Değişmeyen değişim...

YAYINLAMA:
Değişmeyen değişim...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ilk sınavını kendi vadettiği “yüzyılın değişimi” üzerinden verdi.

Partisinin yıllardır değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen alışkanlıklarını bir çırpıda ortadan kaldıracağını söyleyen oydu.

Ancak krizlerden medet uman eski hesaplar yeniden devreye sokulunca, iddia edilen değişimin aslında bir kamuflajdan ibaret olduğunu anlayan anlıyordu.

Anlamayanlar içinse yerel seçimlerden önce tartışılmaya başlayan belediye başkan adaylarının hangi kritere göre belirlendiği sorusu, yeni bir fırsatın kapısını aralıyordu.

***

Aday belirleme sürecinde eş, dost ve akraba ilişkilerinin belirleyici olduğu, parti içi hemşericilik ve ekipleşme üzerinden makamların dağıtıldığı yönündeki iddialar, bizzat kendi partilileri tarafından dile getirildi.

Genel merkezin aday belirleme sürecinde kendi açıkladığı “ön seçim” kuralına uymadığını belirten isimler, birer birer istifa ettiklerini duyurdular.

Kimse onlara durun demedi.

Zaten “birinci parti olduk” balonu da biraz bu süreçte kapı dışarı edilen isimlere nazire olsun diye şişirildi.

***

Daha sonra Özel’in partisinin belediyelerini saran yolsuzluk ve rüşvet ağı deşifre oldu.

Yolsuzluğu yapan, rüşveti alan, itirafçı olan, etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyenler, Özel’in belediyelere doldurduğu kişilerdi.

Değişim söyleminin hayata geçirilmeyişinin ve ön seçim kuralına uyulmayışının üzeri nasıl kapatılmak istendiyse, bu durumun da üzeri aynı şekilde kapatılmak istendi.

Yabancı devletlere karşı Türkiye aleyhtarlığı yapacak kadar alçalan, beka tehditlerini göremeyecek kadar körleşen, mandacı zihniyetini dışa vuracak kadar fütursuzlaşan bu yapıya, arsızı, hırsızı ve yolsuzu her şart altında savunma özelliği de eklendi.

***

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in ilk sınavı, CHP’de devraldığı ve üzerine koyduğu özellikleri sürdürüp sürdürmeyeceğiydi.

Adına “yeni” denilerek çıkılan yolda nelerin yaşanabileceğine ilişkin yorumlar, aynı kadroların yeni bir siyasi tabela altında toplanmasının neyi değiştireceği sorgusuyla başladı.

Kelimenin büyüsüne kapılanlar, kilometrenin sıfırlandığını savundu.

Oysa tabelanın, ismin ve sloganın değişeceği, fakat zihniyetin değişmeyeceği yönünde sayısız örnek yaşandı.

***

Vaktiyle CHP’li belediyelerin karşı karşıya kaldığı soruşturmalar, Yeni Partili belediyeler için de açıldı.

Halk TV’ye kayyum atanmasına yol açan rüşvet, kara para aklama ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarının ardından da Özel aynı tavrı takındı.

Kimseye “aklan da gel” diyemedi.

Mahkûmiyetlerden devşirilecek mağduriyetleri parlatma çabasıyla da kimseyi aklayamadı.

***

Son örneği de Mustafa Sarıgül olayında verdi.

Yapılması gereken, Sarıgül’ün istifasını istemek ve yargılanmasının önünü açmaktı, Özel bunu yapmadı.

Sarıgül, Yeni Parti üyeliğinin dondurulmasını istedi, Özel bu talebi kabul etti.

Ardından Sarıgül kendi isteğiyle istifa etti, Özel de sadece istifayı onaylamakla yetindi.

***

Cinsel istismar iddialarından kara para aklama suçlamalarına uzanan ağır iddiaların odağındaki Sarıgül’e “istifa et” diyemeyen Özel’in, “Sarıgül bana büyük bir kumpasa, büyük bir haksızlığa uğradığını söyledi. Bunların tamamen iftira olduğunu son derece dramatik bir şekilde, gözyaşlarına hâkim olamayarak anlattı” sözlerini kullanması, sergilediği tutumun sorgulanmasına yönelik şüpheleri daha da artırdı.

Bu şüpheleri derinleştiren iddiaların bir yenisi de tutuklu bulunan Emir Sarıgül tarafından dile getirildi.

Emir Sarıgül, “Babam Özgür Özel'e araba içinde 250 bin dolar, Vakko hediye paketinde ise 100 bin dolar olmak üzere toplam 350 bin doları elden teslim ettiğini söyledi” ifadelerini kullandı.

Özel’in yönetimindeki partilerde paranın siyasi ilişkilerde nasıl bir rol oynadığına ilişkin iddialar ilk olarak namıdiğer havlucu Özkan Yalım’ın “Özgür Özel’e biri 200 bin lira diğeri 1 milyon lira olmak üzere iki kez nakit para verdiğini, 200 bin lirayı Özel’in Manisa’da bulunan evine bizzat götürdüğünü, eve yaklaşınca Özel’i aradığını ve Özel’in kendisinden parayı evin bahçe duvarına bırakmasını istediğini, 1 milyon lirayı da Denizli’de Özel’in yakın arkadaşı olarak bildiği Demirkan isimli bir şahsa çanta içinde teslim ettiğini” açıklamasıyla gündeme taşınmıştı.

***

Emir Sarıgül’den sonra Özel’in ne yapacağı merak konusu…

Her zamanki gibi, pişkinliği savunma refleksi üzerine kurulu siyaseti devreye sokarak neden sık sık“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganını attığı sorusuna mı cevap verecek?

Yoksa değişmeyen değişimi sürdürmek yerine bu kez farklı bir tutum mu sergileyecek?

İzleyip göreceğiz, sizce Özel ne yapacak?

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...