Ya mutabakatla ya da zorla

YAYINLAMA:
Ya mutabakatla ya da zorla

Suriye yönetimiyle10 Mart 2025 tarihinde imzaladıkları entegrasyon anlaşmasının maddelerini yerine getirmeyerek barışı yokuşa süren SDG, masaya yeniden olmayacak talepler getirerek çatışma haricinde bir çözüm yolu bırakmadı. Suriye’ye entegrasyon için savunma, içişleri bakanlığı ve genelkurmay başkanlıklarını talep eden ve Suriye ordusunun Fırat’ın doğusuna geçmemesini şart koşan SDG’nin isteği Suriye’ye entegre olmak değil, Suriye’yi kendilerine entegre etmektir. 6 Ocak’ta Halep’in mahallelerinde kan dökmeye başlayan SDG/YPG’liler Suriye ordusunun ilerleyişiyle Şeyh Maksud ve Eşreffiye’deki mevzilerinden geri çekilmek zorunda kalmıştır. SDG liderliği, uzun zamandır Türkiye tarafından uyarılmasına karşı Suriye’nin ve Türkiye’nin elini tutmak yerine İsrail’in planlarına taşeronluk yapmayı seçmiştir. ABD’nin yeni ulusal güvenlik strateji planıyla kendi yarım küresine odaklanacağı bir döneme girmesiyse ABD beslemesi unsurların sahada yalnızlık çekecekleri bir sürecin emarelerini vermektedir. Bunu durdurabilmek için SDG’nin elebaşı Ferhat Abdi Şahin, can havliyle İsrail basınına konuşarak Trump’a seslenmiş ve “Suriye’den çekilmeyin”, “Bizi yalnız bırakmayın” şeklinde aman dilemişti. Bu da olmayınca, İŞİD bir anda sahneye sürülerek ABD’li askerlerin görev yaptığı devriye ekibine terör eylemi düzenleyerek, SDG ve İsrail’in Suriye’yi karıştırma planına katkı sağlamaya çalışmıştı. 

ABD’nin Suriye’deki yeni misyonunu netleştirmemiş olması, SDG ve İsrail’in Suriye’yi çabucak bölüp parçalara ayırma arzularını cesaretlendirmektedir.  SDG/YPG’li teröristler Suriye toplumuna kan ve kin sokan nifak saldırılarıyla bu iki askeri yapının birbirine eklemlenme ihtimalini ortadan kaldırmayı ve Suriye’de özerk bir bölge için fiili gerçeklik yaratmayı hedeflemektedir. 

ABD yeni ulusal güvenlik stratejisi gereği Suriye’den çekilecekse güvenilir partnerle yol yürümek isteyen Trump’ın Ahmed Şara’yla şimdiye dek oluşturduğu yakın ilişki düzeyi SDG ve İsrail’in umutlarını zayıflatmaktadır.  Nitekim ABD’li askerlerin İŞİD’in sürpriz saldırısıyla öldürülmesinin ardından Trump’ın Ahmed Şara’nın samimiyetinden şüphe duymadıklarını açıklaması SDG ve İsrail’in ABD’yi kışkırtma planlarını suya düşürmüştü. SDG lideri Ferhat Abdi Şahin’in destek için yalvar yakar seslendiği Donald Trump’ın, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan için söylediği “Güçlü bir ordusu var,  kaybettikleri hiçbir savaş yok” ifadeleri de Suriye’de Türkiye’nin güvenlik önceliklerini önemsemeyenler için ders niteliğindedir. Türk savunma sanayiinin kırsaldaki asayiş problemini çözmesiyle gayri nizami harp avantajını yitiren ve düzenli ordu birlikleriyle var olmaktan başka bir seçeneği kalmayan terör örgütü için saklanacak hiçbir yer kalmadığının göstergesidir. Şayet SDG Suriye’de entegrasyona direnirse ve çatışmayı körüklerse MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında ifade ettiği “Ya mutabakatla ya da zorla Suriye’nin üniter yapısı, siyasi ve toprak bütünlüğü kategorik olarak tesis edilmelidir” gerçekliğiyle karşılaşmaları sadece an meselesidir. 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...