İP'in vitrin kaktüsü Orkuncuğum!
Orkun Özeller isminde, asker emeklisi olan ve sonrasında siyaset dünyasına adım atmış, sosyal medyada hadsiz gösteriler yapan gevşek bir model var… Geçmişteki askerlik sıfatını ve asker üniformalı fotoğraflarını sürekli kullanarak sosyal medyada ilgi ve etkileşim peşinde koşsa da artık karşımızda bir asker değil, çapsız bir siyasetçi vardır.
Birileri ona Hüseyin Nihal Atsız’ın “Askerlik öldü general! Sinsi siyasetçilere sırf üniformalı oldukları için asker diyemem!” sözlerini hatırlatmalıdır.
Askerlikten emekli olduktan sonra İYİ Parti’den Ordu milletvekili aday adayı olmuş ancak aday dahi gösterilmemiş, daha sonra dönemin İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e kısa bir süre danışmanlık yapmış, 2024 yılında ise Bursa’nın Orhangazi ilçesinden belediye başkan adayı olarak yalnızca %2 oy alarak beşinci sırada kalmıştır.
O yüzden onun asker emeklisi kimliğini ön plana çıkararak propaganda yapanlar, onunla ilgili haber yaparken bu çapsız siyasetçi kimliğini de özenle vurgulamalıdır.
Bu gevşek siyasetçi, İYİ Parti’de aradığı etkileşimi ve siyasi menfaat arayışını bulamayınca, “Terörsüz Türkiye” sürecinde pespaye diliyle, öngörüsüz yorumlarıyla ve sosyal medyada ilgi görmek, etkileşim almak amacıyla sergilediği siyasi şaklabanlıklarıyla kendisine yeni bir alan açmaya çalışmaktadır.
Orkun Özeller isimli, her yanından gevşeklik akan bu şahıs da kendisinin maskesini düşüren yazılar yazdığım için, Türkgün’deki yazılarıma verdiğim iki haftalık arayı fırsat bilmiş.
Sosyal medyadan bana “Çiçeğim” diye seslenerek şöyle yazmış:
“Yazı yazmaya da ara vermişsin. (Çok güldüm, galiba sen de akademik çalışmalar yapacaksın.)”
Bununla da yetinmemiş, yine sosyal medyadan şu ifadeleri kullanmış:
“Görüyorum ki cesaret edip de benimle savunduğunuz konuları tartışamıyorsunuz ama klavye delikanlılığını iyi yapıyorsunuz. Benim yüzümden geceleri rahat uyuyamıyorsunuz.”
Tüm bunları da ne zaman yazdı, biliyor musunuz?
Tam da sosyal medya ve haber sayfalarında, terör örgütü YPG ve Mazlum Abdi hakkındaki çapsız ve öngörüsüz yorumlarıyla alay edildiği günlerde yaptı…
Çünkü bu gevşek siyasetçi daha önce terör örgütü YPG hakkında şu ve benzeri yorumları yapmıştı:
- “Bundan sonra YPG’yi nasıl terör örgütü olarak göreceğiz? Kabul etmek zorunda kalacağız.”
- “YPG büyük balık. Büyük balık küçük balığı yutar.”
- “YPG’nin karşısında duracak bir güç yoktur.”
- “Mazlum Abdi Cumhurbaşkanı olacak.”
- “YPG’nin kontrolü dışında HTŞ adım dahi atamaz, YPG ile savaşamaz.”
- “Düzenli olması, eğitimli olması, silahlı olması ve güç olarak YPG bir numara.”
Türkiye ve Suriye’nin iş birliği ve kararlı terörle mücadelesi, “Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” dinamiklerinin de etkisiyle birlikte, Mazlum Abdi ile Cumhurbaşkanı Şara arasında varılan anlaşma ve örgüt mensuplarının Suriye ordusu tugaylarına teslim olma sürecinin tamamlanmasının ardından, “Bugün itibarıyla Suriye Demokratik Güçleri’nin görevinin sona erdiğini ilan ediyoruz. SDG’nin bağımsız bir askeri güç olarak feshedildiğini tam bir sorumlulukla duyuruyoruz.” açıklamasını yaparak terör örgütünün feshedildiğini ve Suriye devletinin hizmetine girdiğini bizzat ilan etti.
İşte Mazlum Abdi’nin bir gün Cumhurbaşkanı olacağını söyleyen, YPG’nin bölgedeki gücünü göklere çıkaran Orkun Özeller gibi siyasi gevşeklerin durumu tam da burada ortaya çıkıyor.
Dün “YPG’nin karşısında duracak bir güç yoktur” diyen, “Mazlum Abdi Cumhurbaşkanı olacak” diye öngörüde bulunan bu şahsın, bugün geldiğimiz noktada siyasi öngörüsüzlüğüyle alay edilmesi elbette şaşırtıcı değildir.
Bana “Çiçeğim” diye seslenen İYİ Parti’nin süs kaktüsü Orkuncuğum, daha YPG/Mazlum Abdi yorumlarıyla rezil olmanın etkisi geçmeden hâlâ “cesaret edip de benimle savunduğunuz konuları tartışamıyorsunuz” diyerek siyasette kazanım elde etmek için “ona buna salladığın kuyruğu” dik tutmaya çalışıyorsun…
Bak Orkuncuğum, bak siyaset gevşeği, bak İP’in vitrin kaktüsü…
Ben sana bir televizyon programında cevap vermiyorum. Sadece Türkgün gazetesindeki köşelerimden cevap veriyor ve o alık suratındaki maskeni düşürüyorum.
Sen de senin gibi psikolojik bir vakayı kullanmak isteyen Veryansın, Yeniçağ gibi sayfalarda yazıyor ve görüşlerini yayınlama fırsatı buluyorsun…
O hâlde şu sorularımıza oralardan cevap ver…
Terör devam ederken, terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı HDP ile 2019 yerel seçimlerinde, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde açıktan, 2024 yerel seçimlerinde de “Kent Uzlaşısı” adı altında üstü kapalı ittifak yapan İYİ Parti’den niçin aday oldun?
2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Öcalan’ın kurmuş olduğu HDP ile ittifakı meşrulaştırmak için çıktığın ekranlarda, “HDP Cumhurbaşkanlığı seçiminde Sayın Kılıçdaroğlu’na desteğini açıklayacak. HDP’nin bu tutumu, İYİ Parti’nin siyasi anlayışına zarar verir mi?” şeklinde sana yöneltilen soruya;
“Ben bunu daha önce genel başkanımıza raporlar hâlinde sundum. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hem yaşamış hem de görev yapmış biri olarak söylüyorum. Orada pek çok arkadaşım var; bunların bazıları HDP’ye de oy vermektedir ama bu, onların vatan haini olduğu anlamına gelmez. PKK’lı hiç değildirler, sadece HDP’ye oy vermektedirler. Dolayısıyla her HDP seçmenini PKK’lı ya da vatan haini görmek doğru değildir. Bunu böyle kabul etmemiz gerekmiyor mu?”
şeklinde cevap verirken, bugün HDP’nin devamı olan DEM’e “Teröre cephe alın. Türkiye partisi olun.” denmesine niye kudurmuş gibi karşı çıkıyorsun?
Madem HDP’ye oy veren herkes PKK’lı ya da vatan haini değildir, madem HDP seçmenini toptan PKK ile özdeşleştirmek doğru değildir diyordun; bugün DEM’e “Teröre cephe alın, Türkiye partisi olun.” çağrısı yapılmasından neden rahatsız oluyorsun?
Sen nasıl bir emekli askersin ki, 21 şehit verdiğimiz gün cezaevinden çıkıp davul-zurna eşliğinde komik bir figür gibi oyun oynayıp göbek atıyordun?
17 Nisan 2022 tarihinde başlayan ve Türkiye’ye yönelen terör koridorunu dağıtmak amacıyla Irak sınırında başarıyla yürütülen Pençe-Kilit Operasyonu kapsamında 506 teröristin etkisiz hâle getirildiği, 575 mağaranın ise kullanılamaz hâle getirildiği bir süreçte, “Pençe-Kilit Operasyonu stratejik olarak da yanlış, taktik olarak da yanlış.” diyerek niçin karşı çıkmıştın?
Ankara Kitap Fuarı’nda imza etkinliği varken, programdan önce korkudan “Toplumda gerginliğe ve çatışmaya dönüşecek bir ortamın oluşmasını asla doğru bulmayacağım için sağduyulu hareket etmem gerektiğinin bilincindeyim. O nedenle yanlış anlaşılmaların önüne geçebilmek ve herkesi sükûnete davet etmek maksadıyla bu açıklamayı yapmayı gerekli gördüm. Sayın Bahçeli’ye gönül vermiş vatansever arkadaşlardan, ülkemizi bölmeye çalışan PKK terör örgütüne karşı, kalbimizi ve niyetimizin bu topraklardan yana olup gönlünde Türk milletine, Türk devletine âşık olan tüm kalplerden anlayış ve birliktelik talep ediyorum.” açıklamasını yapıp, daha sonra önceden yaptığın ve ceza aldığın gibi “kancık ve kahpe” içerikli paylaşımlarına niçin devam ettin?
Şimdi çık ve bütün bunlara cevap ver, İYİ Parti’nin süs kaktüsü Orkuncuğum…
Hadi bakalım, şimdi sıra sende!
Madem “cesaret edip de benimle savunduğunuz konuları tartışamıyorsunuz” diyorsun, işte sana kendi köşende cevap vereceğin ve tartışacağımız konular.
Eski üniformanın arkasına saklanmadan, sosyal medyada siyaset şaklabanlığı yapmadan, “Çiçeğim” diye cıvıklaşmadan çık, cevap ver.
Asker emeklisi, siyaset yenisi Orkun efendi… Seninle ilgili gelen bilgiler içinde çok Özel’ler var. O konular finalde büyük eğlencemiz olacak…
Haddini bil, terbiyeni takın, etkileşim için kılıktan kılığa girme… En önemlisi MHP ve Ülkücülere bulaşmaktan uzak dur…
Siyaset yapmak istiyorsan, onu da siyasi şaklabanlıklara bulaşmadan yap… Şansını bir daha dene bakalım. Belki bu sefer İYİ Parti seni milletvekili adayı gösterir…
Müsavat Dervişoğlu’nun gözüne bu süreçte girmişsindir. Çünkü tam da onun tarzına uygun bir modelsin… Onun istediği zaten “Dün yaptıklarını unut, bugün salla sallayabildiğin kadar!” tarzı değil mi?