Artık onlar düşünsün

17.10.2019 10:00

Barış Pınarı Harekâtı ilerledikçe, bölgedeki teröristleri temizleyip oluşturacağımız güvenli bölgeyi şekillendirdikçe, terör üzerinden Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çabalayan alçaklardaki telaş ve panik de artıyor. Yıllardır bu hainlere o kadar yatırım yaptılar, o kadar silah ve mühimmat verip şımarttılar ki, bu işin artık dönüşü olmayacağını zannediyorlardı. Türk milletinin bu zulme, bu kahpeliğe seyirci kalacağını, çaresiz biçimde kabullenip bu ihanetle birlikte yaşamaya alışacağını düşündüler.

YA İSTİKLAL YA ÖLÜM

Bunlar belli ki, Türk milletini hâlâ tanımamışlar. Bizim tarihimizde esaret görülmemiştir. Alçaklığa, ihanete sessiz kalmak, mazlumu görmemek, zalime direnmemek yoktur. En zor zamanlarımızda bile 7 düvele direndik, silkinip ayağa kalktık, devletimizi kurduk ve dünya milletleri arasındaki şerefli yerimizi aldık. 82 milyonluk bir millet ve dünyada saygın bir devlet olarak şimdi, bu kalleşlikler karşısında mı susacak, geri çekilecek ve bize biçilen hazin sona razı olacağız? Sayın Cumhurbaşkanı çok doğru, çok isabetli, çok yerinde değerlendirmelerde bulunuyor. Türkiye’nin ve Türk milletinin mazisinde teslim olma seçeneği asla olmamıştır ve hiçbir şart altında olmayacaktır. Yapmamız gerekeni yapıyor, hainle, teröristle, kalleşlerle, iş birlikçilerle ve onların ağababalarıyla mücadele ediyoruz. Evet, tam da Sayın Cumhurbaşkanının söylediği gibi, ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyerek devletini kurmuş bir millete, başka türlüsü zaten yakışmazdı.

BU ÖRGÜTLER NEREDEN ÇIKTI?

Bugün özellikle devlet olarak Türkiye’ye karşı çıkan, yapılan mücadeleye başka anlamlar yükleyen, bu harekâtın durdurulmasını isteyen hiç kimse asla iyi niyetli değildir ve açık bir düşmanlık içindedir. ABD’nin paniklemesi bizi ilgilendirmez. Bize söyleyecekleri hiçbir şey yoktur. Eğer hak, hukuk, insanlık konuşulacaksa, bu konuda en son laf söyleyecek ülke ABD’dir. 10 bin kilometre öteden gelip, bölgeyi kan gölüne çevirenler, terör örgütlerini ortaya çıkarıp azdıranlar Türkiye’ye laf söyleyemezler, söylediklerini de yutmak zorunda kalırlar. Siz önce, “Bu PKK nereden çıktı?, PYD ve YPG denilen kanlı örgütleri kim sahaya sürdü?, bu DEAŞ belasını kim bu bölgenin başına sardı?” sorularının cevabını verin. Bu kanlı örgütler neden hiç İsrail’e, ABD’ye ve hatta Avrupa ülkelerine dokunmuyor da, hep Türkiye’nin ve Türkiye ile ilgisi olanların başına bela oluyor?

DAHA NE KADAR KANDIRACAKSINIZ?

Macron denilen soytarıya ne diyeceğiz? Hâlâ kendisini Birinci Dünya Savaşı’nın kanlı liderlerinden birisi mi zannediyor? Hâlâ bu bölgenin patronu olduğunu, istediği gibi sınır çizip sömüreceği bir düzen kurabileceğini mi düşünüyor? O dönemler çok geride kaldı. Ne dünya o zamanki dünya, ne de Türkiye o zamanki Türkiye. Biz millet olarak o zor şartlarda bile size eyvallah etmedik ki, şimdi edelim. Bildiğinizden geri kalmayın, istediğinizi söyleyin, istediğinizi yapın. Bu yoldan dönen namerttir. Biz haklıyız, doğruyuz. Hukuk bizden yana, vicdan bizden yana, gerçekler bizden yana. Dünyayı daha ne kadar aldatacak, bu yalanları, bu kanı nereye kadar sürdüreceksiniz? Buradan bir defa daha ve iddia ile söylüyorum. Çok yakın zamanda kendi milletlerinizi nasıl kandırdığınızı, nasıl kan ve gözyaşı ile abat olmaya çalıştığınızı kendi vatandaşlarınız da görecek, anlayacak ve sizden hesap soracak. Zulüm ile abad olanın akıbetinin berbat olması kaçınılmazdır.

HESAPLARI BOZULDU

Kimse kimseyi kandırmasın, ABD de, Avrupa ülkeleri de, Arap Ligi denilen zavallılar da aslında Türkiye’nin haklı olduğunu biliyorlar. Bütün mesele de buradan çıkıyor. Hakkını arayan, bunun gereğini yapan Türkiye bütün mazlum milletler için örnek oluşturuyor. Bu kan emicilerin kurduğu düzen bozuluyor. Hesapları şaşıyor. Daha da önemlisi Türkiye öne çıkıyor, tarihindeki şanlı yerine dönüyor. Bölgede, dünyada belirleyici konum kazanıyor. Oysa bu güruhun hesabı böyle değildi. Türkiye’nin hiçbir zaman başını kaldırmasını istemiyorlardı. Uzun yıllardır bunu planladılar, bunu uyguladılar, bunu gerçekleştirdiler. İçeriden ve dışarıdan Türkiye’yi hep meşgul ettiler, angaje tuttular ve kendi ayaklarının üzerinde doğrulmasına fırsat vermediler. Hep böyle devam edeceğini zannediyorlardı. Bu düzenin sürmesi için yeni planlar yapıyor, yeni maşalarını sahaya sürüyorlardı. PKK böyle ortaya çıktı. Bu kanlı örgütü, DEAŞ denilen vahşi örgütle yedeklediler. Bunların birbirlerini nasıl tamamladıklarını, nasıl aynı yerden yönlendirildiklerini şimdi çok daha net görüyoruz.

SONRASINI ONLAR DÜŞÜNSÜN

Bugün Trump’ın heyeti Türkiye’ye geliyor. Muhtemelen yine kaldıkları yerden devam edecekler, harekâtın durdurulmasını isteyecekler, bunun yapılmaması durumunda artık alıştığımız tehditlerine belki de yenilerini ekleyerek önümüze koyacaklar. Sayın Cumhurbaşkanının açıklamaları bu tehditlerin dikkate alınmayacağını gösteriyor. Hiçbir şekilde bildiğimizden şaşmamalıyız. Türk milletinin desteği, hükümet ve kahraman Türk askeriyle beraberdir. Gerisi hikâyedir. Başladığımızı bitirelim. Sonrasını onlar düşünsün.