Hesap hatası…

YAYINLAMA:
Hesap hatası…

Dünyanın derin bir krizle karşı karşıya olduğu gerçeği görülüyor.

Kriz kapıya dayanmadan önce çoğu kimse pencereden bakıyor.

Gerçeklerle yüzleşmek isteyenler olsa da savaşın dumanı tüterek er ya da geç herkese ulaşıyor.

***

ABD ile İsrail’in başlattığı ve sürdürdüğü operasyonların etkileri yalnızca İran’la sınırlı kalmıyor.

Savaşın etkileri şekillenerek genişliyor.

İran savaşı geniş bir coğrafyanın enerji, ticaret ve güvenlik mimarisini tehdit ediyor.

***

Ticaret koridorları tıkanıyor, uluslararası piyasalar sarsılıyor.

Enerji fiyatları her gün biraz daha tırmanıyor.

Tarımsal girdilerin tedarikinde yaşanan aksaklıklar milyonlarca insanın günbegün açlık ve yoksulluk sarmalına itildiğine işaret ediyor.

***

Sadece İran’da değil, İsrail’in Gazze ve Lübnan üzerinde izlediği saldırgan politikalar da benzer etkiler yaratıyor.

Lübnan’da her gün 19 bine yakın çocuk evlerinden çıkarılıyor.

Saldırılara devam edilmesi durumunda Lübnan nüfusunun yüzde 20’sinin göç sorunuyla karşı karşıya olduğu ifade ediliyor.

*** 

Siyonist-emperyalist koalisyonun üzerinde parmak gezdirdiği haritanın altında mazlumlar eziliyor.

Savaşları bitirme söylemiyle iktidara yeniden gelen ABD Başkanı, peşine takıldığı İsrail Başbakanı ile birlikte kapanması mümkün olmayan yaralar açıyor.

ABD-İsrail ortak yapımı senaryonun hedefinde, İslam topraklarının sömürülmesi ve istikrarsızlaştırılmasının haricinde bir vaat bulunmuyor.

***

Meselenin özünde, güçlünün kural tanımadığı bir düzen dayatılıyor. 

Her ülke kendi imkanları ölçüsünde ayakta kalmaya zorlanıyor.

Daha adaletli, daha katılımcı, daha hesap verilebilir, büyük ve küçük demeden tüm devletlerin eşit itibarla yer aldığı bir uluslararası düzenin inşasının önüne geçmek amacıyla her yol deneniyor.

***

Yaşanan gelişmeleri sıradan bir konjonktürel dalgalanma olarak okuyanlar günümüzün en büyük hesap hatasına imza atıyor.

Haklının yanında durmaktan çekinmeyecekler hesaba katılmıyor, insan onurunu her koşulda savunacak olanlar göz ardı ediliyor.

Oysa dünyada kargaşanın hüküm sürmesini isteyen azınlığa karşı, dünyada huzuru isteyen çoğunluğun galip geleceğine dair inanç yalnızca bir umut değil, tarihin bize defalarca gösterdiği bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...