CHP'nin gidişatı gidiş değildir...
CHP’nin sembol yazar ve yorumcularından Yılmaz Özdil bile, CHP’li belediyelerde yaşanan son gelişmeleri Uşak Belediye Başkanı özelinde “Lağım patladı” sözleriyle değerlendirmiştir. CHP’yi öyle bir yolsuzluk, rüşvet ve ahlaki yozlaşma sarmalı kuşatmıştır ki, parti hem içine düştüğü bu durumdan çıkamamakta hem de her gün yeni bir skandalla Türkiye’nin gündemine gelmektedir.
Özgür Özel, İBB’den başlamak üzere süreci yanlış yönetmiş; adeta gömleğin ilk düğmesini yanlış ilikleyerek diğer CHP’li belediyelerdeki çürümeye ve kokuşmaya zemin hazırlamıştır. Ekrem İmamoğlu’na minnet borcunu bir türlü ödeyemediği için, ona sahip çıkma mecburiyetinden her benzeri olaya sahip çıkmak zorunda kalmaktadır.
CHP’li belediye başkanları nezdinde, “Yolsuzluk yapsak da, rüşvete bulaşsak da, ahlaki sınırları aşsak da arkamızda duran bir genel başkanımız var” algısının oluşmasına zemin hazırlayan Özgür Özel, bu süreci yönetmekte yetersiz kalmış ve gelişmelerin altında kalmıştır.
Özgür Özel, CHP’deki çürüme ve bozulmaya adeta zemin hazırlayan bir genel başkan görüntüsü vermektedir. Bu durum, partide ne ilke, ne ahlak, ne intizam, ne otorite ne de otokontrolün kaldığı yönünde bir tablo ortaya çıkarmıştır.
Nitekim CHP kongresinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı kaybetmesinin ardından, “CHP’nin Ekrem İmamoğlu tarafından tamamen kontrol altına alındığı” yönündeki algının güçlenmesi ve Özgür Özel’in partiyi etkili bir şekilde yönetemediği izleniminin yaygınlaşması, CHP’deki dengelerin daha da bozulmasına neden olmuştur.
CHP öyle bir hâle gelmiştir ki, her türlü entrika parti içinde döndürülmekte; toplumsal ahlak açısından kabul edilemez durumlar dahi yüzsüz ve pişkin savunmalarla meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır.
CHP’li Uşak Belediye Başkanı, belediye çalışanı genç bir kadınla Ankara’da bir otelde adeta basıldı. Bu olayın ardından hakkında çok sayıda iddia gündeme gelmiştir. Yolsuzluk, uyuşturucu, sevgililerini belediye bünyesinde istihdam etme… Neler söyleniyor neler. Zaten İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı ve tutuklandı.
Böylesi bir durumda daha temkinli ve ölçülü bir açıklama yapılması beklenirken, CHP Uşak Kadın Kolları Başkanlığı şu ifadeleri kullanmıştır:
“Sabah saatlerinde gözaltına alınan Uşak Belediye Başkanımız Sayın Özkan Yalım’a yapılan bu davranışı kabul etmiyoruz… Özkan Başkanımızın her zaman yanındayız ve sadece şehrine hizmet etme amacıyla çalışan belediye başkanlarımıza yapılan bu zulmün son bulmasını diliyoruz.”
İşte CHP içinde bu havayı yaratan Özgür Özel’in tutumları olmaktadır. CHP’de sağduyu kalmadı, temkinli olmak tükendi…
Ancak peş peşe gelen bu skandallar, yalnızca toplum nezdinde değil, CHP içinde de artık taşınamaz bir yük hâline gelmiştir. Bir dönem yaşananları ısrarla savunan bazı CHP’liler, toplumsal baskının artmasıyla birlikte “lağım patladı” noktasına gelmişlerdir.
Çünkü CHP’de rüşvet, yolsuzluk ve ahlaki yozlaşma iddiaları öylesine ağır bir tablo oluşturmuştur ki, bu yükü ne savunacak güç ne de meşrulaştıracak bir zemin kalmıştır.
Özgür Özel bile “Türkiye'nin dört bir yanında baskı ve saldırı altındayız ama dimdik ayaktayız." Diye yine bir savunmaya geçmişken, Uşak Belediye Başkanı üzerinden düştükleri durumun ağırlığını fark ederek “Ben milletimden utandım o görüntüler adına. Ben özür diliyorum milletimden. Bu rezillikler olduğu için ve maalesef bu kadar kirli bir savaşta bunlara bu rezilliği yapacak bir alan açtığımız için büyük sıkıntı içindeyim.” Demek zorunda kalmıştır.
CHP, ne iç politikada ne de dış politikada Türkiye adına millî bir duruş ve vizyon ortaya koyabilmektedir. Nitekim, gelinen noktada parti daha çok yaşanan skandallar ve tartışmalarla anılmaktadır.
Bu nedenle CHP, MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz günlerde yaptığı “Arınma ve Durulma” çağrısını ciddiyetle değerlendirmelidir. Aksi hâlde mevcut gidişatın sürdürülebilir olmadığı açıktır.