İhanet siciline sahip çıkmak suçtur

26.09.2020 10:00

       Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP denilen PKK uzantısı partinin eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ Şenoğlu’nun da tutuklu bulunduğu 2014’teki Ayn-el Arap (Kobani) bahanesiyle düzenlenen eylemlerle ilgili soruşturma kapsamında, 7 ilde 82 kişi hakkında gözaltı kararı aldı. Gözaltına alınanların arasında HDP Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri Alp Altınörs, Ali Ürküt, Altan Tan, Gülfer Kaya, eski milletvekilleri Nazmi Gür, Ayla Akat Ata, Emine Ayna, Sırrı Süreyya Önder, Beyza Üstün, Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen de bulunuyor.

İHANETİN BOYUTLARI

       6-8 Ekim 2014 tarihleri arasında Türkiye’nin bazı il ve ilçelerinde PKK terör örgütü bir isyan provası yapmıştır. 35 il ve 96 ilçede yaşanan olaylar sonucu, Kurban Bayramı’nda yardım dağıtan Yasin Börü, Hasan Gökguz ve Ahmet Dakak’ın da aralarında bulunduğu 37 vatandaş, PKK/KCK/PYD/YPG’li teröristler tarafından katledilmiştir. Çıkan olaylarda 326’sı kolluk görevlisi, 435’i sivil olmak üzere toplam 761 vatandaş yaralanmıştır. 197 okul yakılarak çocukların eğitim ve eğitime ulaşım hakkı ellerinden alınmış, 269 kamu binası tahrip edilerek milyarlarca liralık zarar verilmiş ve kamu hizmetlerinin verilmesi engellenmiştir. Bin 731 ev ve iş yeri yağmalanıp yıkıldı veya yakıldı, 729’u sivil, 501’i kamuya ait toplam bin 230 araç kullanılamaz hale getirildi. Dolayısı ile bu ihanete yardım eden, destek veren, teşvik eden herkes elbette suçludur. Devletimiz bu ihaneti temizlemek için büyük bir mücadele vermiş, vatan evlatları şehit düşmüştür.

SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI

       HDP bir terör merkezidir. Bugüne kadar HDP’de siyaset yapıp da PKK terör örgütü ile bağ veya bağlantısı olmayan tek bir kişiye dahi rastlanmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve elbette ihanet edenler, terör örgütüne yardım ve yataklık yapanlar, destek verip katkıda bulunanlar hak ettikleri şekilde cezalandırılacaklardır. Nitekim, bu 82 kişi yapılan soruşturma sonucunda tam bir kalkışma denemesi olan 6-8 Ekim olaylarının azmettiricisi oldukları için gözaltına alındılar. Yaptıkları sosyal medya paylaşımlarında, “Kobani’de yaşanan katliam girişimine karşı 7’den 70’e bütün halklarımızı sokağa, alan tutmaya çağırıyoruz. Yarın geç olabilir. Bugünden başlayarak daha aktif bir şekilde herkes alanlarda olmalı ve Kobani yankılanan sesi dünyaya duyurmalı. Bundan böyle her yer Kobani’dir. Kobani’deki kuşatma ve vahşi saldırganlık son bulana kadar süresiz direnişe çağırıyoruz. Bugün, bu akşam Kürt halkının Rojova’nın, Kobani ve özgürlük kantonlarının direnişine yakın durmayanlar, yarın bizden uzak olsun. Kobani düşerse Ankara da düşer. Kürtler de kendi kaderini tayin eder” gibi tamamen terör örgütünün paralelinde olan ve ağır suç teşkil eden ifadeler kullanmışlardır.

OLMASI GEREKEN YAPILDI

       Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ülkesinde, hiçbir rejiminde böyle bir ihanete izin verilmez, verilemez. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de olması gerektiği gibi, bu hainlere hak ettikleri muameleyi yapmaktadır. Hazırlanacak iddianamede kim bilir daha neler görecek, hangi ihanetleri duyacağız. Her kim bu bölücüleri temize çıkarmaya, bize göre geç bile kalmış bu soruşturma ve gözaltılardan dolayı devletimizi ve hükümeti hedefe koymaya kalkışırsa, bu ihanete ortak olur.

MHP SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

       Bütün bu ispatlı, şahitli gerçekler orta yerde dururken, CHP ve yancılarının çıkıp bu olayların birinci derecedeki sorumlusu Selahattin Demirtaş başta olmak üzere, tutuklanan, gözaltına alınanlara sahip çıkması tam bir rezilliktir. CHP bu suçları açık şekilde işlemektedir. Nitekim MHP, Kemal Kılıçdaroğlu’nun başında bulunduğu CHP’nin işlediği bu suçlar için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Suç duyurusunda, Kılıçdaroğlu’nun söz ve fiillerinin, “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, suçu ve suçluyu övmek, kamu görevlisinin suçu bildirmeme, suçluyu kayırma, suç delillerini bildirmeme, Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama, terör örgütü propagandası yapmak” suçlarını oluşturduğu belirtilmiştir.

BU KANLI SİCİL GÖRMEZDEN GELİNEMEZ

       Kemal Kılıçdaroğlu, hâlâ kravatlı terörist Selahattin Demirtaş’a sahip çıkıyor ve sanki bir haksızlık yapılmış gibi devleti ve yargıyı suçluyor. Demirtaş, elindeki kan ve yaptığı ihanetten dolayı içeridedir. Daha önce de yazmıştım, ama demek ki yetmemiş. Bu teröristin neden yargılandığını, iddianameyi hatırlatarak bir defa daha ortaya koyalım: Doğrudan Kandil katillerinden emir almış, onların talimatlarını yerine getirmiştir. TBMM’deki faaliyetlerinde tamamen PKK’nın elebaşlarının emirlerine göre hareket etmiştir. PKK’nın kongresinde siyasi alan sorumlusu olup, yapılandırmada 21’inci sıradadır. 6-8 Ekim olaylarının baş sorumlusudur. “PKK sizi tükürüğüyle boğar, PKK/PYD özgürlük savaşçısı, Biz PKK’yı terör örgütü olarak tanımlamıyoruz, TSK kaybedecek, PKK kazanacak, PKK’lıların cenazesine gitmeyen HDP’li milletvekilleri hakkında soruşturma açacağım, Kürdistan’ın yönetim modelini tartışacağız. Artık gelecek yüzyılda Kürdistan kurulacak, Başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz” diyen birisi teröristtir. Devlete meydan okuduğu, ihanet ettiği, terör örgütünden talimat aldığı, sözcülüğü ve savunuculuğunu yaptığı için Anayasa ve kanunlarımızın gereği olarak yargılanmaktadır. Bu sicili görmezden gelen haindir ve suça ortaktır.