İran direniyor
Savaşın 11’inci gününde ABD ve İsrail açısından ortada net bir galibiyet yok.
İran İslam Cumhuriyeti direnmeye devam ettikçe zaman onun en büyük silahına dönüşüyor.
İşgalci ABD ve İsrail, kara harekâtı olmadan İran’a karşı kesin bir zafer elde etmenin neredeyse imkânsız olduğunu görüyorlar.
Savunma stratejisini engebeli coğrafya üzerine kurmuş bir ülkeye yapılacak kara operasyonu hiçbir zaman çantada keklik değildir.
Yıl 2026, siz de dünyanın süper gücü olsanız bile İran seferleri her zaman maliyetli ve külfetlidir.
ABD ve İsrail, gözünü karartıp İran topraklarına kendi gücüyle dalabilir, ancak o zaman ordularının İran bataklıklarına gömülme riskini göze alacaklardır.
Fakat ABD’li ve İsrailli askerlerin canı tatlı geldiği için Donald Trump bu kirli meseleyi İran muhalifi Kürtlere servis etmek istedi.
İranlı muhalif Kürtlere destek vermeleri için Irak’ın kuzeyindeki Kürt liderleri arayarak “Ya bizden, ya İran’dan taraf olun” diyerek baskı kurmaya kalktı.
Fakat bu planın bölgedeki Kürtlerin tamamını ateşe atacağı hususunda bilgilendirilince “Kürtleri bu savaşa sokmayacağız” diyerek manevra yaptı.
Trump’ta bir panik havası seziliyor. Bu da ABD’nin İran’la savaşa ne kadar plansız ve programsız biçimde sürüklendiğini gösteriyor.
Bu aslında ABD’nin değil, Donald Trump’ın girdiği bir savaş. İsrail, İran’a savaş açmak için yalnızca Trump yönetimini ikna etti. O da Kongre onayını bile almadan apar topar İran’a savaş ilan etti.
ABD ve İsrail bu süreçte İran’ın askeri gücünü zayıflatmış olabilir, fakat bunun dışında somut bir başarı elde edemedikleri gibi İran’ın misillemeleriyle ABD üslerinde büyük çaplı hasarlar meydana geldi.
Venezuela’daki gibi hızlı bir netice alarak İran’ın yönetimine işbirlikçi bir ekip getirme planı İran’ın çetin ceviz çıkmasıyla altüst oldu.
İran’ın dini lideri Hamaney’i öldürerek kısa yoldan ulaşmak istedikleri hedef artık daha da uzaklarında.
İran’ın Uzmanlar Meclisi, Ayetullah Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’i yeni dini lider olarak seçti. Yani ABD masaya oturmak istediğinde babasını, annesini, kardeşini ve aile üyelerini öldürdükleri birisinin nefretiyle diyalog kurmak zorunda kalacaklar.
İsrail’in ABD’nin onayını almadan Tahran’ın petrol tesislerini bombalaması küresel petrol fiyatlarını yukarı çekerek Rusya’nın elini güçlendiriyor. Siyonistlerin baskısıyla İran’a saldırarak ABD’nin gerçek rakibini güçlendiren Donald Trump’ın buradan hızlı bir zaferle dönememesi yeni bir azil süreciyle karşılaşabileceğini gösteriyor.
Böyle bir harekâtta içeriden destek almadan ilerlemek mümkün değilken ABD ve İsrail çocukları, sivilleri ve petrol tesislerini bombalayarak rejim muhalifi halkı da kurtuluş savaşı veren devletlerinin yanında durmaya sevk ettiler.
İran devletiyle ve milletiyle dimdik bir duruş sergiliyor. Dün meydanları protesto eylemleriyle dolduran kitleler şimdi müşterek düşmana karşı devletlerinin yanındalar.
O yüzden ABD’li savunma bakanı Hegseth “Bu tür şeyler can kaybı olmadan olmaz. Daha fazla can kaybı olacak” diyerek İran’da artık hedef gözetmeyeceklerini ima ediyor.
İran için bu savaşı kazanmanın parolası, MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin “Traktörler tarlayı sürmesin” diyerek İranlıları bir ve bütün olmaya çağırdığı mesajında saklıdır. Zira İran direndikçe işgalcilerin direnişi de düşecektir.