Rıza Zelyut, sahiplerine mi mesaj veriyorsun?
Bir insan takıntılı, saplantılı olursa, o insanın sağlıklı düşünme ve davranma ihtimali de çok düşük olur. Böyle bir kişiliğe vereceğimiz örnek isimlerden birisi de Rıza Zelyut isimli MHP düşmanıdır.
Belli ki yemin etmiş ve ömrünü MHP düşmanlığı yaparak tamamlayacak… Daha önce kendisini çok rezil eden yazılar kaleme almıştım. Uzun zamandır MHP hakkında yorum yapmıyordu. Sanırım yine kanı bitlenmiş ve MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin “Türkiye’nin Yakın Tarihimizde Yaşadığı Badireler ile Fon Soruşturması ve Belediyelerdeki Yolsuzluklar” başlığı altında yaptığı açıklamayı saptırmak ve kendi saplantılarını tatmin etmek için şunları söylemiş:
“Devlet Bahçeli neler dedi, anladınız mı?
· Borsa, fon, banka, sigorta alanlarını sallayan ve 800 milyar lirayı aşan vurgun işini dar bir grubun işi gösterdi ve önemsizleştirdi.
· Yetmedi, buralara para yatıran vatandaşı suçladı.
· Yetmedi, muhalefet belediyelerini yeniden hedef gösterip foncuları unutturmaya çalıştı.
Allah akıl fikir versin desem, verir mi?”
Şimdi Rıza Zelyut isimli takıntılı, saplantılı, azılı MHP düşmanı şahsın bu iftiralarını, bizzat MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin açıklaması üzerinden çürütelim. Ve bu şahsın psikolojik sorunlarına dikkat çekelim…
Mesela Sayın Devlet Bahçeli’nin şu değerlendirmesinden öyle bir sonuç çıkaranın akıl sağlığı yerinde olabilir mi?
“Yargı kararlarıyla, Sayıştay ve ilgili denetim kurumlarının tespitleriyle birlikte kamu zararının açıkça ortaya konulması, yolsuzlukların faturasının kamuoyunda paylaşılması, maşeri vicdanın rahatlatılması bakımından kaçınılmazdır.
Yolsuzluklarla uğranılan kamu zararı geri alınarak emeklimize, dar ve sabit gelirli vatandaşlarımıza verilmeli, onların refahı için harcanmalıdır.
Diğer yandan son günlerde yaşanan Fon soruşturması kapsamındaki gelişmeler dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlalle piyasayı manipüle ettiği yönündedir. Devlet kurumları ve yetkili kişilerin açıklamalarından duruma vaziyet edildiği, suç işleyenlerin tespit, mağdur olanların da mağduriyetlerinin giderilmesi için yol haritasının belirlendiği, uygulamaya başlandığı anlaşılmaktadır.”
Ya da “Finansal piyasalarda yaşanan bir manipülasyon iddiasının zararı yalnızca para kaybeden yatırımcılarla sınırlı değildir. Güven kaybı, piyasaların tamamına, ilgili kurumlara ve bütünüyle ekonomiye olabilmektedir.” şeklindeki tespitinden nasıl böyle bir iftira üretebildin?
Peki, Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı şu çağrıdan herkes Rıza Zelyut zekâsıyla mı sonuç çıkaracak?
“Türkiye, yaşanan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmeler karşısında toplumsal bir güven erozyonu ve çürüme tartışmalarıyla karşı karşıya bırakılmamalıdır.
Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir.
Bu yönüyle yapısal sorun ağlarının bütüncül biçimde irdelenmesi ve bunların kalıcı çözümlerle ortadan kaldırılması iradesinin gösterilmesidir.”
Sayın Devlet Bahçeli yine aynı açıklama içinde şu cümleleri kurarken, Rıza Zelyut bu MHP takıntısıyla kendini daha da acınacak hâle düşürmüyor mu?
“Devlet idaresini milletimizin bir emaneti olarak gören Milliyetçi Hareket Partisi, yolsuzluklara, rüşvete, yağmacılığa ve kayırmacılığa meydan vermemeyi; bu suçları işleyenlerin de hukuk kuralları çerçevesinde en ağır şekilde cezalandırılmasını millî bir vazife olarak görmektedir.
Cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur.
Devlet mülküne tasallut edenin adaletle terbiyesi ise devlet ahlakındadır.
Elbette insanın düştüğü çukur, kendi iradesinin tezahürüdür.”
Şimdi bütün bu ifadeler ortadayken, Rıza Zelyut’un Sayın Devlet Bahçeli’nin açıklamalarından bambaşka anlamlar çıkarmaya çalışması, fitne üretmesi, iftira atması MHP takıntısının bir tezahürü değil midir?
Yine final cümlesi “O sebeple her nerede ve kiminle ilgili olursa olsun; yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı, kuralların ihlali ve benzeri bir suç varsa, hukuk çerçevesinde suçun niteliğine, suç isnadının yöneltildiği kişinin kimliğine ve kişiliğine bakılmaksızın üzerine gidilmelidir. Bu anlayış çerçevesinde; ahlak, adalet, liyakat, hakkaniyet ve hesap verebilirlik çerçevesinde ‘temiz siyaset, temiz yönetim ve müreffeh toplum’ hedefinin somut bir zihniyet ve ahlaki reform programına dönüştürülmesi sağlanmalıdır.” şeklinde olan MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çok teknik, anlamlı ve herkesi temiz siyaset anlayışına davet eden açıklamalarını “foncuları unutturmaya çalıştı” şeklinde servis etmek, akıl, ahlak ve karakter tükenmişliğinden başka bir şey değildir. Rıza Zelyut ziyadesiyle bu tükenmişliği göstermektedir.
Rıza Zelyut ve benzerlerinin Sayın Devlet Bahçeli’nin açıklamalarından en çok rahatsız olduğu cümleler de aslında şunlardır:
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlıklar skandalı halka halka ülkemizin birçok yerindeki belediyelere uzanmıştır.
Son iki yıl içerisinde çok sayıda belediye hakkında rüşvet, irtikâp, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü yolsuzluk iddialarıyla soruşturmalar yürütülmektedir.
Dava süreçleri devam etmekte olsa da soruşturmalara konu olan iddialar, ifadeler ve kamuoyuna yansıyan açıklamalar, olayların boyutunun büyük olduğunu ve ciddi biçimde ele alınmasını gerektirecek bir tabloyu ortaya koymaktadır.”
Bu yancı tayfa, “Fon vurgunu hakkında yorum yaparken, asla CHP’li (YENİ Partili) belediyelerdeki yolsuzluk ve rüşvet olaylarını anmayın” diyerek siyasi planlama ve koruma yapmaktadır.
Yeni yeni açılan binlerce sahte hesapla bu propaganda yapılmaktadır. Uluslararası propaganda oyunu burada devreye girdiği tartışılmalı ve incelenmelidir. FETÖ unsurlarında “iktidar değişikliği için fırsat” hevesi oluştuğu ve hareketlendikleri çok net gözüküyor.
Bazılarının yaptığı gibi “FON vurgunu CIA-MOSSAD işi” diyerek toplumu cinnet geçirmek yerine, “FON vurgunuyla verilen malzemeyi Türkiye üzerinde siyasi hesap yapmak isteyenler kullanıyor, dikkat edelim.” demek daha makul bir tespit ve gerçeğe dokunma olur.
Rıza Zelyut’un gerçekleri saptırarak Yeni Parti’ye hizmet odaklı yaptığı propagandalar, bu tabloda kime çalıştığını da açıkça göstermektedir. Onun kendi mahallesindeki yolsuzluğu ve rüşveti gizleyerek FON vurgunu üzerinden yaptığı kara propaganda da böyle bir hizmettir.
“En büyük milliyetçi Fethullah Gülen” başlıklı yazılar yazmış Rıza Zelyut ya sahiplerine mesaj veriyor ya da ciddi manada psikolojik sorunları var. Okuduğunu anlamıyor ve şizofrence bir tutumla onları yanlı-yanlış servis ediyor.
Bugünlerde böylelerine dikkat etmekte fayda var…