Yapay zekâ çağında üniversite tercihi

YAYINLAMA:
Yapay zekâ çağında üniversite tercihi

Tercih süresi 10 Ağustos'ta doluyor. Bu satırları okuyan üniversite adaylarımız ömrünün en uzun soluklu kararlarından birini birkaç gün içinde veriyor olacak.

Oturduğum hemen her ailenin bana sorduğu soru aynı: Yapay zekâ şu mesleği bitirir mi? Bu korkuya verilecek en iyi cevap aslında yaşanmış örneklerde.

Örneğin, bankamatikler yaygınlaşırken gişe memurluğunun biteceği söylenmişti. 1985'te Amerika'da 60 bin bankamatik ve 485 bin gişe memuru varken; 2002'de bankamatik sayısı 352 bine çıktığında memur sayısı da 527 bine yükselmişti. Şube başına düşen memur 21’den 13’e inmiş, fakat şube açmak ucuzladığı için şube sayısı artmıştı.

Bu örnekte, teknoloji ile insanın işi yok olmadı ama para saymaktan müşteriyi tanımaya, emeklilik hesabı gibi yan ürünler ile katma değeri artırmaya kaydı. Ama görebileceğiniz üzere o sektörün toplamda iş gücü büyümesi beklendiğinden daha az gerçekleşmiş oldu.

Buradan çıkan ders şu: Teknoloji meslekleri değil, mesleklerin içindeki rutin işleri devralır, işleri kolaylaştıran, aynı bir alet gibi katkı verir. Yapay zeka da bu şekilde olur.

O halde risk nerede? Bilişsel tekrara dayanan işler en risk altındaki işler: Görüntüyü sınıflandırmaktan ibaret kalan radyoloji, yalnızca kutu veren eczacılık, kendisine söyleneni kodlamakla yetinen yazılımcılık, grafik tasarım, rutin işler yapan hukuk başlıkları. Buna karşılık hukuki ve ahlaki sorumluluk isteyen, insanla iletişimi ve empatiyi zorunlu kılan, elle ve sahayla temas eden işler en korunaklı alanlardır. Robotikte Moravec paradoksu denilen bir durum vardır. Bir makineye satranç öğretmek kolay olabilir ama merdiven çıkmayı öğretmek zordur.

YÖK’ün şubat ayında açıkladığı rakamlara göre 2023-2025 arasında toplam kontenjan 1 milyon 90 binden 843 bine indirildi; yaklaşık 246 bin kontenjan kapatıldı, oransal düşüş yüzde 23. Hukukta yüzde 36, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğinde yüzde 69 azalma var. Buna karşılık yapay zekâ mühendisliği kontenjanı yüzde 63, nanoteknoloji yüzde 81 artmış. Bu köşede daha önce bir yazımda Çin'in aynı işi nasıl soğukkanlılıkla ve hızla yaptığını yazmıştım; benzer bir aklın bizde de daha hızlı şekilde çalışmaya başlaması gereklidir.

Fakat adayları bekleyen bir tuzak daha var: Bölüm isimlerinin cazibesi. Bugün kılavuzda adında yapay zekâ geçen iki yıllık programlar bulunuyor. Yapay Zekâ Operatörlüğü yirmi yedi üniversitede yaklaşık bin kontenjanla açılmış. Ön-Yüz Yazılım Geliştirme adıyla açılan program on iki üniversitede. Açık söyleyeyim: Adında yapay zekâ geçmesi, o programın yapay zekâ mühendisliği olduğu anlamına gelmez. Üstelik bu kadar dar ve tanımlanmış (rutin) işler, otomasyonun ilk sırada devraldığı işlerdir.

Bu noktada tavsiyem bu tür tali ve dar bölümlerin değil, ana disiplinleri seçilmesidir, ismine aldanılmamasıdır. Bilgisayar mühendisliği, yapay zekâ mühendisliği, elektrik-elektronik, matematik, tıp gibi ana disiplinler önemlidir. Dallar, gövdeden sonra gelir.

Bölüm kadar, bazen bölümden önce üniversiteye bakmak gerekir. Bir üniversiteyi üniversite yapan şey binası değil; hocasının niteliği, akranının seviyesi ve mezununu sahiplenen bir çevresinin bulunmasıdır. Tercihten önce hocaların yayınlarına, yurt dışı tecrübesine ve sanayiyle bağlarına bakın. ÜniAr memnuniyet verilerini, uluslararası akreditasyonları ve mezunlar derneğinin gerçekten çalışıp çalışmadığını inceleyin. Üniversitenin en önemli katkısı sadece teknik öğetim değil insana kattığı beşeri sermayedir. Yani ortamı ve kurulan ilişki ağlarıdır. Bunu unutmayın.

Geçen yılın taban puanları kırılgan ölçütlerdir; bir yıl içinde dramatik biçimde değişebilir. Özellikle kontenjanların hızlı değiştiği bu dönemde taban önceki puan ve sıralamalara güvenmeyin.

Ailelere de bir hatırlatma: Vakıf üniversitelerinde tıp öğrenim ücretleri ortalamada 2 milyon liranın civarına çıktı. Bu tabloda altından kalkılamayacak bir borcun içine girmek, evlada yapılan bir iyilik değildir. Diğer bölümler için de ücretli eğitimin ciddi bir karar olduğunu vurgulamak istiyorum.

Yapay zekâ çağında ayakta kalacak olan, en çok bilen değil; doğru soruyu soran, sorumluluğu üstlenen ve o makineyi bir usta gibi çalıştırmayı bilendir. 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...