İş akdine son verilen örgüt
Donald Trump’ın PKK/SDG hususundaki “Onlara muazzam miktarda para ödedik. Zaten bunu bizden ziyade kendileri için yapıyorlardı” sözleri bu yapının emperyalizm tarafından kullanım süresinin sona erdiğini gösteriyor. Suriye iç savaşının getirdiği otorite boşluğunda PKK/SDG terör örgütünü ayak işlerini yürütmek için istihdam eden Amerika Birleşik Devletleri, bu örgüte ücreti mukabilince birçok cinayet işletti. Şimdi işi bitince sekresyonlu bir mendil gibi çöp kutusuna fırlatıyor. Bu neticeyi PKK/SDG’liler dışında herkes biliyordu. Ama ideolojik kökü Marksist-Leninist olan PKK/SDG bir gün olsun kendisini Amerika Birleşik Devletleri’nin sahadaki şantiye elemanına dönüştüren amelelik ilişkilerini sorgulamadı. Bu konuda defalarca kez ikaz edildiği halde Terörsüz Türkiye sürecinin ruhuna ayak uyduramadı. 27 Şubat çağrısının fesih maddesine direndi. 10 Mart entegrasyon anlaşmasına ayak sürüyerek kullanışlı eleman misyonunu sürdürmenin yolunu aradı.
Nusaybin/Kamışlı sınırımızdaki Türk bayrağını indirme haysiyetsizliğini sergileyen bu yapının militanlarının iflah olmayacakları gün gibi açıktır. Elindeki toprakların büyük bölümünü kaybettikleri halde Şam’la uzlaşmak yerine hala İsrail’in kapısını zorluyorlar. “İsrail devleti tarafından bazı isimlerle bizim tarafımız arasında iletişimler var. Eğer bu görüşmeler destekle sonuçlanırsa, kaynağı ne olursa olsun bu desteğe açık oluruz” diyerek son nefeslerinde bile emperyalizmin suni teneffüsüyle dirilişe geçmeye çalışıyorlar. ABD’nin kullanım süresi dolmuş bu aparatlarına bel bağlayanların hakikatlerle yüzleşmesi gerekiyor. “Onlara muazzam miktarda para ödedik” ifadesiyle ABD’nin silahlı işçiliğine muhatap olmak hiçbir Müslüman Kürt’ün onuruna sığdırabileceği bir şey değildir. Türk, Kürt, Arap bu toprakların şerefli mensuplarıdır.
ABD Başkanı Trump’ın ifadelerini duyan birçok insanın aklına MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin 2011 yılında Diyarbakır meydanında söylediği “Siz Türk milletinin eşit, onurlu ve yeri doldurulamaz birer mensubusunuz. Siz bizim her şeyimizdeniz. Duamızdasınız, gönlümüzdeniz, dilimizdesiniz. Şuna da kesinlikle inanın: Vashingtondakiler sizi benden daha fazla sevemez” ifadeleri gelmiştir. Vashington için Türk, Kürt, Arap, çocuk, kadın, hasta, yaşlı değil, kendi çıkarları vardır. ABD’nin kurduğu ilişkiler hiçbir zaman insani bir bağa dayanmamıştır. Gazze’de on binlerce insanın katledilmesinde ortaklığı bulunan bu gücün herhangi bir halkı vicdan saikiyle koruyacağına inanmak dünyanın en budalaca yaklaşımıdır. Amerika Birleşik Devletleri PKK/SDG’yi sevdiği için değil, iş gördürdüğü için sahaya sürmüştür. Yük haline geldiklerindeyse iş akdine son vermiştir. Günün sonunda PKK/SDG ile Kürtleri bir tutmayan Türk devlet aklının haklılığı kanıtlanmıştır. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın “Türk, Kürt ve Arap bir ve beraber olduğumuzda, birbirimizi Allah için sevdiğimizde, ortak hedeflere doğru hep birlikte yürüdüğümüzde içeride ve dışarıda hangi başarılara imza attığımızın sayısız örnekleriyle doludur” ifadelerinin ete kemiğe bürüneceği bir iklim gelişmiştir. Bundan en çok çekinmesi gereken İsrail, buna en çok sevinmesi gereken Türk, Kürt, Arap kardeşliğidir.