Orkun Özeller'in kuyruk acısı ve çelişkilerle dolu terör okuması

YAYINLAMA:
Orkun Özeller'in kuyruk acısı ve çelişkilerle dolu terör okuması

“Terörsüz Türkiye” sürecinin başlamasıyla birlikte, ses ve görüntü kirliliği yaratan; Orkun Özeller isimli, emekli edilmiş asker ve yeni siyasetçi figürü, şovları, çelişkileri, ikiyüzlülükleri, garabet yorumları, sinsilikleri ve inkârlarıyla yeniden gündeme gelmeyi başarmıştır.

Askerlikten emekli olduktan sonra İYİ Parti’de sırasıyla “milletvekili adaylığı, danışmanlık ve belediye başkan adaylığı” yapan Orkun Özeller, işine gelmediği vakit bu siyasi kimliğinin üzerini örtmekte; “Ben bir asker olarak” diyerek aklınca kendine istismar alanları açmaya çalışmaktadır. “Terörsüz Türkiye” sürecinde de bunu sıkça yapmıştır.

Askerlikten emekli olduktan sonra ise askerlik eğitiminin ne denli zayıf ve vizyonsuz olduğunu defalarca ortaya koymuştur.

Hatırlanacağı üzere, Türkiye’ye yönelen terör koridorunu dağıtmak amacıyla Irak sınırında başarıyla yürütülen Pençe-Kilit Operasyonu’na da karşı çıkmıştır. Hem de “Pençe-Kilit Operasyonu stratejik olarak da yanlış, taktik olarak da yanlış” diyerek…

Bu sözler, terör örgütü PKK’nın medya organları tarafından propaganda malzemesi hâline getirilmiş ve manşetlere şu şekilde taşınmıştır:
“Emekli Albay: Pençe-Kilit Olmadı”

Oysa Orkun Özeller gibi vizyonsuz isimlerin karşı çıktığı, 17 Nisan 2022 tarihinde başlayan Pençe-Kilit Harekâtı’nda 506 terörist etkisiz hâle getirilmiş, 575 mağara ise kullanılamaz hâle getirilmiştir.

Bu vizyonsuz asker emeklisi yine boş durmamış; bu kez de Suriye’de yürütülen terörle mücadelemize karşı, derinliği, tutarlılığı ve dayanağı olmayan bomboş yorumlarla bir kez daha kendini küçük düşürmüştür.

Orkun Özeller, belki de şu ifadeleriyle yüreğinden geçen, gerçekleşmesini istediği temennileri açıkça dile getirmiştir:

  • “Bundan sonra YPG’yi nasıl terör örgütü olarak göreceğiz? Kabul etmek zorunda kalacağız.”
  • “YPG büyük balık. Büyük balık küçük balığı yutar.”
  • “YPG’nin karşısında duracak bir güç yoktur.”
  • “Mazlum Abdi Cumhurbaşkanı olacak.”
  • “YPG’nin kontrolü dışında HTŞ adım dahi atamaz, YPG ile savaşamaz.”
  • “Düzenli olması, eğitimli olması, silahlı olması ve güç olarak YPG bir numara.”

***

Orkun Özeller’in yaptığı bu yorumlardan, bugün itibarıyla gerçeği yansıtan tek bir ifade var mıdır?

Bakın; Irak ve Suriye’de yürütülen terörle mücadele operasyonlarından iki somut örnek verdim. Orkun Özeller’in bu yorumları, çuvallama dışında neyle açıklanabilir? 

Aksi bir yorum; ya terör örgütü PKK’ya dokunulmasına karşı durmak ya da PKK’nın zaferini temenni etmek anlamına gelir. Irak ve Suriye sahasındaki terörle mücadele gerçekleri, başka bir sonuç mu ortaya koymaktadır? Elinizi vicdanınıza koyun, siz söyleyin…

Zaten Orkun Özeller siyasete ilk adımını attığında, partisi İYİ Parti’nin ittifak çatısı olarak tercih ettiği yapı; genel başkanının “YPG terör örgütü değil, vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşumdur” dediği, yöneticilerinin ise “Sınırımızda başkası olacağına PYD (PKK) olsun, hiçbir sakıncası yok”, “O bölgede radikal İslami örgütler olacağına; iyi ilişkiler geliştireceğimiz, güçlü merkezi otoritenin egemen olduğu federatif bir yapı içerisinde ‘Kürtler’ (PKK/PYD) olsun daha iyi. Zaten PYD’nin laik yapısını biliyoruz”, “PYD, Suriye’de kendi yaşamlarını ve topraklarını korumaya çalışan bir örgütlenmedir”şeklindeki açıklamalarıyla hafızalara kazınan CHP değil miydi?

CHP’nin dümen suyuna girildiğinde zihniyet benzeşmesi hızlıca oluşmuş ya da Orkun Özeller, vizyonsuzluğunu kendi iradesiyle açıkça yansıtmıştır. Gerçi Zeytin Dalı (Afrin) Operasyonuna Türkiye’de "Tek adam rejimini kalıcı kılmaktan başka hiçbir amaca hizmet etmeyecek ve beka sorunu yaratabilecek Afrin savaş senaryolarına İYİ Parti tamamen karşıdır” diyerek ilk karşı çıkan parti Orkun Özeller’in partisiydi. CHP ile aralarında fark yoktur.

Nitekim bu vizyonsuz asker emeklisi, yeni siyasetçi kimliğiyle “Terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti’ye yapılan “Teröre cephe al, Türkiye partisi ol” çağrısına şiddetle karşı çıkmış; buna karşın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP (DEM) ile ittifak içinde olmayı öve öve bitirememiştir.

Bir televizyon programında, “HDP Cumhurbaşkanlığı seçiminde Sayın Kılıçdaroğlu’na desteğini açıklayacak. HDP’nin bu tutumu, İYİ Parti’nin siyasi anlayışına zarar verir mi?” sorusuna, söz konusu siyasi ve kişisel menfaat olunca şu cevabı vermiştir:

“Ben bunu daha önce genel başkanımıza raporlar hâlinde sundum. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hem yaşamış hem de görev yapmış biri olarak söylüyorum. Orada pek çok arkadaşım var; bunların bazıları HDP’ye de oy vermektedir ama bu, onların vatan haini olduğu anlamına gelmez. PKK’lı hiç değildirler, sadece HDP’ye oy vermektedirler. Dolayısıyla her HDP seçmenini PKK’lı ya da vatan haini görmek doğru değildir. Bunu böyle kabul etmemiz gerekmiyor mu?”

***   

Orkun Özeller’in düşüncelerini ve davranışlarını hangi tarafından tutarsanız tutun, elinizde kalmakta; tel tel dökülmektedir.

Hatırlayın; şehit edebiyatı yaparak kendi tutarsızlıklarını gizlemeye çalışan bu Orkun Özeller, “hadsizliği, seviyesizliği ve iftiraları” nedeniyle girdiği cezaevinden çıktığı gün, yani 21 şehit verdiğimiz günün akşamında, davul zurna eşliğinde oyun oynayacak kadar şuursuz, değer yargılarından tamamen kopmuş bir profil sergilemiştir.

Orkun Özeller, yaşadığı bir kuyruk acısı yüzünden MHP’ye düşmanlık yapıyor da; peki bunun borazanlığını yapanlar, her yanından çelişki ve tuhaflık akan, emekli asker olmasına rağmen terörle mücadeleye bakışı dahi garabet sonuçlar doğuran bu şahsı ne adına, hangi gerekçeyle savunmaktadır?

Peki, Türkiye’nin desteklediği Suriye devleti terör örgütü PKK/YPG’yi önüne katıp temizleye temizleye ilerlerken; “Terörsüz Türkiye” sürecine şiddetle karşı çıkanlardan biri olan ve Orkun Özeller’in partisi İYİ Parti’nin Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, bu PKK temizliğine ne demektedir?:

“Şimdi kalkmışlar, Suriye’deki gelişmeleri sanki bir zafermiş gibi sunmaya çalışıyorlar. İçindeki en etkili silahlı unsur olan PKK’yı perdelemek için uydurdukları SDG, Fırat’ın batısından süpürülünce; bunu uluslararası bir başarı gibi pazarlamaya kalkıyorlar.”

Garabet düşüncelerle “Terörsüz Türkiye” sürecine karşı çıkan Orkun Özeller’in, Müsavat Dervişoğlu’nun bu garabet yorumuna söyleyecek bir sözü var mıdır? Gerçi ne söyleyecektir ki; onun YPG’ye dair yorumları da bundan farksız değildir…

Peki, aynı Orkun Özeller’in; Suriye’deki terör örgütü YPG’yi korumak adına terörle mücadeleyi bir “demokrasi sorunu” olarak gören, teröristleri “Kürtler” söylemiyle perdelemeye çalışan ittifak ortakları CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e söyleyecek tek bir sözü var mıdır?

Dertleri terörle mücadele ve terör örgütlerini ortadan kaldırmaya yönelik stratejiler değildir. Hepsini esir alan; kuyruk acıları, kişisel hırsları ve siyasi menfaat arzusudur. Bu yüzden savruldukça savrulmakta, her gün biraz daha savruk bir hâl almaktadırlar. Ne mazilerine ne de taşıdıkları sıfatlara zerre kadar saygı duymaktadırlar. Belki bu tür yazılar, onları bu kötü yoldan kurtarmaya katkı sağlar…

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...