İstikrar iradesi...
MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, 28’inci Dönem TBMM’nin 5’inci Yasama Yılı’nın ilk grup toplantısında gerçekleştirdiği konuşmayla önümüzdeki dönemin yol haritasını kapsamlı bir gelecek tasavvuruyla ortaya koydu.
Gazi Meclis’in Türk devlet geleneğindeki yerinden istişare ve ortak aklın önemine, demokrasinin geçmişte karşı karşıya kaldığı darbelerden Türkiye’nin bugün önünde duran tarihi fırsatlara kadar uzanan birçok konuya değindi.
İstikamet belirleyen tüm değerlendirmelerinde, “Türkiye’nin önünde kaybedecek zamanı olmadığı” vurgusu vardı.
***
Dünyanın yeniden şekillenip küresel dengelerin sarsıldığı, uluslararası hukukun her geçen gün daha fazla aşındırılıp bölgesel çatışmaların yeni kriz alanları oluşturduğu böylesine belirsiz bir dönemde, Türkiye’nin ihtiyacının siyasi patinaj değil, istikrar olduğu kuşkusuzdu.
MHP Lideri bu duruma, ideolojik farklılıklar ne kadar belirgin olursa olsun pergelin ucunun Ankara’da sabitlendiği vurgusuyla dikkat çekti, ayrıca siyasi rekabetin olması gereken sınırlarını “Hizmette rekabet, İstiklalde vahdet, İstikbalde gayret” cümlesiyle belirledi.
Sırf iktidarın karşısında olmak adına “Edirne’yi Enver alacağına Bulgar alsın” çukuruna düşülmemesi uyarısı, bugün de yerini koruyan bir hatırlatmaydı.
***
Sayın Bahçeli’nin konuşmasının ana ekseninde Terörsüz Türkiye vardı.
40 yılı aşkın süredir Türkiye’nin başına musallat edilen terör belasından kalıcı olarak kurtulmak için tarihi bir fırsatın bulunduğunu ifade etti, terör ve silah yerine adaletin, siyasetin, demokrasinin, milli birlik ve bütünleşmenin hâkim olacağı, kardeşlik ve dayanışmanın kök salacağı, istikbalin yol haritasını birlikte çizeceğimiz bir zeminde olduğumuzu vurguladı.
Yeni yasama yılının en hayati başlıklarından birinin 7595 sayılı Kanun çerçevesinde kurulan komisyonların çalışması ve gerekli yeni yasal düzenlemelerin yapılması olacağının altını çizdi.
***
MHP Lideri’nin değindiği bir başka konu ise 3 Ekim’deki açıklamasına atıfla yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık iddialarının toplumsal bir güven erozyonuna dönüşmemesi gerektiğiydi.
Bunların bir “arınma ve aklanma fırsatı” olarak görülmesini istedi, hangi siyasi görüşten ya da makamdan gelirse gelsin, kamu kaynaklarının usulsüz kullanımına dair her iddianın bağımsız, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulması gerektiği çağrısını yineledi.
Demokratik siyasetin meşruiyetinin hesap verebilirlikten beslendiğini hatırlatarak, kalkınma hedefleriyle yolsuzlukla mücadelenin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.
***
Sayın Bahçeli dış politikadaki gelişmelere değinirken BM’nin yapısına yönelik eleştirileri öne çıkardı.
Birleşmiş Milletler’in soykırımlar ve kaynak savaşları karşısında etkisiz kaldığına dikkat çekti, Sayın Cumhurbaşkanı’nın "Dünya 5'ten büyüktür" sözüne “Birleşmiş Milletlerin siyasi merkezi New York ise, adalet merkezi Ankara'dır” ifadesini ekleyerek dünyayı barış ve refaha götürecek huzur limanını işaret etti.
BM Genel Kurulu’ndaki Netanyahu konuşmasını “insanlık tarihinin utanç vesikası” olarak niteledi.
***
MHP Lideri’nin konuşmasının en dikkat çeken başlığı “Yağmur Stratejisi” oldu.
Yağmuru arınma, yenilenme, bolluk ve bereketin sembolü olarak tanımladı, stratejiyi Üç Hilal’den ilhamla yasama, yürütme ve yargının ahenk içinde çalışmasına dayandırdı.
Yağmurun yıkıcı bir sele dönüşmemesi için de etkili bir denge ve denetim sisteminin şart olduğunu dile getirdi.
***
Sayın Bahçeli’nin yeni yasama yılının gündemini belirleyen çerçeveyi sunduğu konuşmasının temel ilkesi, istikrarın korunmasıydı.
Türkiye’nin şahlanışına tanıklık edecek önümüzdeki 5 yıllık dönemin siyasi formülünü, “Yürütmede Erdoğan, Yasamada MHP; Türkiye’de Cumhur İttifakı, dünyada Türk Asrı” şeklinde açıkladı.
Siyasette belirsizliğin en pahalı sermaye kaybı olacağının anlaşıldığı bu dönemde, MHP Lideri zamanın güçlü bir iradeyle geleceği inşa etmeye ayrılması gerektiğini ortaya koyarak belirsizliğe yatırım yapanların hesabını bozdu.