Türkçe Düşün
İstanbul
AZ BULUTLU
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Tek sorun açıklanan buğday fiyatı mı?

Tek sorun açıklanan buğday fiyatı mı?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Evet, bugün de gülelim dedim ama inanın insanoğlu denilen varlığın ne kadar yanardöner olduğunu bir daha gördüm, gülmeyi bir tarafa bırakıp tebessüm edebilsek yeter dedim.

Hani insanoğlunun ne kadar yanardöner olduğundan bahsederken elbette tüm insanoğlunu kastetmedim elbette.

Bazıları yanmadan dönüyorlar, bazıları yanarken dönüyorlar, bazıları ise dönerken yanıyorlar. Çoğunluk ise ne yanıyor ne de dönüyor, biletsiz seyirci onlar.

Özetle her insanoğlunda yanardönerlik var ama oranları farklı.

Mesela…

TMO buğday ve arpa alım fiyatları ile dış ticaret tedbirlerine yönelik alınan bazı kararları ve ürün gruplarının fiyatlarını açıkladı.

Tmo-1

Açıklamanın arkasından sektörde büyük bir çoğunluk tarafından yapılan tek şey pirimli ve primsiz olarak 2023 ve 2024 yılı fiyat mukayesesi yapmak oldu.

Millet olarak biraz unutkan bir yapıya sahibiz. Dolaysıyla hafızadan 2023 yılı üretim dönemi bilgilerini çağırmakta fayda var diye düşünüyorum. 2023 yılı için ciddi bir kuraklık olacağı öngörülüyordu. TMO ülkeyi buğday açısından garantiye almak ve piyasayı regüle etmek için 2023 yılında buğday ithalatı yapmıştı. Yeterince buğday stokuna sahipti. Ürünler, nisan sonu ve mayıs ayı yağışlarıyla beraber müthiş bir gelişim ve olgunlaşma yakaladı. Sonuçta çok güzel verimler alındı. Yağış rejimine dayalı tarımda İç Anadolu koşullarında 350-400 kg/da verimler alındı. Bu rakamlar bölge için rekor rakamlardı. Dünya piyasasına göre Türk çiftçisi zarar etmesin, üretime devam edilsin diye Tarım Bakanlığı ve TMO (TMO’ bir tüccar gibi piyasadan buğday, arpa almak gibi ek bir görevi yoktur) T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığına rağmen bütün riski alarak, üstelik çok verimli bir yıl olmasına karşın tarihinde bir rekora da imza atarak TMO alımlar yaptı. Verimin yüksek olmasına karşın üretim primi desteğiyle beraber ton başına ekmeklik buğdayda 9 bin 250 lira, arpada ise 7 bin 500 lira verildi.  Bu alımları toprak altına dahi depolama yaparak gerçekleştirdi. Bu alımlarda her çiftçi yararlanamadı ama büyük bir çoğunluk memnun oldu. Bu durumdan en çok faydalanan İç Anadolu çiftçisi oldu.  Zira bu fiyatlar açıklanmadan Güneydoğu ve Doğu bölgelerinde ve TMO’ya ürün veremeyen çiftçilerin ürünleri de 6,5-7 TL civarlarında piyasa fiyatına alımlar olmuştu.

Tmo1

Veresiye tohum, gübre, ilaç alan üretici piyasa fiyatına satış yaptı. Yer yer de tüccarlar istedikleri fiyattan alımlar yaptı.  Başka bir bakış açısıyla piyasa fiyatı ve tüccar alım fiyatlarına baktığımızda 2023 ve 2024 yılı fiyat mukayesesinde TMO’nun yapmış olduğu artış oranları yüzde 80’leri buluyor. Buradan bakınca da böyle bir oran görünüyor…

Tmo2

2024 yılında fark ödemesi desteği ile birlikte açıklanan bu fiyat Türk çiftçisi açısından makul bir fiyattır. Gönül istiyor ki bu fiyattan daha yüksek fiyatlar verilebilsin. Yurt dışında özellikle Rusya’da ciddi miktarda düşük maliyette buğday üretimi var. Şimdiye kadar üretim çok olsa dahi ülkemiz buğday ithalatı yapıyordu. Ama bu sene yasaklandı stoklar eritilsin ve çiftçi mağdur edilemeden piyasa dengeye ulaşsın diye böyle bir gayrette var.

Tmo3

Buğday piyasası açısından kendi regülasyonunu sağlamalı diye düşünülmelidir. TMO’nun açıkladığı fiyatlar ne taban nede tavan fiyatıdır. Bu fiyatlar referans fiyatlardır.

Bizim temel problemimiz inanılmaz derecede üretim maliyetlerimiz yüksek olması. Hükümetin enflasyonla mücadele ettiği bu dönemde 12 TL üzerinde buğday fiyatı olamaz, olmamalı! Bu üretim sezonu böyle olacak. Ama Türk çiftçisi seneye daha gerçekçi fiyatlarla karşılanacak. Özetle, geçen yıl çok güzel paralar kazanıldı. Bu sene çiftçi birazcık az kazanacak!

ÇİFTÇİ ASIL DARBEYİ VERİMDEN YİYECEK!

Sürekli sahadayım, bölge ve birçok şehirdeki çiftçilerle de görüşüyorum. 2024 yılı 2023 üretim sezonu gibi çok verimli bir yıl olmayacak gibi görünüyor. Konya, Ankara, Yozgat, Sivas, Kırşehir ve Eskişehir gibi illerimizden verimle ilgili gelen haberler hiçte iç açıcı değil, maalesef. Fare zararlısı, iklim değişiminden kaynaklı birçok hastalık sezondan sezona artış göstermekte. Geçen yıl İç Anadolu şartlarında yağış rejimine dayalı tarımda 350-400 kg/da olan verim bir mucizeydi. Bu arada 2023 buğday rekoltesi için 22 milyon tonun gerçekçi bir rakam olduğunu da düşünmüyorum. Daha fazla bir üretim olduğu kanaatindeyim. 2024 yılı üretim döneminde İç Anadolu şartlarında yağış rejimine dayalı tarımda 150-200 kg/da verim almada zorlanacak gibi görüyorum. Dolaysıyla asıl darbeyi çiftçiler verimlerdeki düşüşlerden alacaktır.

Tmo4

Muhalefet, odalar, birlikler STK temsilcileri ve tarım yazarlarının bazıları ve tarım paydaşları buğdayın 15 TL bantlarında olmasını istiyor. 15 TL olduğunda ülkeye enflasyon olarak geri döneceğinin ya farkında değiller ya da tecahül-i arif sanatı yapıyorlar. Reel fiyatın açıklanan fiyatın üzerinde olması başta ekmek fiyatları olmak üzere birçok gıda ürünlerinin fiyatlarının artması anlamına gelir.

Tmo5

BAZI ŞEYLER YAVAŞ YAVAŞ OTURUYOR

Gerçekten bir şeyler oluyor. Fiyatlarda azalan oranda artışlar oluyor. Faizler artı ama son zamanlarda araba fiyatları ve ev fiyatları durağan hale geldi. Ekonomide son 5 yılın hatta son 2 yılın yapılan yanlışları düzeltilmeye çalışılıyor. Bu iş zaman alacak, birden düzelecek bir yapı değil. Bu sistem yavaş yavaş oturacak zaman alacak, yıl sonu rakamlarını görmek lazım…

Tmo6

TÜRK ÇİFTÇİSİNİN EMEĞİNİN KARŞIĞINI ALMASINI İSTERİM.

Rusya ve AB ülkeleri üretim maliyetleri ile bizim çiftçilerimizin üretim maliyetleri bir değil. İçinde bulunduğumuz ekonomik koşularla bir olması da mümkün değil!

Türk çiftçisi AB ülkelerinden;

Tohumu yüksek fiyattan kullanıyor!

Gübreyi yüksek fiyattan kullanıyor!

Tarımsal ilacı yüksek fiyattan kullanıyor!

Mazotu yüksek fiyattan kullanıyor!

Dünyada çiftçi zarar eder devlet desteklerle çiftçisini ayağa kaldırır.

Tohum desteği; Tohumluk firmaları tarafından tekelleşmiş vaziyette, çiftçiden 10-12 TL’ye alınan tohumluk ürünler elenip, ilaçlanıp paketlenerek tekrar çiftçiye 3 katı fiyatına satılıyor. Sen eleme-paketleme tesisini kurarsan, benim çiftçim geri kalanını halleder.

Tmo7

Mazot Desteği; Bu konuyu Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Bey Meclis grup konuşmasına taşıdı. Kıymetli büyüğüm Devlet Bey özellikle tarımla ilgili her konuda konuşmaz, çok önemli gördü ki bu konuda tavsiyede bulundu. “Çiftçinin kullanacağı mazottan ÖTV ve KDV’yi kaldıralım.” ÇKS kayıtlarından ne kadar alan işlenildiği hangi ürün ekildiği dataları çıkartılır. Yanlış beyan, olabilir, olacaktır ama ilk yıl sen yüzde 70’ ‘i yakala bu bile başarıdır. Üçüncü yılda yüzde 90’ları yakalarsın.

Gübre ve ilaç desteği: Gübre desteği az veya eksik yapılsa dahi hatta yapılamıyorsa bile çiftçiye teknik olarak destek verilmelidir. Çiftçi kafasına göre her yıl aynı gübreleri artırarak kullanmaya devam ediyor. Gübre bayilerinin ve ilaç bayilerinin insafına kalmış vaziyette. İlçe ve İl tarım personeli yazışma, yönetmelik ve ÇKS’de uzmanlaştı. Mesleki bilgiler hızlı bir şekilde giderek köreliyor. Taşra teknik personeli hem sahadan hem de çiftçiden tamamen kopma noktasına geldi. Sorun olarak görülmeyen bu devasa sorun bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır.

SGK pirim desteği; gece gündüz ülkesi için emek veren çiftçilerin yüzde 80’i sosyal güvencesi olmadan yaşamlarını süründürüyor. Bölgeler göz ününe alınarak kuru şartlarda 200 dekar ve sulu şartlarda 400 dekar ekiliş yapan çiftçilerin sosyal güvenlik pirim desteği yapılmalıdır.

GAZ ALMA ŞAMPİYONU!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, açıklanan fiyatın düşük olduğunu belirterek: “Çiftçilerimize bu fiyatı izah edemeyiz, edemiyoruz. Buğday fiyatları acilen revize edilmelidir.” Diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup yazacakmış. Konya da ziraat odaları Konya çiftçisinin gazını aldı. Ülke çiftçisinin gazını da mektup yazarak almaya çalışıyorlar.

Sahi neden Cumhurbaşkanına mektup yazılıyor?

Bugday-1

Bu ülkenin Tarım Bakanı yok mu?

Bu ülkenin TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı yok mu?

Bu ülkenin Hazine ve Maliye Bakanı yok mu?

Normal şartlarda Cumhurbaşkanı mektup yazılacak en son kişi…

Sayın Bayraktar en son 30 Temmuz 2006 yılında oda olarak Ordu'da saha çıkışmışsınız 18 yıldır nerelerdesiniz? Sektörden uzaklaşılınca, sahadan ayrı kalınca doğal olarak kime mektup yazacağını da karıştırıyor insan, sizde haklısınız(!)

Kalın sağlıcakla

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *