Belirsiz strateji...

YAYINLAMA:
Belirsiz strateji...

Venezuela komplosuyla birlikte, uzun zamandır hayata geçirmek amacıyla uğraş verdiği yağma düzeninin ilk adımını attı.

Kimin petrolü, kimin doğalgazı, kimin değerli maden ve mineralleri varsa hedef tahtasına oturttu.

Göz koyduğu ülkelere tehditler savurdu.

***

Örneğin Danimarka’ya bağlı Grönland’a “Sorunu ister nazikçe, ister sertçe çözeceğiz” diyerek parmak salladı.

Küba’ya özgürlük getireceğini söyledi.

Kolombiya’yı cezalandırmanın yolları aradığını duyurdu.

Panama ve Kanada üzerinde hak iddialarında bulundu.

İran’ı vurmanın hesaplarını yaptığını açık etti.

ABD Başkanı Trump, dünyayı küresel bir savaş tehdidiyle burun buruna getiren tüm işaretleri pervasızca verdi.

***

Trump ve Netanyahu’nun Tahran yönetimine yönelik bir saldırı konusunda uzlaştığı yazıldı.

ABD ve İsrail’in olası bir hava saldırısında İran’da hangi noktalarını hedef alınacağının belirlendiği söylendi.

Haziran 2025’te yaşanan 12 günlük çatışmaların kaldığı yerden devam edeceği iddia edildi.

Sonrası malumunuz olduğu üzere müzakereler başladı.

Görüşmeler sürdürülürken dünyada adeta orman kanunlarının geçerli olduğuna inandığını daha önce defalarca ortaya koyan ABD Başkanı Trump bile, “Benim tercihim bu sorunu diplomasi yoluyla çözmektir” cümlesini kurdu.

Ancak diplomasi vurgusu kısa sürede törpülendi.

***

Trump “İran’la anlaşırsak iyi olur, anlaşamazsak neler olacağını göreceğiz” dedi.

Sonra saldırılar başladı.

Bu kez Trump “İran’ın nükleer silaha sahip olmasına asla izin verilmeyeceği” söyledi.

“Sonu gelmeyen savaşları bitirme” vaadiyle göreve dönen ABD Başkanı, “İran’ı hedef almasaydık iki hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı” yalanının ardına saklandı.

İsrail’in dolduruşuna gelip askeri güç kullanarak Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme konusunda kendinden önceki başkanların başaramadığını başarabileceğine inanıyor gibi göründü.

***

Trump gerçekten ülkesinin çıkarları için mi hareket etti?

Yoksa kendisini mecbur hissettiği bir sürecin içinde mi bulundu?

ABD ile İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın üzerinden üç hafta geçmesine rağmen bu soru cevabını bulamadı.

Trump savaşın neredeyse bittiğini söylediği gün, kara güçlerinin bölgeye sevk edildiğini açıkladı.

Savaşın sona ermek üzere olduğunu dile getirdiği gün, İran’daki hedeflere yönelik bombardıman kesintisiz sürdürdü.

İran’ın haritadan silindiğini ifade ettiği gün, İngiltere ile üslerini kullanmak amacıyla anlaştı.

*** 

Aradan geçen zamanda savaşta özellikle ABD Başkanı Trump’ın verdiği çelişkili mesajlar nedeniyle belirsizliklerle dolu bir aşamaya girildi.

Tam da bu aşamada Trump, “Beş günlük bir süreç başlatıyoruz, bakalım nasıl ilerleyecek. Eğer iyi giderse anlaşmayı sonuçlandıracağız, aksi takdirde bombardımana devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

Savaşın seyri ne olur, bilinmez fakat ortada gerçekten planlı bir küresel strateji mi var, yoksa dünya ne söylediğiyle ne yaptığı birbirini tutmayan birinin belirsizliğine mi sürükleniyor, bunu öğrenmemize çok az zaman kaldı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...