’yi kast ederek şöyle diyordu: ‘Hâlâ anlamadıysanız söyleyeyim: Yüklenilen görev çok büyük. Unutmayalım ki Türk’ün liderini delege değil, kâinatın gerçek sahibi seçiyor. Sadakat, ona itaatten ibarettir.’
2009 yılında da şöyle seslenen biriydi: ‘Benim sadakatimde bir sakatlık hiçbir zaman olmamıştır. Gördüğüm itibarı, Milliyetçi Hareket Partisi’nin Muhterem Genel Başkanı Devlet Bahçeli Beyefendi’nin muteber kimliğine borçluyum. Şayet Milliyetçi Hareket Partisi’nin adayı olmasaydım, toplumla bu gönül köprüsünü kuramazdım. Dolayısıyla bana bu görevi veren, benden güveni esirgemeyen, bana böylesine büyük bir sorumluluğu emanet eden liderime, hayatımın her anında olduğu gibi son nefesime kadar hizmet ederim. Milliyetçi Hareket Partisi’ni sadece mensubu olduğum partinin Genel Başkanı olarak görmüyorum; Türk dünyasının lideri olarak görüyorum. Törelerin ne olduğunu biliyorum. Bu nedenle Muhterem Genel Başkanımın sadık bir bendesi olmak, iftiharlarımın en büyüğüdür ve bu sadakatin sonsuza dek süreceğinden herkes emin olmalı.’
***

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, belki de geçmişte verdiği bu sözleri hatırlamış ve hayata geçirme kararı almıştır. Orasını bilemiyoruz. Belki de yine İYİ Parti’nin MHP’ye yönelik kinini, nefretini ve intikam duygusunu sürdürmeyi tercih edecektir. Önümüzdeki günler herşeyi daha net gösterecektir. 

İnsani her davranış, adabı ve edebi bilenler tarafından her zaman takdir edilir. "Bugün olsa yine aynısını yaparım" diyen İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu da bu takdiri kazanmıştır. Kendisi de defalarca Sayın Devlet Bahçeli tarafından bu tür insani davranışların muhatabı olmuştu.

Erhan Usta gibi kuyruk acısı geçmeyenler ise adam yerine bile konmaz… Çünkü onlar, insan suretinde görünen başka bir şeydir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...