Muçi yoksa El Bilal var
Beşiktaş’ta son maçlarda en istikrarlı gelişim, artan kazanma hırsıydı. Bu iştah dün kontrolsüz güce dönüştü ama
pes etmeyen Kartal son saniyede güldü. Kartal, Kayserispor karşısında oyuna tam hakim başladı. Ancak rakibin gerek alan presi, gerekse boş alan bırakmaması nedeniyle pozisyon üretemeyince aceleci ve panik şutlara yöneldi.
Devre biterken 14. şutu atan El Bilal, kale önünde bomboş durumda iken öyle hırsla vurdu ki, top eski İnönü deyimiyle, boğazın sularında kayboldu. Bitiricilik sorunu sezon başından beri en büyük sorundu. Kaçan pozisyon, 2. yarıda tam bir dağınıklığa yol açtı. Gol bulma isteğiyle Beşiktaş ailece hücuma gitti, savunmayı unuttu. Kayserispor, 15-20 dakika içerisinde “sinsi atak”larla skoru 3-0’a taşıyabilirdi ama konuk takım da şansa hazır değildi. Futbol aklının kalmadığı, “atan kazanır”a dönen “şuursuz baskılı oyun” Beşiktaş adına bir Muçi aradı. Futbolda altın kuraldır. İnanan ve pes etmeyen kazanır. İşte Muçi yoktu ama El Bilal vardı. Öyle bir kafa vurdu ki, Kayseri duvarını yıkarken Beşiktaş’ın umutlarını da tazeledi. Sezon başından beri kapalı takımları açamama sorunu var. Bu da takımın kalite sorununu gösteriyor. Olan da ölüp ölüp dirilen taraftara oluyor.