Konuşan yanıyor
İsrail’in Ortadoğu’yu insan mezbahasını çevirmesine tepki gösteren Batılı sanatçı, akademisyen, gazeteci ve çeşitli meslek mensubu birçok insan ağır yaptırımlarla karşılaşıyorlar.
7 Ekim 2023 gününden bugüne, gerçekleştirilen sistemli katliamlara karşı tepkisini ortaya koyan yüzlerce kişi; sözleşme iptali, iş akdinin feshi, siyasi ve ekonomik mobbing gibi muamelelere uğradı.
Dünyayı saran kollarıyla Siyonizm, zulmüne rıza göstermeyen kişileri boğmak, onlara yaşam hakkı tanımamak adına bütün kirli inisiyatifini kullanıyor.
Siyonistler yaydıkları kötülüklere insani reaksiyon üreten herkesi susturmayı, pusturmayı, imkan dahilindeyse ortadan kaldırmayı istiyor.
Siyonistlerin ABD’yi yoldan çıkardığını düşünen Charlie Kirk isimli Trump destekçisinin İsrail hakkında ileri geri konuşmaya başlamasından sonra Utah’ta suikastla öldürülmesi akıllardadır.
MAGA veya America First gibi Trump yanlısı Cumhuriyetçi kitleye mensup olup İsrail’in politikalarına eleştirel yaklaşım sergileyen birçok isim de ölüm tehditleri altında yaşamaya mecbur bırakılmaktadır.
İsrail adeta “konuşanı yakarım” atmosferi oluşturarak mevcutlu ve potansiyel muhaliflerini zulme karşı sessizliği onaylayacakları bir suskunluk sarmalına mahkûm etmeye çalışmaktadır.
Epstein’in sapkınlık ağında kayıtları bulunan Bill Clinton, Donald Trump gibi isimler hakkında iddialar olmasına rağmen bugüne kadar İsrail’e yakın kimseden hesap sorulmamışken, Netanyahu ve Gallant hakkında yakalama emri talep eden ICC Başsavcısı Karim Khan hakkında cinsel taciz iddiaları ile soruşturma açılmıştır.
Netanyahu hakkında yakalama kararı veren yargılama heyetinin Fransız üyesi Nicolas Guillou da şu sıralar pek duyulmamış bir mobbing yöntemiyle karşı karşıyadır.
Fransa’daki ödemeler altyapısının ABD hegemonyasında bulunması nedeniyle kredi kartlarını bile kullanamadığını söyleyen Fransız hâkim kendi ülkesinde bile rahatça hareket edemediğinden şikayetçidir.
Siyonizm haklılığın tamamen güçten doğduğunu düşündüğünden var gücüyle zulmünü dayatmaktadır.
“Tarih gösteriyor ki İsa Mesih’in Cengiz Han’a karşı bir avantajı yoktur; yeterince güçlü ve acımasızsan kötülük iyiliği ezer” diyen Binyamin Netenyahu’nun yaptığı da bu hatırlatma olmuştur.
Siyonistlere göre kimin yumruğu daha sertse dünyanın en haklısı odur. Şu halde “İkinci Dünya savaşı yıllarında Yahudi avına çıkan Adolf Hitler de haklı mıydı” sorusunun Siyonist akıl yürütme metoduna göre cevabı müspettir.
Fakat içinde beşeriyet namına bir vicdan kırıntısı taşıyan hiç kimse masum insanların öldürülmesini mazur gösteremez. İnsanı et ve kemik yığınına indirgeyen Siyonistler de insanlık hafızasına silinmeyecek bir utanç damgası olarak kazınmışlardır.