Hizmet ve proje yoksa niye oy veriyorsun İzmir?

YAYINLAMA:
Hizmet ve proje yoksa niye oy veriyorsun İzmir?

Bir belediye, halka hizmet eden bir kurumdur. Asıl görevini yerine getirmeyen ve hizmet üretemeyen her belediye, halk için bir yük haline gelir. Halk, kendisine hizmet sunmayan ve asli görevlerinin dışında her işe karışan belediye başkanlarını yük olarak kabul etmemelidir. Halkın böyle bir mecburiyeti yoktur.

Vatandaş, hangi partiye veya ideolojiye mensup olursa olsun, belediye başkanını seçerken temel ölçüt olarak yaşadığı il veya ilçeye gerçekten hizmet edilip edilmediğine bakmalıdır. Hizmet yapacağına, meseleler karşısında çözüm üreteceğine ve dürüstlüğüne inanıyorsan, hangi partili olursa olsun kaliteli bir belediye başkanı seç. Seçtiğin kişi seni hayal kırıklığına uğrattıysa, bir daha o kişinin yüzüne dahi bakma.

Aksi takdirde “bu bizim partiden, bizim ideolojiden” türünden körü körüne bağnazlık, yaşadığın ili ve ilçeyi yaşanmaz hâle getirir.

Tüm bunları neden hatırlatma gereği duydum?

Geçtiğimiz günlerde, İzmir’in meselelerine dikkat çekme ve çözüm yolları arama noktasında TBMM çalışmalarında büyük hassasiyet gösteren MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve MHP İzmir Milletvekili Sayın Tamer Osmanağaoğlu’nun, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim kalitesizliğine vurgu yaptığı şu sözleri görünce, İzmir’in mevcut durumunun anlattığım konuya güçlü bir örnek oluşturduğunu düşündüm:

“Gazi Paşa’mız Atatürk’ün emaneti güzel İzmir’imizde sorun şahıslar değildir. Siyaseti Silivri ve Saraçhane arasından ibaret sanan CHP’nin olmayan belediyecilik anlayışıdır. Derman ise MHP’nin üretken belediyecilik anlayışı, Cumhur İttifakı’nın hizmet belediyeciliği anlayışıdır.”

***

Daha sonra MHP İl Başkanı Sayın Veysel Şahin’in Ege TV’de katıldığı programda, “CHP ülkemin gelişmesinin önündeki en büyük engel. Gelişmeye de yeniliğe de karşılar. Köprü yapmaya, kanalizasyon yapmaya da karşılar. Çeşme’nin yüzde 70’inde kanalizasyon yok” sözlerini duyunca, İzmir’in en büyük meselesinin gerçekten CHP olduğunu bir kez daha anladım.

Bu arada İzmir Ülkü Ocakları Başkanı olduktan sonra faaliyetleriyle ve duruşuyla İzmir’e heyecan getiren Sayın Burak Kılıç’ın şehitliğe sahip çıkarak yaptığı açıklama da CHP zihniyetinin elindeki belediyenin ne hâlde olduğunun tescili olmuştur:

“Halkapınar Dokuz Eylül Şehitlik Anıtımız çevresinde yağış sonrası oluşan su birikintisiyle ilgili duyarlı vatandaşlarımız tarafımıza ulaşan bildirim üzerine, arkadaşlarımızı yönlendirerek şehitliğimizin temizliğini ve su tahliyesini sağladık. Aziz şehitlerimiz Türk Milletinin namusudur. CHP’li yerel yönetim çürümeye terk etse de, şehitliklerimiz sahipsiz değildir. Kalıcı çözüm için takibimiz sürecektir.”

***

İzmir halkının büyük bir kesimi, yıllardır iktidar karşısında “İzmir batsa da biz CHP’den asla vazgeçmeyiz” anlayışıyla hareket ederek, yaşadıkları yönetim kalitesizliğini adeta onaylamaktadır. Bu nedenle dünya kenti olması, turizmi ve misafirperverliğiyle anılması gereken İzmir; ne yazık ki yıllardır çöp dağları, köstebek yuvasına dönen yolları ve kokan deniziyle gündeme gelmektedir. Buna ek olarak, CHP’li belediye başkanlarının yolsuzluk ve rüşvet iddialarına karışmaları ve gayrimillî politikalarda figüran hâline gelmeleri de tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır.

Hadi hizmet yok diyelim; peki Atatürkçü bir duruş sergileniyor mu? 

O da yok. Örneğin Tunç Soyer’in hangi özelliği öne çıkıyordu? 

Ne hizmet üretme noktasında bir başarı ortaya koyabildi ne de söylem ve eylemleriyle Atatürkçü çizgiye uygun bir duruş sergiledi.

Türkiye ve Suriye’deki terörle mücadeleye karşı çıktı, Kıbrıs’ta Rum yanlısı politikaları benimsedi ve İzmir’de adeta Yunan aşkını yaşattı. İzmir için boşa harcanmış yıllar en çok da onun dönemiyle sembol hâle geldi. 

Üstelik İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görev süresi boyunca yönetim döneminde gerçekleşen yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarıyla şu anda cezaevindedir.

Peki Tunç Soyer döneminde İzmir ne kazanmıştır? Ondan önceki ve sonraki dönemlerde CHP sayesinde İzmir ne kazanmıştır? 

Bu sorular, İzmir halkının yıllardır yaşadığı yönetim sorunlarını ve kayıplarını değerlendirmek için temel ölçüt olmalıdır.

İzmir halkı, yıllardır kalitesiz bir yönetim anlayışıyla muhatap olurken, şimdi eski başkan Tunç Soyer ile yeni başkan Cemil Tugay arasındaki halef-selef kavgasına da katlanmak zorunda kalmaktadır. 

Tunç Soyer, yolsuzluk suçlamasıyla cezaevinde olmasını Cemil Tugay’a bağlayarak, “Normal bir insan düşmanıyla bile bu koşullarda çatışmaz, ona sataşmaz. Cemil Bey, bu şehir sizden polemik ve bahane değil; hizmet bekliyor, çözüm bekliyor. Bitmek bilmez öfkenizi frenleyin ve asli görevinizi yapın. Görev sürenizin neredeyse yarısı bitti” şeklinde açıklama yapmıştır. Şu hâle bakın ki, Tunç Soyer gibi bir model, Cemil Tugay’ı beğenmiyor; halk dilinde bunun ayrı bir tabiri vardır. Ama neyse…

İzmir halkı, yönetim kalitesizliğini her dönem yaşatan CHP zihniyetinden kurtularak bu makus talihini artık değiştirmelidir. İzmir, çöple, kokuyla ve çukurlarla anılacak bir şehir değildir. CHP’yi denediniz, denediniz ama sonuç değişmedi.

Hizmet vermeyen, İzmir’in çehresini bozan ve yaşamı zorlaştıran bu CHP’li zihniyete ne mecburiyetiniz var? 

Bir şeyi değiştirip, İzmir’in kaderini değiştirmek sizin elinizdedir.

Bu durum sadece İzmir için geçerli değil elbette. Türkiye’nin neresinde olursa olsun, AK Partili, MHP’li, CHP’li, DEM’li veya diğer partilerin elindeki belediyeler halka hizmet yapmıyorsa, onları mutlaka cezalandırın. 

Halkına hizmet yapan hangi partili belediye başkanı varsa da ödüllendirin. 

Halkın ölçüsü bu olursa bakın bakalım, hizmet yapmayan ve proje üretmeyen belediye başkanı kalır mı?

İstanbul’u, Ankara’yı, İzmir’i ve diğer bazı şehirleri hizmet etmeyen CHP’lilere tekrar verince, “Nasıl olsa çivi çakmadan bizi yine seçiyorlar” mantığı yerleşiyor; sonraki dönemlerde ise asli görevler dışında alanlara enerji ve zaman harcanıyor, şehir için gerekli çalışmalar aksıyor.

Belediyeleri hizmet ve proje için zorlayacak olan halktır. Önümüzdeki dönem İzmir bunu başarırsa, Türkiye’nin her yerine devrim niteliğinde bir mesaj gönderilecektir. 

Aksi takdirde İzmir = Çöp + Koku + Çukur denklemi devam edecektir. Diğerlerine bu kalitesizlik örnek teşkil edecektir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...