57 senelik icabet
Cumhuriyetin kuruluşuna ilham veren Türk milliyetçiliği zamanla müfredat dışına itilmiş, yerine ithal ideolojiler boca edilmiştir. 1969’da Türk milliyetçilerinin Başbuğu Alparslan Türkeş ve yol arkadaşları Cumhuriyet’in fabrika ayarlarını hatırlatmak için bu fikir disiplininin ismini “Milliyetçi Hareket” olarak vermiştir. Milliyetçi Hareket Partisi 57 yıl boyunca bir siyasal partiden çok daha fazlası olmuş; devleti yaşatma iradesinin adını koymuş, milletin kaderiyle aynı nabzı tutmuş, milli meselelerde Türk milletinin siyasi refleksi haline gelmiştir. Bir siyasal hareketin uzun ömürlü olması onun örgütsel becerisini gösterdiği gibi toplumsal bir ihtiyaca tekabül ettiğinin de delilidir aynı zamanda. MHP’nin bugün itibariyle 57’nci yılına ayak basmış olması Türk toplumunda ortak kader duygusunun ve milli dayanışmanın hâlâ güçlü birer “toplumsal olgular” olduğunu teyit etmektedir.
Bir millet tarih sahnesinde özne olmayı sürdürmek istiyorsa, bu özneleşmenin siyasi dili, hâlâ ve ısrarla milliyetçiliktir. Emekliye sevk edilen beynelmilel fikirlerin ideoloji müzesinde sergilendiği günümüzde milliyetçiliğin ilk günkü tazeliğini koruyor olması onu ideolojilerin en canlısı kılmaktadır. O yüzden MHP’yi klasik bir “parti tarihi” üzerinden okuyanlar bu yapının neden hâlâ etkili olduğunu anlamakta zorlanmaktadır. Milliyetçilik, üyelerinin tek başlarına aşamayacakları engebeli bir yolculuğa toplumun bir bütün halinde davet edilmesidir. Bu davete gösterilen 57 senelik icabetle, darbeler, baskılar, terör, şiddet, sosyal ve iktisadi ateş çemberlerinin içinden geçilmiştir. Kriz anlarında sağduyunun sesi olan MHP, zafer günlerinde coşkusunun esiri olmamış ve Türkiye’nin müdafaasında okçular tepesinin boş bırakılmadığını göstermiştir.
Her milletin yeryüzündeki hikâyesi elbette birbirlerinden farklıdır. Türk milletinin makûs talihi acılarda, kederde, kayıplarda birleşmeyi gerektirmiştir. Türk milliyetçiliği imparatorluk devrindeki uzun uykusundan, bir vatanı yitirmenin dehşetiyle uyanmıştır. Bu travma hali onun iliklerine kadar işlemiş, onu gaflet ve dalalet karşı çelikleştirmiş ve milletinin acılarına derman olma vazifesiyle yüklenmesine neden olmuştur.
MHP 1997 yılında vefat eden merhum Alparslan Türkeş Bey’in mirasını devralan MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin riyasetiyle Türk milletine yeni bir yolculuk teklifinde bulunmuştur. Sömürgeci akıl tarafından dayatılan makûs talihin sayfalarını parçalayıp kendi yazgısını kendi elleriyle yazdığı büyük bir Türkiye hayaline giden bir yürüyüş başlamıştır. Yarım asrı yedi sene geçen millet vazifesinin bugünkü hedefi olan Terörsüz Türkiye süreci de Türk milletinin acılarını ve elemlerini tarihin bir noktasında indirip, geleceğe zincirlerinden ve yüklerinden arınmış, huzurlu ve müreffeh bir miras bırakmanın mücadelesidir. Kardeşi kardeşe kırdıran nifak senaryoları, milliyetçiliği siyaset üstü bir pratik haline getiren MHP’nin ve onun siyasi bileşeni olduğu Cumhur İttifakı’nın kucaklayıcı yaklaşımıyla bertaraf edilmektedir. Her yolculukta olduğu gibi bu yolculukta da yolunu kaybedenler, değiştirenler, kafileye sonradan eklenenler olmaktadır. Fakat aslolan hiçbir zaman yolcular değil, yolun kendisidir. MHP’nin 57. yılı bu yönüyle, Türkiye Cumhuriyeti'nin varlık şartlarının yıl dönümü sayılabilir. Türk milleti var olduğu sürece, O da onun için ve onunla beraber var olmayı sürdürecektir.