Virüsle mücadelede son durum

28.03.2020 10:00

KORONAVİRÜS belasının ne ölçüde, ne kadar kayıpla, hangi tarihe kadar atlatılabileceğini öngörmek için henüz elimizde yeteri kadar veri yok. Ancak şu ana kadar yaşananlardan, uzmanların yaptığı değerlendirmelerden ve dünyadaki örneklerden yola çıkarak, bazı tahminlerde bulunulduğunu görüyoruz ve ümit verici açıklamalar yapılıyor. Keşke bu bela hiç bize uğramasaydı, keşke hiç can kaybımız olmasaydı, ama her şeye rağmen dünya ortalamalarının altındayız ve bu iyi bir gelişmedir. İstisnasız bütün uzmanlar, kurallara uymayı biraz daha sıkılaştırır, özellikle evden çıkmamaya azami derecede dikkat gösterirsek, işimizin biraz daha kolaylaşacağı konusunda hemfikirler.

BÜTÜN KURUMLAR SEFERBER

Bu bela her ne şekilde olursa olsun eninde sonunda atlatılacaktır. Bütün çabalar, en az hasarla atlatılmasına yöneliktir. Bu hasarın en alt seviyede kalması için Türk milleti olarak her zamanki gibi olağanüstü bir gayret gösteriyoruz. Her şeyden önce eve kapanmış olmanın doğurabileceği psikolojik sorunlar, bizde en alt düzeyde kalacaktır. Bunun sebebi paylaşmayı, sabrı, tevekkülü, şükrü bilen bir millet olmamızdır. Bizi ümitlendiren ve gururlandıran bir başka gelişme de, bütün kurum ve kuruluşların koronavirüs salgınının atlatılabilmesi için ellerinden geleni ortaya koymalarıdır. Elbette vurguncular, soyguncular, ahlaksızlar da sahne alıyor. Virüs üzerinden siyasi rant devşirmeye çabalayanları, fitne ve fesat çıkarmaya uğraşanları da ibretle izliyoruz. Ancak, bütün bunlar iyi niyetli çabaları, başta sağlık çalışanları olmak üzere yetki ve imkân sahibi herkesin canla başla seferber olduğu gerçeğini değiştirmediği gibi, daha da anlamlı kılıyor.

SAĞLIK SİSTEMİ İŞLEMELİ

Bütün dünyanın beklentisi, bu virüsü tedavi edecek bir ilacın ve sonrasında da tekrar bulaşıp yayılmaması için bir aşının ivedilikle bulunması ve devreye girmesidir. Diğer taraftan tespit edilen vakaların oranı hem salgının seyri, hem de buna bağlı olarak sağlık sisteminin işler halde kalması bakımından çok önemlidir. Hasta olduğu tespit edilenler için yeterli tıbbi malzeme ve ilacın bulunması ve bunların devreye sokulması ayrı bir başlıktır. Elbette hasta olmamak için iyi korunmak gerekiyor ki, bunun için de maske başta olmak üzere bazı malzemelere ihtiyaç var. Kolonya ve dezenfektanlar da bunun içindedir.

SIKINTI YOK

İşte bütün bu süreçte, Türkiye dünyada en başarılı ülkelerden birisidir. İlaç temini ve stoğu bakımından hiçbir sıkıntımızın olmadığı başta Sağlık Bakanımız olmak üzere bütün uzmanlar tarafından açıklanmıştır. Dünyanın neresinde bu ortaya çıkan vakaların tedavisinde etkili olduğu düşünülen bir ilaç varsa, tamamı bizde de mevcuttur. “Etkisi olduğu düşünülen” cümlesini özellikle kuruyorum, çünkü yine bütün uzmanlar hem tedavi, hem de korumada etkili olduğu yüzde yüz kanıtlanmış ve sonuç vermiş bir ilacın olmadığını söylüyorlar. Diğer taraftan Türk doktorlar, araştırmacılar, üniversiteler özellikle aşı konusunda seferber olmuş durumdadırlar. Temennimiz ve beklentimiz bu müjdenin önce Türk milletine, sonra da bütün dünyaya bir an önce verilmesidir. Bu hiç de uzak bir ihtimal değil.

PERSONEL VE YATAK YETERLİ

Şu ana kadar tespit edilen vakalar ve kayıplar, salgının seyrinin makul seviyede tutulabildiğini ortaya koymaktadır. Hedef, virüsün yayılmasını belli bir seviyede tutup, sonrasında da kontrol altına alabilmektir. Ancak en kötü ihtimale göre de hazırlıkların yapıldığı ve sağlık sisteminin işler kalabilmesi için her türlü tedbirin alındığı anlaşılıyor. Yatak sayısı ve sağlık personeli yeterli seviyededir, ihtiyaca göre kapasitenin arttırılabileceği ve sağlık ordusuna 30 bin yeni personelin katılacağı açıklanmıştır. Endişe edecek bir durum yoktur ve bu bakımdan da dünyanın en iyi durumdaki ülkelerinden biriyiz.

BAŞKA ÜLKELERE YARDIMCI OLUYORUZ

Tıbbi malzeme konusunda Avrupa ülkeleri dâhil, dünyanın birçok yerinde çok ciddi sıkıntıların olduğu haberleri geliyor. Türkiye, altyapısı, kaynakları ve hazırlıkları ile bu konuda da avantajlı bir konumdadır. Tarama ve tanı kitlerini kendimiz yapıyoruz ve hiçbir sıkıntı yoktur. Hatta ihtiyacı olan ülkelere de yardımcı oluyoruz. Çin’den getirilen hızlı tarama kitlerinin fazla güvenilir olmadığı ve bu sebeple kullanılmadığı açıklanmıştır ki, bu durum aynı zamanda ihtiyacımız olan malzemeyi üretmenin ne kadar önemli ve değerli olduğunu daha net ortaya koyuyor. Solunum cihazı, maske ve diğer tıbbi malzeme üretimi için de kelimenin tam anlamıyla bir seferberlik başlatılmıştır. Kolonya ve dezenfektan malzemelerde üretim arttırılmıştır ve ihtiyaca bağlı olarak daha fazlasını piyasaya sürmek de mümkündür. Bulunmayan veya sıkıntısı çekilen hiçbir malzeme olmadığı gibi, bu konularda da başka ülkelere yardımcı olabilecek durumdayız.

Neresinden bakarsak bakalım, panik ve endişe gerektiren hiçbir şey yoktur. İlk dönemin sonuçları biraz can sıkıcı olsa da, milletimizin kurallara daha sıkı uyması ile birlikte daha iyi duruma gelebileceğimizi bütün uzmanlar söylüyorlar. İnşallah bu belayı dünyada en az hasarla atlatan ülkelerden birisi olacağız. Bunu ümit ediyor, bunu istiyor, bunu bekliyor ve bunun için dua ediyoruz.