Yeşillenen Suriye haritası

YAYINLAMA:
Yeşillenen Suriye haritası

Suriye 8 Aralık 2024 devriminden sonra en hareketli günlerine gebe. Bu kez hedef Suriye’nin siyasi birliğin sağlanması. Bu siyasi vahdetin önündeki en büyük engellerden birisi, PKK’nın Suriye uzantısı olan SDG’nin 10 Mart entegrasyon anlaşmasına uymamasıydı. SDG’liler kendi elleriyle imzaladıkları mutabakat metnine uymadıkları gibi Halep mahallelerinde Suriye ordusuna saldırılar düzenleyerek bardağı taşıran girişimlerde bulundular. Doğrusu kendi sonlarını getirecek taşkınlıklar sergilediler. Suriye ordusunun askeri ilerleyişiyle Suriye haritasının sarıya boyanmış yerleri kısa süre içinde yeşil renge bürünmeye başladı. Hükümet güçleri Tabka, Rakka ve Deyrizor’da tam kontrolü sağladı. Bu ilerleyişin ilk saatlerinde stratejik bir hamlede bulunan Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara bir eliyle Suriyeli Kürtlerini kucaklayan bir kararnameyi imzalayarak onların vatandaşlık haklarını ve dillerini geliştirme imkânlarını yasal güvenceye kavuşturdu. Diğer eliyle ise SDG’ye yönelik askeri harekât emrini vererek Kürtlerle SDG’yi birbirinden ayırdığını net biçimde gösterdi. Böylece Suriye’nin bünyesindeki ayrık otların temizlenmeye başlandığı ilan edilmiş oldu. 

Bugün itibarıyla Suriye’nin iç cephesi düne göre daha güçlüdür ve “Terörsüz Türkiye” vizyonunun bölgesel açılımı olan Terörsüz Suriye sürecinde kayda değer bir mesafe kat edilmiştir. Hafız Esad’ın yardımlarıyla Türkiye’ye ilk saldırılarını yapan, Beşşar Esad’ın göz yummasıyla ülkenin petrol sahalarını ele geçiren PKK unsurları için yolun sonuna gelinmiştir. En iyi anladıkları dil olan silahın gücüyle masaya tıpış tıpış dönmek zorunda kalmışlardır. Bu noktadan sonra yeni taleplerle ortaya çıkma şımarıklığının hoş görülmeyeceği de açıkça anlaşılmıştır. Suriye sahasında bugün gelinen tablo, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 6 Ocak 2026 tarihli grup toplantısında çizdiği çerçevenin harfiyen hayata geçtiğini göstermektedir. MHP Lideri “Ya mutabakatla ya da zorla Suriye’nin üniter yapısı, siyasi ve toprak bütünlüğü tesis edilmelidir” demiş; Arap aşiretlerine de açık biçimde Şam yönetiminin yanında durmaları çağrısında bulunmuştu. Nitekim Arap aşiretleri Suriye hükümetinin saflarına geçerek ülkede siyasi birliğin sağlanması için fiilen mücadele verdiler. Eğer SDG, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın bugüne kadar yaptıkları uyarıları hafife almasaydı, kendisini barışın ve birliğin yolunu gösteren Türk devlet aklı yerine Suriye’nin bölünmesini hedefleyen Siyonist İsrail’in taşeronluğuna mahkûm etmeseydi, hikâye farklı yazılabilirdi. Ama tercih yapıldı. Şimdi o tercihin sonucu yaşanıyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...