Çok acil bir golcü lazım

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, cezasının bittiği, takım ile taraftar arasındaki 97 günlük hasretin sona erdiği Konyaspor maçına, ‘net’ saldırı timi gibi bir kadro ile takımı sahaya sürdü.

26.08.2019 10:00

Belli ki Terim, maçı daha başından kopartıp (!) hatta farkı da bulup, ezeli rakibinin iki haftada elde ettiği havalı sonuçları biraz olsun, geri plana itmeyi hedeflemişti.

Orta saha düzenlemesini yeni transfer Steven Nzonzi ile daha eski yeni transfer Jean Michael Seri’ye bırakan deneyimli hoca, takımın kalanını sağ ve sol bek dahil oyunu rakip sahada oynamayı seven oyunculardan oluşturmuştu. Bu saldırı timinin içinde yer alan Mbaye Diagne için de ‘iyi bir pazar oluşturma’ maçı olacaktı. Yani Terim kazanırken de, kazanmayı planlamıştı, maç öncesindeki kadrosuyla…

Maç başladığında evdeki hesaptan haberi olmayan Konyaspor, rakip alanda baskı kurdu. İlk dakikalarda Galatasaray’ın yapmayı düşündüğünü yaptı. Ev sahibini sahasına hapsetti. Birbiri ardına attığı kornerlerle Fernando Muslera’nın kalesini yokladı.

İlk dakikalardaki baskıyı sonuca dönüştüremeyen Konyaspor, biraz Galatasaray’ın itmesi, biraz savunup ani atak düzenine geçiş düşüncesiyle geri çekildi. Sarı-Kırmızılılar, bu dakikadan sonra rakip alanda daha fazla olmaya başladı. Ancak, kadro yazılırken hedeflenen ‘erkenden öne geçme’ gerçekleşemediği için B planı devreye girdi: ‘Kapalı savunma nasıl açılır?’

Galatasaray bu süreçte baskılıydı. Topun sahibiydi. Rakibinin neredeyse dört katı kadar pas yaptı. Sağdan özellikle Sofiane Feghouli ile ortalar yaptı. Ceza sahası dışından şut attı. Ceza alanı içinde topla oynadı. Duran toplarda 1.90’lık 4-5 oyuncu ile rakibe korku saldı.

Ancak, takımı özleyen taraftarı heyecanlandıran net bir pozisyon yaratamadı.

İkinci yarı aslında maçın başındaki düşüncesini uygulayarak başladı. Yoğun baskı kurdu, pozisyon buldu. Ancak, Teknik Direktör Aykut Kocaman’ın takımlarına uygulattığı, yardımlaşması yüksek, alan daraltan, boşluk bırakmayan savunmayı aşmak çok zordu. Galatasaray da bu zorluğu iliklerine kadar hissetti. Ryan Babel’in şutunun Ali Turan’a çarparak ağları bulması Sarı-Kırmızılıları rahatlattı.

Bu rahatlık ve nemli sıcak Sarı-Kırmızılılar’ın temposunu düşürdü. Konyaspor’un oyunu rakip alana yıktığı, ceza alanı dışından şutlar attığı dönemde Jean Michael Seri’nin orta yuvarlakta rakibe darbesi VAR yardımıyla kırmızıya döndü. 10 kişilik Galatasaray tempoyu yükseltmeden maçı bitirmeye çalıştı.

Görüntü de işe yaramasa bile Mbaye Diagne’nin çıkartılması Konyaspor’a açık davetti. Konuk takım bu daveti geri çevirmeyince, uzatma dakikaları iki puanı aldı götürdü.

Ve maç gösterdi ki; Sarı-Kırmızılılar’ın düzeninin oturması, kaliteli ayakların, oyun kalitesini artırması, rakiplerinde saygı uyandırması için biraz daha zaman ve bir de ‘golcü’ gerekli…