reklam

Suriye'de terör bitmeden huzur gelmez

YAYINLAMA:
Suriye'de terör bitmeden huzur gelmez

Suriye devleti, “10 Mart Mutabakatı”na uymayan ve sürekli oyalama taktiği uygulayan terör örgütü YPG/SDG’yi, işgal ettikleri bölgelerden temizleye temizleye ilerlemektedir. Olması ve yapılması gereken de zaten buydu.

Bu temizliğin durmaması gerekir. Durduğu anda terörün taşeronluk sistemi yeniden devreye girecektir. Terör örgütünün elinde, işgal altında tutulan tek bir toprak parçası dahi bırakılmamalıdır. Suriye adına başlatılan bu hayırlı iş yarım bırakılırsa, bu durum Suriye’yi bölmek isteyen güçlere açıkça ödül vermek anlamına gelecektir.

Hiçbir manipülasyona aldırmadan, terörle mücadelenin tavizsiz ve kararlı duruşu sürdürülmelidir. Suriye’nin tek bayrak, tek devlet, tek ordu düzeni, ülkenin tüm vatan toprağında hâkim olmalıdır. Arapların, Türkmenlerin, Kürtlerin ve diğer etnik ya da inanç farklılıklarına sahip tüm kesimlerin eşit şartlarda yaşayacağı bir anayasa da bir an önce hazırlanmalı ve uygulamaya geçirilmelidir.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin geniş bir vizyonla hazırlattığı Suriye Anayasa taslağı, Suriye devleti için son derece önemli ve yol gösterici bir kılavuz niteliğindedir. Suriye, bu kılavuzu anayasa hazırlık sürecinde mutlaka değerlendirmelidir. Bu yaklaşım, Suriye’de birliğin, beraberliğin ve düzenli devlet yapısının tesisine büyük katkı sağlayacaktır.

Suriye’de en öncelikli mesele, terör örgütlerini ve ayrılıkçı yapıları tamamen temizlemektir. İsrail, Suriye’nin Türkiye ile iyi ilişkiler çerçevesinde güçlenmesini istemediği için, ülkenin huzurunu bozmayı hedefleyen tahriklerle terör örgütü YPG’yi, Nusayrileri ve Dürzileri sürekli ayrılıkçı talepler üzerinden yönlendirmektedir. Siyonist bir maşa konumundaki YPG federasyon ya da özerklik talep ederken, yine başka bir Siyonist maşa olarak öne çıkan Suriye Dürzilerinin ruhani lideri Hikmet el-Hicri’nin, “Tam bağımsızlık istiyoruz, Suriye’nin bir parçası değiliz. Kendimizi İsrail devletinin varlığının ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” şeklindeki sözleri, bu niyeti defalarca tescillemiştir.

Suriye’yi bölmek isteyenlere ve bunu İsrail taşeronluğu yaparak hayata geçirmeye çalışanlara taviz verilmesi, Suriye’nin huzur, güven ve kardeşlik temelinde yeniden ayağa kalkmasını daha da zorlaştıracaktır.

Suriye devleti, bunun farkında olarak terörle mücadele operasyonlarını şu an kendi askerî gücüyle yürütmektedir. Türkiye’nin de “ihtiyaç hâlinde anında yanınızdayız” mesajı, Suriye için ciddi bir moral ve güç desteği olmuştur.

Türk devleti de Suriye devleti de, terör örgütleriyle mücadele ve Suriye’nin bölünmesine izin vermeme konusunda kararlıdır. Bu kararlılığı dost da düşman da açıkça görmektedir.

İsrail, Barzani çizgisindeki terör örgütü YPG/SDG’yi “mücadeleyi sürdürün” diyerek sürekli tahrik etmektedir. İsrail’in bölgesel hesapları ve hedefleri bellidir. Ancak her sıkıştığında Türkiye’den medet uman Barzani çevrelerinin, Mazlum Abdi adlı figürü “Biz başardık, siz de federasyonu kurabilirsiniz; mücadeleden vazgeçmeyin” sözleriyle tahrik etmesi, Türkiye tarafından dikkatle ve kalın çizgilerle not edilmelidir. İsrail’e şirinlik yapan bu çevrelerin hadsizliği ve sinsiliği de mutlaka karşılıksız bırakılmamalıdır.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin Suriye’deki gelişmelere dair geçtiğimiz günlerde yaptığı güçlü analizler ve çağrılar, herkes tarafından dikkatle okunmalı ve doğru şekilde idrak edilmelidir. Suriye’deki gelişmeleri sağlıklı anlayabilmek ve doğru okuyabilmek için Sayın Devlet Bahçeli’nin dünkü açıklaması özellikle okunmalıdır. 

Çünkü gelinen noktada Suriye’nin kaderi, aynı zamanda Türkiye’nin kaderi hâline gelmiştir. Suriye’nin bölünmesi, oranın istikrarsızlığını sürdürmesi demek Türkiye’nin de bundan etkilenmesi demektir.

Onun için her adım dikkatli atılmalı, söylemlere ve ilişkilere çok dikkat edilmelidir.

Terör örgütleri temizlendikten sonra Suriye’deki kardeşliğin tesisi daha kolay olacaktır.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...