Suç duyurusu

23.01.2020 10:00

CHP’nin milli meseleleri hiçe sayması, terör örgütleri ile kol kola yürümeyi değişmez bir siyaset haline getirmesi, Türkiye ile meselesi olan her kim varsa tamamıyla aynı şeyi konuşup malzeme vermesi hiçbir şekilde kabul edilemeyeceği gibi, açık bir yanlış ve suçtur. Görevi, unvanı, siyasi pozisyonu, makamı ve konumu ne olursa olsun, hiç kimse suç işleme özgürlüğüne, suçluyu övme hakkına, ihanete hizmet ve refakat etme tercihine sahip değildir. Nitekim, MHP bu duruma seyirci kalmamış ve harekete geçmiştir. Sayın Devlet Bahçeli’nin talimatı ile Genel Başkan Yardımcıları Feti Yıldız, İzzet Ulvi Yönter ve İsmail Faruk Aksu’dan oluşan bir komisyon kurulmuş, hukukçulardan ve milletvekillerinden de destek alınarak bir çalışma yapılmıştır.

DOSYADA NELER VAR?

Sayın Devlet Bahçeli, kısa süre önce yaptığı açıklamada, Kılıçdaroğlu hakkında hazırladıkları suç duyurusu dosyasının hazır olduğunu söyledi. Bu açıklamayla birlikte herkes dosyada nelerin olduğunu sormaya, sorgulamaya başladı. Biz dosyanın içinde nelerin olduğunu bilmiyoruz, ancak Kılıçdaroğlu’nu ve CHP’yi biliyoruz, tanıyoruz ve izliyoruz. Suç olan o kadar çok şey var ki, alt alta yazmaya başlasak dahi sayfalar tutar. Kaldı ki, Sayın Bahçeli, çok önemli başlıkları zaten vermiştir. Mesela, “Sayın Kılıçdaroğlu, 120 ile 180 arasındaki ByLock’çuyu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına götür ver. Eğer vermiyorsan, biz sana suç duyurusunda bulunacağız, ‘gel tıpış tıpış ayaklarınla bunların isimlerini ver’ diyeceğiz” demiştir. Bütün dünyanın gözleri önünde Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Türk milletine karşı yapılmış bir hain darbe girişimini, “kontrollü darbe” diyerek sulandırmaya çalışan bir genel başkandan bahsediyoruz. Başka hiçbir şey olmasa dahi, darbecileri temize çıkarmayı hedefleyen bu ifade, net bir suç değil midir?

DEVLETE SALDIRMAK MAKUL MÜ?

PKK-PYD terör örgütü ile ilişkilerin, suç dosyasının ayrı bir bölümünü oluşturduğunu tahmin ediyorum. Nitekim, Sayın Bahçeli bu konuda da çok önemli bir ipucu vermiş ve aynen şunları söylemiştir: Şu gördüğünüz dosyada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Başsavcılarına suç duyurusu olabilecek konular üzerindeki ifadeleri bulunuyor. Mesela demiş ki, ‘YPG ve PKK bize mi saldıracaktı.’ Ne demek bu? Sana saldırmayacaksa, devlete saldırmasını makul mü görüyorsun? Sonra Kılıçdaroğlu, ‘Demirtaş’ın hapiste ne işi var?’ demiş. Doğru hapiste ne işi var. Tiyatro dururken orada ne işi var! Askerin ne işi var Libya’da, askerin ne işi var Suriye’de, askerin ne işi var Kandil’de, Demirtaş’ın ne işi var hapiste. Bu nasıl bir üsluptur?

SUÇU VE SUÇLUYU ÖVME

YPG bir terör örgütüdür ve Türkiye’ye açık şekilde alçak saldırılarda bulunmaktadır. Bu saldırılarda çok sayıda vatandaşımız, askerimiz, polisimiz şehit oldu. Buna rağmen siz kalkıp bir terör örgütünü masum göstermeye çalışırsanız, bu kanunlarımıza göre suçtur. Aynı şekilde Selahattin Demirtaş terör örgütü üyeliği, Kandilli katillerden talimat alma, halkı isyana teşvik suçu ile hapistedir. Siz suçu ve suçluyu överseniz, kanunlarımızın uygulanmasına itiraz ederseniz, bu da suçtur. Türkiye Cumhuriyeti devletinin, varlığı ve bekası için yaptığı mücadeleyi, “Ne işimiz var Libya’da, Suriye’de” diyerek başka yerlere çekmeyi akıl ve vicdan kabul etmeyeceği gibi, açık bir suç işlenmektedir. Hukukçular bu suçların, hangi kanunun hangi maddesini ihlal olduğunu elbette bilecek ve değerlendireceklerdir.

ATATÜRK’E HAKSIZLIK

Sayın Bahçeli’nin dosyada nelerin olabileceğini gösteren bir başka değerlendirmesi de, 5 Aralık 2016 CHP Adana Mitingi’nde Kılıçdaroğlu’nun sözleriyle ilgilidir. Kılıçdaroğlu o mitingde, FETÖ’ye yardım ve yataklık suçundan hapiste bulunan bazı gazetecilerin isimlerini okutarak, “burada” sloganı attırmıştı. Sayın Bahçeli bu durumu hatırlatmış ve ayrıntılı bir değerlendirme yapmıştır. Bize göre de Kılıçdaroğlu’nun bu yaptığı, her şeyden önce Mustafa Kemal Atatürk’e büyük bir haksızlıktır. Çünkü biz, bu yöntemi Harp Okulu törenlerinde görmüştük. Mustafa Kemal Atatürk’ün numarası okunur, öğrencilerin hepsi birden, “burada” cevabı verirler. Şimdi siz, bu özel ve güzel bir geleneği getirip FETÖ’ye uyarlarsanız, bunu anlamak da kabul etmek de mümkün değildir.

KALK, SAVCIYA ANLAT

Sayın Bahçeli’nin dosyada nelerin olduğuna dair verdiği bir başka örnek de şudur: Kılıçdaroğlu, ‘Piknik yapan teröristleri niye vuruyorsunuz’ demiş. Bizim talebelik dönemimizde öğretmenlerimiz mayıs ayı başında bizi pikniğe götürürdü. Giderken yanımıza bir haşlanmış yumurta, peynir alırdık, üç zeytin, çökelek peynir alırdık. Ama gidip piknik yapan teröristi niye vuruyorsunuz dediğinizde, bunların oturduğu sofraya baktığınızda 40 bine yakın insanımıza çoluk çocuk demeden canilerin kullandığı mermileri bulursunuz. Bunları kalk, savcıya anlat. Bütün bunlar milli güvenliğimize tehdit, milli bekamıza meydan okumadır ve suç teşkil etmektedir. Sayın Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi hiçbir şart altında bu zillete ve ülkemize hezimet vadeden teşebbüs ve girişimlere sessiz ve seyirci kalmayacaktır. Özellikle CHP Genel Başkanı için dokunulmazlığın kaldırılması ve mahkeme yolu ardına kadar aralanmış ve açılmıştır” demişti. Şimdi de gereğini yapmaya hazırlanıyor.