CHP'deki işgal sona ermeli

06.07.2020 10:00

Türkiye’nin bugün yaşadığı en önemli sorunlar nelerdir diye bir sıralama yapsak, ciddi ve ağır bir milli güvenlik meselesi haline gelen CHP’yi en başa yazmak zorunda kalırız. Bunu bir siyasi eleştiri olarak söylemiyorum. CHP’nin içinde yer alanların büyük bölümünü de çok rahatsız eden bir gerçeği dile getiriyorum.

ROTASINDAN ÇIKTI

CHP’nin yönünü kaybettiğini, rotasından çıktığını, terör örgütleri başta olmak üzere ülke ve milletle meselesi olan her kim varsa onların yörüngesine girdiğini söyleyen ve bu yüzden de partiden ihraç edilenlerin sayısını bile hatırlamıyoruz. Benim CHP ile ilgili eleştirilerim, parti içinde olanların televizyon ekranlarından söylediklerinin, yanında çok masum kalır. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, parti içinde çete olduğunu hem de oldukça yüksek bir sesle ilan etmiştir ve Genel Merkezde komplo üretildiğini söylemiştir. Hiç kimse bunları bir parti içi mesele olarak değerlendirmeye, CHP’de her şeyin açık konuşulduğu gibi saçma sapan bir gerekçeyle izah etmeye kalkışmasın. Güneş balçıkla sıvanmıyor, CHP’nin hiçbir tarafı yama tutmuyor.

YANLIŞ NEREDEYSE CHP ORADA

Kendi iç meseleleri bir tarafa, ülke meselelerinde parti olarak duruşlarını, sözlerini ve eylemlerini bir vatandaş olarak anlamamız, onaylamamız ve kabul etmemiz mümkün değildir. Kandil katillerinden gelen talimatlarla yol haritası belirleyen, PKK uzantısı HDP ile birlikte iktidar arayan, FETÖ’ye sözcülük eden, siyasetin kaçkınlarında, kendi indiği treni taşlayanlarda ikbal arayan, millet iradesini pazara çıkaran bir partiden söz ediyoruz. CHP ne yazık ki, Türkiye’nin partisi olmaktan çıkmıştır. Nerede bir yanlış, nerede bir ihanet, nerede bir yıkım varsa, CHP oradadır. Bu ülke ve milletle meselesi olan her kim varsa onlarla beraberdir, onlarla aynı şeyi söylemekte, aynı şeyi savunmaktadır. Milli meselelerin hiçbirinde doğru bir tavır takınamamış, Türkiye’nin hak ve çıkarlarını savunmasına bile itiraz etmiş ve karşı cephede olanlarla benzer gerekçeler ileri sürmekte en küçük bir tereddüt bile göstermemiştir. Suriye’de Esad’ın, Libya’da Hafter’in, Mısır’da Sisi’nin yanında durmuş, ABD gibi Türkiye’nin sınır ötesi operasyonlarına karşı çıkmış, Fransa, Yunanistan ve Rumlar gibi Akdeniz’de bulunmamızdan rahatsızlık duymuştur.

KAĞIT ÜZERİNDE KALAN GERÇEK

CHP her hangi bir parti değildir. Türkiye’nin en eski, en köklü partisidir. Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuştur. Bu durum ne yazık ki, sadece kağıt üzerinde kalmıştır. Çünkü CHP kuruluş ilkelerini, Cumhuriyet değerlerini unutmuş, Atatürk’le olan bağ ve bağlantısın çoktan koparmış ve savrulmuştur. Daha önce katıldığımız televizyon programlarında ve yazdığımız yazılarda CHP’nin bu perişan durumuna dikkat çekmiş ve toparlanmasını, özüne dönmesini, milli bir duruş göstermesini ve Türkiye’nin partisi olmasını önermiştik. Hala aynı kanaatteyiz. Bunun bugünkü parti yönetimiyle ne kadar mümkün olabileceği ayrı bir konudur. CHP’nin dizayn edildiği, mevcut yönetimin özellikle işbaşına getirildiği gerçeğini görmezden gelemeyiz. Dolayısı ile böyle bir anlayıştan, böyle bir yönetimden doğruyu bulmasını, öze dönmesini beklemek beyhudedir. Parti içi meselelerle ve yaşananlarla ilgili CHP’yi yakından takip eden, televizyonlarda da CHP adına konuşan gazetecilerin, ekran gerisinde söylediklerini duysanız, emin olun hayret edersiniz. CHP’nin nasıl kuşatıldığını ayrıntılı biçimde anlatıyorlar. Kaldı ki, CHP’nin ne olduğunu, nereye gittiğini, kime ve neye hizmet ettiğini anlamak için öyle çok özel bilgiler de gerekmiyor. Her şey zaten ortada ve Türk milletinin gözleri önünde yaşanıyor. Bugünkü CHP’nin, FETÖ’nün geçim kapısı olduğunu bilmeyen mi var? Bugünkü CHP’nin, PKK’nın nefret yayan ağzı olduğunu anlamak için daha ne olması gerekiyor?

ALTIN FIRSAT

CHP için tarihi bir fırsat önüne çıkmıştır. Büyük kurultay yapılacaktır. Bizim de her zaman söylediğimiz gibi, bu kurultayda, kimin parti yönetiminde yer alacağından çok, CHP’nin bu hazin durumunun masaya yatırılması, enine boyuna konuşulması, tartışılması ve sonunda doğrunun bulunması beklentimizdir. Bu ne derece mümkün olur bilemiyorum. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin de samimi bir çağrısı olmuştur. Sayın Bahçeli, yaptığı açıklamada 26-27 Temmuz 2020 tarihinde yapılacak CHP’nin 37’inci Olağan Büyük Kurultayı’nın siyaset tarihimizde ayrı bir önem ve özelliğe sahip olduğunu söylemiş ve şu çağrıyı yapmıştır:

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kaynağına ve tarihsel hüviyetine dönerek bugünkü teslimiyetçi yönetiminden kurtulması, Atatürk’ün partisinde süregelen işgalin sonlandırılması maksadıyla altın bir fırsat önümüzdedir. Bu partinin içişlerine karışmak bizim işimiz değildir. Ancak yaşı Cumhuriyet ile aynı olan bir partinin siyasi istikrar ve denge açısından milli bir bünyeye, ehil ve emin bir yönetim anlayışına, geleneksel yapısına süratle kavuşması samimi dileğimizdir.