Aklımızla alay etmeyin

16.01.2020 10:00

CHP ve yancılarının ülke gerçeklerinden ne kadar kopuk olduklarının, yaptıkları ve söyledikleriyle sadece millet ve memleket düşmanlarını nasıl sevindirdiklerinin ibret veren örneklerini neredeyse hergün yaşıyoruz. Son büyük savrulmaları Libya konusundadır. Hafter denilen terörist, Türkiye’de özel olarak arasa, hatta maaşlı birine görev vermek istese, bu CHP ve yancılarından daha iyisini bulamazdı.

HAFTERİ ÖVÜYOR TÜRKİYE’Yİ ELEŞTİRİYORLAR

Türkiye’nin Libya’da olması, hem hak ve hukukumuzun korunması, hem de tarihini bize yüklediği sorumluluğun kaçınılmaz gereğidir. Akıl, izan, vicdan başta olmak üzere, hangi ölçüyü koyarsanız koyun bu mutlaka yerine getirilmesi gereken bir görevdir. Bu sorumluluğumuzu en iyi, en doğru, en kolay şekilde icra etmek için her yolu deniyoruz. Asker göndermek de bunun içindedir, Libya’da bir akeşkes sağlanması ve siyasi çözüm yolu bulunması da buna dahildir. Moskova görüşmeleri tarihi bir fırsat olabilirdi. Hafter’den önce CHP ve yancıları sulandırmak, başarısız kılmak ve masayı dağıtmak için devreye girdiler. Yaptıkları açıklamalar dehşet vericidir. Putin’i övüyorlar, Hafter’e hak veriyorlar, ama sıra Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne gelince en ağır sözleri söylemekte zerre tereddüt göstermiyorlar. Sırf Türkiye zor durumda kalsın diye, Hafter’in masadan kaçmasına içten içe çok sevinmişlerdir. Bizim böyle partilerimiz varken, düşmana ne ihtiyacımız olabilir?

DİYET ÖDÜYORLAR

Türkiye’nin menfaatleri, geleceği bu zihniyet için zerre kadar önem taşımıyor. Her ne olursa olsun, onların kendi gündemleri var. Türkiye düşmanları ile ortaklıkları sadece dışarıda değil, içeride de son sürat devam ediyor. Belli ki, son yerel seçimlerde işbirliği yaptıkları PKK uzantısı HDP’ye olan diyet borçlarını ödemeyi her şeyin önüne geçirmişler. HDP’nin talep ve beklentileri doğrultusunda, Türkiye’nin milli meselelerine karşı çıkmakta, “istemezük” kampanyaları açmakta en küçük bir tereddüt göstermediler. Ancak, bunlar yetmedi. Şimdi de yatıyorlar, kalkıyorlar Selahattin Demirtaş’ın neden tutuklu olduğunu sorguluyorlar, bu kravatlı teröristi temize çıkarmaya çalışıyorlar. Oynadıkları tiyatro, ibreti alemdir ve tam bir açık düşme halidir.

DEMİRTAŞ NEDEN TUTUKLU?

Selahattin Demirtaş, sıradan biri değildir. HDP’nin Eşbaşkanı olmak onun sıfatlarından sadece birisidir ve görünen kısmıdır. Asıl sicilini söyledikleri ve tutuklu bulunmasının gerekçesini oluşturan iddianamede yer almaktadır. Daha önce de bu konuyu değerlendirmiştik. Neyi savundukları, kimin yazdığı kitaptan oyunlaştırılan tiyatroya gittiklerini Selahattin Demirtaş’ın neden yargılandığını, iddianameyi hatırlatarak bir defa daha ortaya koyalım: Doğrudan Kandil katillerinden emir almakta, onların talimatlarını yerine getirmektedir. TBMM’deki faaliyetlerinde tamamen PKK’nın elebaşlarının emirlerine göre hareket etmektedir. PKK’nın kongresinde siyasi alan sorumlusu olup, yapılandırmada 21’inci sıradadır. 6-8 Ekim olaylarının baş sorumlusudur. “PKK sizi tükürüğüyle boğar”, “PKK/PYK özgürlük savaşçısı”, “Biz, PKK’yı terör örgütü olarak tanımlamıyoruz”, ‘’TSK kaybedecek, PKK kazanacak’’, “PKK’lıların cenazesine gitmeyen HDP’li milletvekilleri hakkında soruşturma açacağım”, “Kürdistan’ın yönetim modelini tartışacağız. Artık gelecek yüzyılda Kürdistan kurulacak”, “Başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz” diyen birisi teröristtir. Devlete meydan okuduğu, ihanet ettiği, terör örgütünden talimat aldığı, sözcülüğü ve savunuculuğu yaptığı için Anayasa ve kanunlarımızın gereği olarak yargılanmaktadır.

ORADA BULUNMA GEREKÇELERİ BELLİ

Hiç kimse tiyatro şovunu bize “sanat” diye yutturmaya kalkışmasın. Bu açık ve net bir şekilde tiyatro üzerinden terör örgütüne verilen bir mesajdır. Oynan oyun büyüktür. CHP’nin sicili ve zihniyetiyle uygun bir bozgunculuk versiyonudur. Orada bulunanlar tesadüfen biraraya gelmemişlerdir. Hepsinin kimliği ve misyonu bellidir. Hanım olmaları bu gerçeği değiştirmiyor. Tam tersine bu zihniyetin neler yapabileceğini, işi nerelere kadar götürebileceğini gözler önüne seriyor. Organize biçimde bir şeyler anlatmaya çalışıyorlar ve mesaj yerini buluyor. Bir sanat icra etmenin değil, bir kravatlı teröriste destek vermenin derdindeler. HDP’ye diyet ödenmekte ve yatırım yapılmaktadır. Bu kadar açık, bu kadar nettir. Kimse aklımızla alay edip, bu fotoğrafı masum göstermeye uğraşmasın.

TİYATRONUZU KANDİL’DE KURUN

CHP bu ülkenin ciddi sorunudur. Sayın Devlet Bahçeli son grup toplantısındaki CHP değerlendirmesi ile bitirelim: “İnsanın bedeninde ameliyat yapmak için bayıltmak, CHP’nin ruhunda yapmak için de ayıltmak lazımdır. Hani korku siyaseti diye konuşup duruyorlar ya, alayı kuyruklu yalandır, sahtekarlıktır, müfteriliktir. Kabuktan öze inemeyenler, zarftan mazrufa ulaşamayanlar, karakterlerinde özgüven, kişiliklerinde öz değer eksiği olanlardır. Siyaset akıl işidir, mantık işidir, ahlak işidir, fedakarlık gerektirir. Bunların hepsi CHP’de tükenip kaybolmuştur. Terörist Demirtaş’ın Devran isimli sözde kitabından tiyatro oyunu çıkarıp buna övgü düzenler bu milletin ruh köküne yabancı olanlardır. CHP’ye diyorum ki, çadır tiyatronuzu ya gidin Kandil’de kurun, ya da Pensilvanya’ya açın. Emin olun kapalı gişe oynatırsınız, hasılat rekorları kırarsınız.”