Mutfak

YAYINLAMA:
Mutfak

Biliriz, bizim hocamız Nasreddin Ciğeri çok severmiş. Hocamız bir gün bir okka ciğer ile evine dönerken yolda karşılaştığı bir dostu Hoca’ya bir yemek tarifi vermek ister: “Hocam, sana öyle bir tarif vereceğim ki parmaklarını yiyeceksin.” Dostu tarife başlayınca Hoca; “Tarif karışık iş, bu benim aklımda kalmaz. Sen bunu bir kâğıda yazıver.” der. Tarifi alan Hoca yiyeceği ciğerin hayali ile eve doğru ilerlerken bir çaylak doğan alçalır ve oldukça dalgın olan Hoca’nın elinden ciğeri kaparak kaçar. Bu durumda yapacak bir şeyi olmayan Hoca, çaylağın ardından bakakalır ve elindeki tarifin yazılı olduğu kâğıdı havaya kaldırarak; “Boşuna sevinme, tarifesi bende kaldı. Ağız tadıyla yiyemeyeceksin.” deyiverir.

Sadece Nasreddin Hoca mı, milletimiz sever ciğeri. Ciğercidir bizim millet yani. Sevince de Ciğer’den sever!

Edirne’nin yaprak ciğeri, Kırklareli’nin ciğer sarması, Şanlıurfa’nın tike ciğeri, Diyarbakır’ın ve hatta bütün Türkmeneli’nin ciğer kebabı, Gaziantep’in cağırtlak kebabı, Adana’nın ciğer kavurması, İstanbul’un Arnavut ciğeri gibi onlarca ilimizde onlarca meşhur ciğer tarifi vardır. Sırf ciğer yemek için bu şehirlere gidenleri duyarım. Bu şehirlere gidip de en az bir öğün ciğer yemeyen azdır.

Tarhana da ciğer gibidir. Kahramanmaraş’ta başka tarif, Uşak’ta başka tarif, Bursa’da başka tarif ama hepsi birbirinden lezzetli ekşi tarhana memleketin her tarafında hem sofraların hem de hastaların baştacıdır.

Çorba demişken Arabaşı olmazsa olmazımızdır. En çok kar yağan bölgelerde, kalabalık sofralarda, ekonomik ve sağlıklı bir aştır Arabaşı. Karadeniz yaylalarından Torosların zirvelerine, Kars’tan Edirneye, Kaçkarlardan Kazdağlarına kadar her yerde bir tas Arabaşı uzun geceleri ziyafete çevirir, misafire yüz ağartır. Çekişme vardır Arabaşı için. Herkes kendi yöresine mal etmek ister Arabaşını, herkes kendi tarifini över de durur. Hatta manileri vardır Arabaşının;

Arabaşı olursa hindiden, gelirim ikindiden. Arabaşı olursa tavşandan, gelirim akşamdan. Arabaşı olursa tavuktan, gelemem soğuktan. Arabaşı olursa kazdan, sal yaparım sazdan.

Sucuk Afyon’un derler ama memleketin her tarafında sucuk yok mudur, her bölgenin kendi sucuk tarifi yok mudur? Pastırma Kayseri’nin mi Kastamonu’nun mu çözemedik hâlâ.

Hamsi Karadeniz balığıdır. Karadeniz’de onlarca tarifi vardır. Hamsili pilav, hamsi turşusu, hamsi kuşu, hamsinin tatlısı bile var. Peki mevsimi gelip de hamsiyi bulan bütün millet hamsi tava yapmıyor mu?

Mayalı mayasız farketmez, hamur yoğurup üzerine kıyma serilip, taş fırında pişen kaç çeşit etli ekmek pardon pide yok mu? Bafra pidesiyle Konya’nın etli ekmeği birbirinden ayrılır mı?

Konya’ya her giden etli ekmek sorar Bursa’ya giden Bursa Kebabı sorar. Lahmacun da bir çeşit pidedir. Türk Pizzası lafına fena kızıyorum. Tarsus’un fındık lahmacunu var mesela. Sarımsaklısından salçalısına  çeşit çeşit lahmacun var hatta bir de tesettürlü lahmacun var, Mardin’de yapıyorlar kapalı lahmacun adı sembüssek. Ay böreği demekmiş.

Coğrafya nimetin kaynağıdır eyvallah. Lezzet, tarz, teknik, yöntem farklı olabilir, buna da eyvallah.

Asıl soru şu, bu milletin hangi yemeğini bölebilirsiniz? Milleti hangi yemekten mahrum edebilirsiniz?

Kimi dönerden, köfteden, pideden, lahmacundan, mantıdan, tarhanadan, ciğerden, dolmadan vazgeçirebilirsiniz?

Diz kırıp bağdaş kurduğumuz kardeş sofralarındaki muhabbeti kim sevmez? 

Bizim bizle muhabbetimizi kim engelleyebilir? Gavurdağı salatası hangi yemeğin yanına yakışmamış ki bizim milletimiz birbirine yakışmasın? Ezogelin çorbası piştiği mutfağın zenginliğine de bakmaz fakirliğine de ama sofraya muhakkak zenginlik katar.

İşte böyledir bizim yemek kültürümüz ve adı bunun için “TÜRK MUTFAĞIDIR.”

Türk mutfağı büyük, köklü ve çeşitlidir aynı Türk Milleti gibi. Aynı buğday, aynı etle kaynar da kaynar, özünü birbirine katar, özleşir, dövülür de dövülür keşkek olur beş bin yıldır, Türk Milleti gibi. Terör ve terörlü ülke sevenler bu yüzden asla başarılı olamıyorlar. Ayrışmıyor bu millet kardeşim, ayrılmayacak.

Türk Milleti ne mıhlamadan vazgeçer ne menemenden ister soğanlı ister soğansız olsun farketmez bu millet vazgeçmez. 

Bu millet savaşta da barışta da varlıkta da yoklukta da düğünde de cenazede de ne kalbini kapatır kardeşlerine ne sofrasını.

Türk Mutfağı’nın varlığı Terörsüz Türkiye’nin teminat senetlerinden biridir. Milli birliğin dayanağı mutfaktadır.

 Mutlu, Huzurlu Pazarlar…

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...