Özel'in stratejisi...
Özgür Özel’in yaklaşık bir yıldır neredeyse tek bir gündemi vardı.
Her gün yeni ve benzeri pek görülmemiş bir çıkış yaparak Ekrem İmamoğlu’nda zerre kadar leke olmadığını savundu.
Bu uğurda her yolu denedi.
Başvurduğu ilk adres ise sokaklar oldu.
***
Liselerin önünde siyasi torbacılığa soyundu, üniversiteleri karıştırmaya uğraştı.
Bir gün boykot çağrısında bulundu, başka bir gün içine düştükleri rezil durumu imza kampanyalarıyla örtmeye çalıştı.
Yalnızca kendine “Bu yol izlenerek cezaevinden birinin çıktığı görülmüş şey midir” diye sormadı.
Siyaseten girdikleri çıkmaz sokaktan çıkışı algılara sarılmakta aradı.
***
Yürüttüğü bu çabanın tek bir hedefi vardı.
İmamoğlu’nun “Cumhurbaşkanı adayı olduğu için cezaevine atıldığı” yalanına inanmamızı istedi.
Elbette bununla da sınırlı kalmadı.
“Yolsuzluk ve rüşvet” suçlamalarıyla yargı önünde hesap veren birinin kahraman olarak görülmesini dahi bekledi.
***
Peki bunlardan hangisi Ekrem İmamoğlu’nda zerre kadar leke olmadığını kanıtladı?
Bir kişinin suçsuz olduğuna namusu kadar kefil olan biri, milletin yargıya olan güvenini sarsmaya çalışır mıydı?
Bir belediye başkanının yolsuzluk, rüşvet ve terör suçlarından hiçbirini işlemediğini adı gibi bilen bir genel başkan, kaos çağrıları mı yapardı yoksa yargı sürecinin tamamlanmasını mı beklerdi?
***
Özgür Özel Ekrem İmamoğlu’na “aklan da gel” diyemedi, yargı sürecini bekleyemedi.
Beklemediği o yargı süreci ilerledikçe, yargılamaların başlamasını da siyasi bir gösteri alanına çevirdi.
CHP’nin tarihinde ilk kez bir cezaevinin hemen yanında grup toplantısı yapıldı.
Özel burada yaptığı konuşmada, “İftira olduğunu bildiğim için bir yıldır dimdik duruyorum. İnsan bugün mahcup olma, ezilmek ve rezil olmak pahasına 11 ay direnmez. Bugün haklı çıkacağını biliyorsa 11 aydır ayakta durur” dedi.
Sözlerini “İmamoğlu buradan çıkacak, Cumhurbaşkanı olacak” ifadesiyle sürdürdü.
***
Ekrem İmamoğlu’nu savunma konusunda sınır tanımadığını daha önce de göstermişti.
Son tavırlarıyla bu tutumunu bir kez daha netleştirdi.
Ancak yine de bir soru zihinleri kurcaladı.
Madem Özgür Özel Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinden çıkacağına bu kadar inanıyordu, o hâlde neden daha bir hafta önce “Yol arkadaşlarımızın Silivri’de olması bizim de kısıtlandığımız anlamına gelmiyor. Her birimiz bir Cumhurbaşkanı adayıyız” açıklamasını yaptı?