Müsavat sonbaharı...

YAYINLAMA:
Müsavat sonbaharı...

“Gördüğüm lüzum üzerine” diyen İP’ten ayrılıyor.

Peş peşe istifalarla sarsılan Müsavat Dervişoğlu’nun partisinde neler yaşandığı merak ediliyor.

Yaşananları anlamak için, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin yıllar önce anlattığı çınar ile kabağın hikâyesini hatırlamak gerekiyor.

***

“Günlerden bir gün ulu bir çınar ağacının yanında bir kabak filizi boy gösterir.

Bahar ilerledikçe kabak, çınar ağacına sarılarak yükselmeye başlar.

Yağmurların ve güneşin etkisiyle hızla büyür ve neredeyse çınar ağacıyla aynı seviyeye ulaşır.

Kabak filizi bir gün çınara, ‘Sen kaç ayda bu hale geldin’ diye sorar.

Çınar, ‘Elli yılda geldim’ cevabını verir.

Bunun üzerine kabak gülerek çiçeklerini sallar ve ‘Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim’ sözleriyle çınarı küçümser.

Sonbahar gelip çattığında kabak yavaş yavaş üşümeye başlar.

Sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da kurumaya yüz tutar.

Bunun üzerine telaşla çınara sorar: Neler oluyor bana, söyler misin?

Çınar cevap verir: Ölüyorsun.

Kabak tekrar sorar: Neden?

Sonunda çınar der ki: Benim elli yılda geldiğim yere iki ayda gelmeye çalıştın da onun için.”

***

Kısacık siyasi ömürlerine bakmadan, mazisi yarım asrı aşan Milliyetçi-Ülkücü Hareket’le aşık atmaya kalkışanların akıbeti başından beri belliydi.

Kabağın çınarla boy ölçüşme hevesinin neticesi gibi, İP’lilerin siyasi hayatları da benzer bir sona doğru sürüklendi.

Yalancı baharın verdiği cesaretle büyüdüklerini sananlar, esen ilk rüzgârda yaşanan istifa furyasıyla ne denli pamuk ipliğine bağlı bir yapı olduklarını ortaya koydular.

Ve beklenen oldu, istifaların ardı arkası kesilmedi.

***

Bu tablo Meral Akşener döneminde de vardı, Müsavat Dervişoğlu döneminde de değişmedi. 

Ancak Dervişoğlu Akşener’den farklı olarak, Terörsüz Türkiye’ye karşı aldığı tavırla partisinin siyasi tükenişini daha da hızlandırdı.

En büyük hatayı ise Terörsüz Türkiye ülküsünü hedef alan siyasetinin, partisindeki çözülmeyi gizleyebileceğini sanarak yaptı.

Oysa milletin umudu haline gelen bir hedefe sırt çevirmenin neticesi ayan beyan ortadaydı.

***

Buna rağmen Dervişoğlu, yaşananların ortaya koyduğu gerçeğe sırt çevirmekte ısrar ediyor.

Nitekim yaşananları, “İlk kez eksilmiyoruz... İlk kez bölünmüyoruz… İlk kez ihanete uğramıyoruz… Her cepheden saldırdıklarına göre, bilin ki doğru yoldayız” sözleriyle savunuyor.

Bugüne kadarki en büyük vasfı çanta taşımak olan şahıs, gerçeği görmesini engelleyen kibriyle yoluna devam ediyor.

Israrla ve inatla, çınarın boyuna ulaşmanın çınar olmak anlamına gelmediğini anlayacağı sonbahara doğru ilerliyor.

Tıpkı Terörsüz Türkiye ülküsünün taşıdığı anlamı kavrayamadığı gibi, önündeki siyasi gerçeği de görmek istemiyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...