İhanet oyunu...

YAYINLAMA:
İhanet oyunu...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgemizde gelişen tehlikelere karşı Türk milletinin birliğine dikkat çekerek iç cephenin sağlamlığını vurguladı.

Bu vurgu, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin DEM’e uzattığı elle somut bir hal aldı.

Ancak bu gelişmeye ilk karşı çıkan isim Müsavat Dervişoğlu oldu.

Dervişoğlu, bakış açısını “Bunların ince siyasi hesaplarının ne olduğunu gayet iyi biliyoruz. Türkiye’yi sizlere ve sizin kirli planlarınıza kurban ettirmeyeceğiz” sözleriyle ortaya koydu.

***

MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Uzattığım el, gelin Türkiye partisi olun, gelin teröre cephe alın, gelin bin yıllık kardeşliğimizde kenetlenelim temenni ve teklifidir” sözleriyle Terörsüz Türkiye’nin kapılarını ardına kadar aralarken de ilk karşı çıkan yine Müsavat Dervişoğlu’ydu.

Belirlendiği andan itibaren, Terörsüz Türkiye hedefini çarpıtmak için akıl almaz iddiaların arkasına saklandı.

Sanki bir milletvekili daha çıkarmak için DEM’le seçim ittifakı yapan, bir belediye daha kazanmak uğruna Kandil’den gelen destek açıklamalarına el açan kendisi değildi.

Dün terör örgütünün kendi adayına verdiği desteği sessizlikle karşılayan Dervişoğlu, bugün terör örgütüne silah bıraktırılmasına aslan kesilip yaşananları “yolun sonunda terör devletleşecek” gibi akıl almaz yorumlar getirdi, üstelik tüm bunların oluşturduğu çelişkinin görmezden gelinmesini istedi. 

***

Bir seçim daha Meclis’te yer alabilmek adına DEM ile işbirliği yaparak arzuladıkları çıkarı elde edenlerin, sıra Türk milletinin menfaatine, yani Terörsüz Türkiye’ye geldiğinde hoplayıp zıplamaları tesadüf müydü?

Müsavat Dervişoğlu, Terörsüz Türkiye’yi “ihanet süreci” olarak nitelendirdi.

Terörsüz Türkiye’nin “birlik ve bütünlüğümüze kast edeceğini” öne sürdü.

Terörsüz Türkiye ile “Türk milletinin aldatıldığını” ısrarla savundu.

***

Türkiye emin adımlarla Terörsüz Türkiye’ye ilerlerken, Müsavat Dervişoğlu’nun sürece karşıtlığın dozunu artırmasının kendince nedenleri hep vardı.

Özellikle İmralı’ya, kurucusu olduğu terör örgütünü feshetmeye yönelik çağrı yaptırılması konusuna daima özel parantezler açtı.

PKK silah bırakırken, “Bu silah bırakma değil, cambaza bak oyunudur” açıklamasını yaptı.

“Pazarlık yok” dendikçe “var” dedi. 

***

Son olarak…

“Bana göre, Abdullah Öcalan ile Devlet Bahçeli arasında bir kırmızı hat var. Ben o kırmızı hattın varlığından eminim ama o hattı kimlerin döşediğini kamuoyu gibi ben de merak ediyorum” zırvasını savurdu.

Bu sözlere MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “PKK’nın kurucu önderliği ile aramızda kırmızı bir hattın olduğunu iddia eden müfterilerin bizatihi büyük Türk milleti tarafından kırmızı kalemle üzerlerinin çizileceğine de mutlaka şahitlik edeceğiz” şeklinde verdiği cevaptan nasibini almadı.

Zırvalarını “Bir kere, kırmızı hat var tereddüdü içerisinde değilim. O hattın kurulu olduğundan eminim. Aslına bakarsanız o hattın kimler tarafından kurulduğunun millet açısından merak edildiğini söylüyorum” açıklamasıyla sürdürmeye devam etti.

***

Müsavat Dervişoğlu, ilk günden itibaren aynı çizgide kaldı.

Yabancı başkentlerde kaleme alınan senaryolarda verilen rolü en iyi şekilde oynadı.

Emperyalist uşaklığını siyaset sanmayı sürdürdü.

Oysa milletvekili olduğu İzmir’in Seferihisar ilçesinde partisinden istifa eden ilçe başkanına günlerdir ulaşamadığı belirtilen bir genel başkanın payına düşen, Terörsüz Türkiye’nin başarısızlığı adına ihanet oyunları sergilemek yerine partisine kafa yorması değil miydi?

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...