Suriye kimlerin elindeymiş!
600 bin civarında ölüsü, 5-6 milyon mültecisi, yüz milyarlarca dolar ekonomik kaybı bulunan Suriye’nin ateşten gömlek giymiş lideri Ahmed El Şara’yı CHP’nin müşkülpesent genel başkanına beğendiremiyorsunuz. Harap bir memleketi sıfırdan inşa etmeyi, otobüs üzerinden meydanlara bağırmak gibi şenlikli bir iş sanıyor. Ahmed Şara’nın devlet başkanlığına Özgür Özel’den başka itiraz eden pek kimse yok. 60 yılın ardından Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ülkesini temsil eden Şara; Macron’la, Putin’le görüşüp, ABD Başkanı Donald Trump’la sıkı fıkı olup, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yakın ve saygın bir ilişki kurdu. Suriye’ye uygulanan ABD yaptırımları Türkiye sayesinde kaldırıldı. Beşar Esad zulmünden kaçan Suriyeliler ülkesine geri dönmeye başladı. Ahmed El Şara Türkiye’nin güvenlik paradigmasını benimsedi ve Suriye’deki teröristlere adeta kabus dolu günler yaşatmaya başladı.
PKK ilk eylemlerini Suriye ve İran’dan aldığı destekle gerçekleştirmişti. Bugünse teröristler tası tarağı toplayıp Suriye’den fıymanın yollarını arıyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in göz zevkine uymayan tablo bu… O “DEM’le CHP ayrı düşemez” prensibine uygun şekilde Suriye Devlet Başkanını terörist ilan etti. Ahmed Şara’ya “kravat takmış HTŞ’li” dedi. Hem HTŞ hem İŞİD ifadesini aynı bağlamda kullanarak yıllardır birbirine kurşun sıkan bu iki yapıyı Ahmed el Şara’nın bedeninde bir araya getirdi.
Özgür Özel’e göre Suriye’nin yeni rejimi sandıktan ve demokrasiden nefret eden, demokrasiyi şirk olarak gören, her an Türkiye’ye saldırabilecek olan Selefilerin ellerinde. Ahmed Şara ülkesinin etnokültürel zenginliklerini kucaklayan açıklamalar yapsa da, Suriye Diyanet İşleri Bakanlığı mezhepçiliği yasaklayan genelgeler çıkarsa da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in zevklerine hitap edemiyorlar. Onun aklı halkını bombalayan ve PKK’ya alan açan Esad’da kaldı. Beşar Esad Suriye’den Moskova’ya firar ederken “Acil olarak Esad ile temas kurulmalı” diyerek siyasi yeteneğini konuşturan Özgür Özel, şimdi aynı aklıyla Suriye halkının desteğini arkasına alarak bahar temizliğine başlayan Ahmed Şara’yı “Türkiye düşmanı” ilan ediyor. 71 bin insanı yok eden Siyonist İsrail’den askeri destek dilenen SDG/YPG’liler ise ona göre Suriyeli Kürtlerin temsilcileri! O yüzden evvelce dile getirdikleri “Sınırımızda başkası olacağına PYD olsun” zihniyetini yeni kılıflılarla piyasaya sürdüler.
Türkiye’nin hayrına olan ne varsa CHP’de gaz sancısı yapmaya devam ediyor. DEM’le sandık hesabı sekülerlik kaygısıyla birleşince ortaya bu rahatsız edici hazımsızlığın sesi çıkıyor. Ahmed Şara’yı beğenmek veya beğenmemek kişisel bir seçim olabilir. Fakat dünyayı ve bölgeyi Ankara’nın gözleriyle görmek? İşte o tamamen mili bir mesele…