“Terörlü Türkiye” günlerinde şehitlerimizi ve gazilerimizi satanların oyunları!
Cumhur İttifakı nasıl bir birliktelik?
15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminin yaşandığı akşam kurulan ve daha sonra kurumsal anlamda ete kemiğe bürünen bir birliktelik…
Bu birlikteliğin en büyük özelliği, dostun da düşmanın da kabul edeceği şekilde terörle mücadeledeki başarısıdır. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Bahar Kalkanı ve Pençe-Kilit gibi büyük terörle mücadele operasyonlarıyla terör örgütlerine büyük darbe vurmuştur. Bu operasyonların en büyük katkısı, Türkiye-Irak-Suriye sınırlarında oluşturulmak istenen terör koridorlarının dağıtılması olmuştur.
Bu mücadelenin en büyük nimetini yarınki nesiller görecektir. Parçalanmış, bölünmüş ve dağıtılmış bir Türkiye-Irak-Suriye hayali kuranların hayalleri ayaklar altında ezilmiştir. İran, Irak ve Suriye bu mücadelede Türkiye'nin hakkını asla ödeyemez. Çünkü bölgede terörle mücadelenin tüm yükünü omuzlayan, mücadele eden ve strateji belirleyen Türkiye olmuştur.
Gerçekleştirilen bu operasyonlarda on binlerce terörist öldürülmüş, terör kampları yok edilmiştir. Yüreğimizi soğutan en büyük sevinç ise şehitlerimizin katili olan teröristlerden intikam alınması olmuştur. Kandil'deki birçok üst düzey terör örgütü yöneticisi bu süreçte öldürülmüştür. Terör örgütü PKK'nın kurucusu Öcalan'ın “kendisinden sonra örgütte sözü geçecek kişi” olarak tanımladığı Ali Haydar Kaytan ile yine sözde üst düzey yöneticilerden Rıza Altun da bu mücadele sonucunda etkisiz hâle getirilmiştir. Daha niceleri…
Tüm bunları neden yeniden hatırlattım? Çünkü Türkiye'deki muhalefetin ikiyüzlülük gösterileri ve istismarları yine artışa geçti.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle Anıtkabir'de düzenlenen törende yürüyüş sırasında MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin koluna girerek samimi bir poz verdiği için kendi partilileri tarafından linç edilen Müsavat Dervişoğlu'nun grup konuşmasında eline şehit fotoğraflarını alıp bunları “Terörsüz Türkiye” karşıtlığı için istismar ettiğini görünce, “Yine fabrika ayarlarına dönmüş.” dedim.
Gerçi Anıtkabir'deki manzarayı değerlendirdiğim yazımda zaten şunları söylemiştim:
* Elbette bu süreçte, İYİ Parti'nin bu ikiyüzlülüğüne ölçüsüz ve temelsiz konuşmalarıyla, tribünlere oynayan siyaset diliyle öncülük eden Müsavat Dervişoğlu'nun da bu konuda günah galerisi oldukça kabarıktır.
* Müsavat Dervişoğlu ne zaman İYİ Parti Genel Başkanı oldu ve siyasi malzemesiz kalmış partisine “Terörsüz Türkiye” projesini malzeme edindi, işte o zaman MHP'ye karşı dili zehirlendi.
Terör sürerken, terör örgütünün siyasi uzantısı HDP ile açıkça aynı ittifak içinde bulunmuş olan Müsavat Dervişoğlu, o gün şehitlerimizi akıl etmezken şimdi “Terörsüz Türkiye” projesine saldırmak için eline şehit fotoğrafları alıp kürsülerde nutuk atıyor.
Bu parti, şehitlerimizin intikamını alan terörle mücadele operasyonlarına karşı çıkan ilk partiydi. Zeytin Dalı Harekâtı için “Tek adam rejimini kalıcı kılmaktan başka hiçbir amaca hizmet etmeyecek ve beka sorunu yaratabilecek Afrin savaş senaryolarına İYİ Parti tamamen karşıdır.” açıklamasını yapmıştı. Oysa Zeytin Dalı Harekâtı'nda 4.600 YPG'li terörist öldürülmüştü.
Suriye'de PKK'nın işgal ettiği bölgelerden çıkarılması için düzenlenen operasyonların birine, “Halep Kalesi'ne asılan şanlı bayrağımız duygularımıza dokunsa da oynanan oyunu ve aktörlerini görmemize engel değildir. Türk insanı, kendi vatanı ve milleti dışında artık hiç kimse için ölmeyecektir! Kendi vatanı için gelecektir.” sözleriyle karşı çıkan da Müsavat Dervişoğlu'ydu.
Diğer operasyona ise “Şimdi kalkmışlar, Suriye'deki gelişmeleri sanki bir zafermiş gibi sunmaya çalışıyorlar… PKK'yı perdelemek için uydurdukları SDG, Fırat'ın batısından süpürülünce bunu uluslararası bir başarı gibi pazarlıyorlar.” sözleriyle karşı çıkmıştı.
Şimdi ise aynı Müsavat Dervişoğlu, şehit fotoğraflarını eline alarak “Terörsüz Türkiye” sürecine karşı çıkıyor.
Bir tarafta şehitlerimizin intikamını almış ve şimdi terör örgütünü kökten bitirecek stratejileri hayata geçiren Cumhur İttifakı, diğer tarafta ise Müsavat Dervişoğlu gibi siyasi menfaat uğruna terör devam ederken HDP ile ittifak yapmış, terör örgütlerine büyük darbe vuran sınır ötesi operasyonlara karşı çıkmış siyasetçiler var.
Ey, şehit öğretmen Aybüke Yalçın'ın posterini kullanarak istismar yapan Müsavat Dervişoğlu!
Aybüke Yalçın 2017 yılında şehit oldu. Siz, bundan iki yıl sonra, 2019 yerel seçimlerinde terör örgütü PKK'nın siyasi uzantısıyla ittifak yaparak şu sözleri söyleyen CHP'li belediye başkanlarını desteklemediniz mi?
“HDP'nin gücüne güç katmaya geldim” diyen, HDP'nin de “İzmir'de bizim için en uygun profil” dediği Tunç Soyer'i…
“HDP'lilerin başımızın üzerinde yeri var. Onlara layık olmaya çalışıyorum” diyen Ekrem İmamoğlu'nu…
“Mersin'deki bu zafer aynı zamanda HDP'nin zaferidir” diyen Vahap Seçer'i…
“Ajans izin verirse HDP ile görüşürüm” diyen; 2023 seçimleri öncesinde ise “HDP de Meclis'te olup derdini anlatmak istiyordur, meşrudur bu şekilde düşünüyorsa. Demirtaş'ın ‘PKK silah bırakmalı’ açıklamasını gördüm. HDP bu şekilde Meclis'e gelip Meclis'in güçlü olmasını isteyip PKK'ya ‘Silah bırakın, ne konuşulacaksa Meclis'te konuşulsun’ diyecektir belki” diyen Mansur Yavaş'ı…
Ve daha nicelerini, terör sürerken bu ittifak içinde desteklemediniz mi?
İttifak günlerinde HDP’yi nasıl savunuyordu Müsavat Dervişoğlu? : “HDP’li TBMM Başkanvekili oturumları yönetiyor ve hepimiz de onun yönetimine katılıyor muyuz? Bu meşru mu, gayrı-meşru mu tartışmasına en iyi cevaptır. “
Ne şehitler ne de gaziler hiç umurunuzda değildi…
Türk devleti, Eren Bülbül'ün katillerinin tamamını öldürürken siz, öldürülen o PKK'lı teröristlerin cenazelerine milletvekillerini gönderen HDP ile iki yıl sonra ittifak yaptınız…
(Aynı zamanda istismar ettiğiniz öğretmenimiz Aybüke Yalçın'ın terörist katilleri de öldürülmüştür.)
Türkiye’de ve bölgede terör sürerken neler yaptınız?
Sizi sadece üç başlıkta özetleyebiliriz…
PKK’nın siyasi uzantısıyla defalarca menfaat ittifakı kurmak…
HDP ile millî-üniter yapıyı hedef alan bir anayasa taslağı hazırlamak…
Terörle mücadele operasyonlarının tamamına karşı çıkmak…
Nerede burada şehit ve gazi hassasiyeti?
Terör devam ederken bunları ve daha başka ihanetleri de yapan İYİ Parti, şimdi terör örgütünün kurucusu Öcalan’a şu sözleri söyleterek dört ülkeyi ilgilendiren sonuçlar doğuran bir yolda ilerlenirken, gelinen noktayı güçlendirmek yerine neden karşı çıkıyor?
“PKK’nın anlam yoksunluğu ve aşırı tekrarı ömrünü tamamlamasına yol açtı. Ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültürel çözümler tarihsel toplum sosyolojisine yanıt veremez. Silah bırakma çağrısında bulunuyorum ve bu tarihî sorumluluğu üstleniyorum. Devlet ve toplumla bütünleşme adına kongrenizi toplayın, karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.”
“Terörsüz Türkiye” projesinin Suriye’de ve Irak’ta bunun somut kazanımları olmadı mı? Türkiye’de iki yıldır terör eylemi yaşanmıyor. Doğu ve Güneydoğu halkı, “Bahar geldi bölgemize” demiyor mu?
Bu ikiyüzlü parti öyle bir hava estiriyor ki, bir taraftan sanki terör örgütü PKK eylemlerini sürdürüyormuş, diğer taraftan Cumhur İttifakı da buna rağmen PKK’ya şirinlik yapıyormuş gibi bir algı oluşturmaya çalışıyor…
Hafıza kaybı yaşayan Müsavat Dervişoğlu, “Biz Terörsüz Türkiye’nin ne olduğunu şehitlerimizden, gazilerimizden biliyoruz.” demiş… Oysa kendisi, “terörlü Türkiye” dönemlerinde PKK’nın siyasi uzantılarıyla menfaat ittifakı ve iş birliği yapıyordu. Şehitlerimizden, gazilerimizden söz ederken kazanacakları belediyelerin, alacakları bakanlıkların hayaliyle ağızlarının suyu akıyordu.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Bizim başarımız, HDP'nin başarısıdır; ki Sayın Öcalan'ın çok önemsediği bir projedir. Türkiye'de beraber yaşama ve özgür, demokratik bir birliği sağlama projesidir. Kendisinin özellikle son 20 yılını adadığı bir projedir. Bu projenin başarılı olması ve benim şahsımda başarılı olması, onu nasıl ve niye rahatsız etsin?” dedikten sonra, aynı HDP ile defalarca ittifak yapan da kendileriydi…
Terör örgütü PKK, Türk milletine acılar yaşatırken PKK ile her türlü iş birliğine gireceksin; aynı PKK’nın artık Türk milletine acılar yaşatmaması için stratejiler geliştiren Cumhur İttifakı’nın gerek silahlı mücadelesine gerekse “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” projesine karşı çıkacaksın…
Siz sadece hafızasızları kandırabilirsiniz… Fakat bizde hafıza olduğu sürece, sadece bizim için dalga konusu olursunuz…
Müsavat Dervişoğlu, kendini bu kadar ayağa düşürme, değmez… Al işte, “Terörlü Türkiye” döneminde PKK ile ilişkiniz mazide duruyor…
Cumhurbaşkanlığı seçimleri arifesinde YSK önünde basın açıklaması yapan 6’lı İttifak’ın temsilcileri arasında yer alan Müsavat Dervişoğlu… Bir muhabirin “PKK, Kandil ve Yeşil Sol bileşenleri Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı aldı. Bu gelişmeye ne diyorsunuz?” sorusu üzerine “Dağılın beyler!” diyerek apar topar kaçanlar arasında olduğun video arşivde dururken bu pişkinlik hâlâ niye?
Daha bir yıl önce “DEM’le hiçbir sıkıntımız yok. Bizim DEM’le ilişkileri bozma lüksümüz yok. DEM’le CHP ayrı ayrı düşemez.” diyen Özgür Özel’in dizinin dibinden ayrılmıyorsun. “HDP’lilerin başımızın üzerinde yeri var. Onlara layık olmaya çalışıyorum.” diyen Ekrem İmamoğlu’na Silivri’de bağlılığını bildiriyorsun. Ama derdin MHP ve Terörsüz Türkiye…
Şu basit ilişki ağını görmeyen körlere, duymayan sağırlara oyna bakalım oyununu… Nereye kadar oynayacaksın?