Gün kulüp değil Milli Takım günü

YAYINLAMA:
Gün kulüp değil Milli Takım günü

İki gün sonra Romanya ile 2026 yolunda kader maçına çıkacağız. Ne kadar hazırız? Elimizde iskeleti belli, oyun planı net, potansiyeli yüksek, teknik ama sert, gününde olduğu an “durdurulamaz” bir takımımız var. Montella’nın, tüm ekibin, ülkenin milli vazifesi, takımı en coşkulu şekilde play-offlara hazırlamak. Gün kadro tartışma, polemik arama günü değil. Şu oyuncu çağrılmadı, bu futbolcu 11’i hak etti gibi işlere hiç girmeyelim. Montella’yı anlamak gerek. Milli takımı en formda oyunculardan kurmakla, turnuva takımı oluşturmak hep tartışılmıştır. Ama futbolun olağan akışında, bu milli takım bile olsa, her antrenörün bir oyuncu grubu oluşturması gerekir.

TAKIMIN ÇİMENTOSU

Bir örnekle açalım. Kaan Ayhan... 31 yaşında, bu sezon 635 dakikası var. Bir rolü olmalı ki, Okan Buruk ona 25 maçta ihtiyaç duydu. Montella, elemelerde 21 dakika oynattı ama final etabında yine kadroda. Neden? O, gurbetçiler ile bu ülkede yetişenler arasında bir köprü. Efendi; sahada, kampta ağabey. Maç zora girdi, sakatlık oldu, kriz çıktı. Al takıma koy. Maçı soğutman gerek sahaya sür. Milli takımların bir ilk 11’i, bir de 11 oynamayacağı belli olsa da grubu birleştiren çimento oyuncular vardır. Göreve başladığı günden beri 65 oyuncuyu milli takıma çağıran Montella’nın her daim yanındaki sigorta Kaan. Az süre alan Mert Günok, Altay, İrfan Can, Salih Özcan, Oğuz Aydın da aynı. Hepsinin bir rolü var. Yani; olaylara, isimlere, seçimlere geniş yelpazede bakmalıyız.

TUZAKLARA DİKKAT

Birlik beraberlik içinde, tecrübe abidesi Kaan’larla, gençlik ateşi Aral’larla Dünya Kupası’na, Amerika’ya gitmeliyiz. Dolmabahçe’de çıkacağımız bu tarihi maçta tribünler, kadrodaki tek Beşiktaşlı Orkun Kökçü ve doğuştan Beşiktaşlı Semih Kılıçsoy’u ne kadar 11’de görmek isteyecekse, ne kadar destek verecekse, bu gücü hiçbir oyuncudan esirgememelidir. Gün, kulüp değil milli takım taraftarlığının günüdür. “İçimizdeki Romanyalı” Mircea Lucescu’nun tuzaklarına, Rumenlerin sinsi futboluna karşı en ihtiyacımız olan şey, milli takım coşkusu ve ruhudur. Kaldı ki, Romanya ilk engel. Sonrasını da düşünüp 2002’den beri özlediğimiz 24 yıllık Dünya Kupası finalleri hasretimize son vermeliyiz. Oyuncularımıza düşen, halkımızı mutlu etmektir.

KADROMUZ MORALLİ

Güncel performanslar kadar, moral durumuna baktığımızda milli takımımızda endişe edecek bir durum yok. Kenan çok formda. Arda’ya 68.6 metrelik efsane golü ilaç gibi geldi. Barış Alper’in uluslararası performansları her zaman etkili oldu. Orkun Kökçü kariyerinin en parlak günlerinde. Kerem ve İsmail, her ne kadar çalkantılı süreçten gelse de milli takım ortamında motive olacaklardır. Uğurcan’a nazar değmesin. Savunmacılarımız Zeki, Ferdi, Merih ve Abdülkerim, iyi durumdalar. Ozan Kabak 11’i zorlayacaktır. Kaptanımız Hakan Çalhanoğlu, kas yorgunluğu yaşıyor ve uyluğundaki ağrılar nedeniyle, 11 Ocak’tan bu yana toplam 1.5 maçlık süre oynayabildi. İyi bir tedavi ve hazırlıkla umarız forma giyer. Onun oyun aklına en çok ihtiyaç duyacağımız maç. Gerekirse bir devre fedakârca savaşması takıma itici güç katar.

Özetle; coşkuyu telaşa çevirmeden, akıllı oynayıp sakin kalırsak Romanya’yı geçeriz. Ve böyle bir final gününde herkesin kalbi milli takım için atmalı…

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...