Başbuğ Türkeş'in kabrindeki provokasyon çöktü!

YAYINLAMA:
Başbuğ Türkeş'in kabrindeki provokasyon çöktü!

“Başta Sayın Cumhurbaşkanımız ve MHP Genel Başkanımız olmak üzere, devletimizin kurumları, Ülkü Ocakları başta olmak üzere sivil toplum kuruluşları ve Türk dünyasının dört bir yanındaki milyonlarca insanımızın göstermiş olduğu saygı, ilgi ve dualar, merhum Başbuğumuzun ailesi olarak bizleri ziyadesiyle memnun etmiştir. Sabah saatlerinde aile tarafından gerçekleştirilen kabir ziyaretinin tamamlanmasının ardından, basit bir otopark kuralı gerekçe gösterilerek aileden olmayan ve hiçbir sıfatı bulunmayan bir kişinin, oradaki ülkücü gençlere ettiği hakaretler neticesinde basit bir tartışmanın yaşanması hiç şık olmamıştır.”

Bu açıklama, Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatının 29. yıl dönümünde kabrinin yakınında yaşanan provokasyon ve sonrasında yapılan istismarlara karşı, AK Parti Ankara Milletvekili Sayın Yıldırım Tuğrul Türkeş tarafından yapılmıştır.

Provokasyon ve istismar için adeta seferberlik başlatanlar, Yıldırım Tuğrul Türkeş’in bu açıklamasının ardından MHP ve Ülkü Ocakları’na yönelik kara propagandalarında büyük ölçüde etkisiz hâle gelmiştir. 

Çünkü İYİ Parti’si, Zafer Partisi, FETÖ artıkları ve komünist kalıntıları, bu provokasyonun sebep-sonuç ilişkisine bakmak yerine MHP’ye ve Ülkü Ocakları’na saldırmayı vazife edinmişti.

Başbuğ Alparslan Türkeş’in kabrinin güvenliği, bakımı, temizliği, düzeni ve manevi emaneti ilk günden itibaren MHP ve Ülkü Ocakları’nın sorumluluğundadır. Bu düzeni ve intizamı bozmaya yönelik her türlü eylem ve söylemin provokasyon amacı taşıdığı açıktır.

Maalesef son yıllarda bu tür provokasyonların, bulunduğu parti içinde gündem olmak, oraya şirin görünmek ve bu durum üzerinden istismar alanı açmak isteyen İYİ Partili Ayyüce Taş gibi isimlerle artış gösterdiği görülmektedir.

Başbuğ Alparslan Türkeş’in kabrine gün boyunca yüzlerce ülkücü ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşımız gelmektedir. Her biri edebiyle, adabıyla ve vakarıyla duasını edip kabirden ayrılmaktadır.

Ne var ki Ayyüce Taş’ın, İYİ Parti’de siyasete başladığı günden bu yana bu tür provokasyonların merkezinde yer alması dikkat çekmektedir.

Sadece merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in kabri başında çevresindekilerle yaşanan tartışmalar ve ortaya konan provokasyonlar değil; Meclis’teki ve televizyon programlarındaki söylemleri ile sosyal medyada yaptığı iftira yüklü paylaşımlar da bu yönde provokatif bir tutum ve potansiyel taşıdığını göstermektedir.

İP’li Ayyüce Taş, son yıllarda Başbuğ Alparslan Türkeş’in kabri başında kimi zaman korumalarını, kimi zaman çocuklarını istismar ederek tartışmalar yaratmakta ve bu yönüyle provokatif çıkışlara imza atmaktadır. Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatının 29. yıl dönümünde de aynı manzaraları yaratmak için ya kendine verilen rolü oynamış ya da kendi senaryosunu sahneye koymuştur.

Sürekli bir şekilde MHP’ye ve Ülkü Ocakları’na yönelik ahlak ölçülerine sığmayan iftiralar atıp, cümleleri muhatap edip, MHP ve Ülkü Ocakları’nın Başbuğ Alparslan Türkeş’in kabri başında program düzenlediği vakitlerde oraya gelmenin, oradaki görevlilere sataşmanın ve onları tahrik etmenin akılla ve mantıkla açıklanacak bir izahı yoktur. Tek yorum yapılabilir: Takıntılı olmak ya da görevlendirilmek!

Bir de İP’li Ayyüce Taş ve malumların “Terörsüz Türkiye” süreci üzerinden kendi yarattıkları bu tür provokasyonları köpürtmeye çalışması yok mu? İşte bu hal, niyetlerini, samimiyetsizliklerini ve pişkinliklerini tamamen açık etmektedir.

2019 yerel seçimlerinde ve 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısıyla, terör eylemlerinin yoğun şekilde devam ettiği bir dönemde siyasi menfaat ittifakı yapanların; etrafımız savaşlarla sarılmışken iç cepheyi güçlendiren ve yaklaşık 1,5 yıldır şehit haberinin gelmediği bu süreçte saldırgan bir tavır takınmalarının sebebini, Türk milletinin yüksek idrak ve feraset duygusuna havale ediyorum.

Onlara göre herhalde terör örgütü PKK’nın silah bırakmaması, kendini feshetmemesi, ABD ve İsrail’in bölgede onları taşeron olarak kullanmaya devam etmesi ve seçim dönemlerinde siyasi uzantılarıyla menfaat ittifakları kurmaya devam edebilmesi gerekiyor. Bu ikiyüzlülüğün başka bir açıklanabilir yönü var mıdır?

“Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefi, emperyalist oyunları bozmayı amaçlamaktadır. Eğer bugün bu sürece, daha dün PKK ile işbirliği ve ittifak yapanlar saldırıyorsa, bilin ki onlar küresel sahipleri adına eylem ve söylem birliği içinde MHP’ye saldırmaktadır. O nedenle önümüzdeki süreçte MHP ve Ülkücü Hareket’in her mensubu, düşmanlıklara, iftiralara, tezviratlara, istismarlara ve tahriklere karşı daha dikkatli ve uyanık olmalıdır.

 Çünkü MHP’ye ve Ülkücü Harekete yönelik her türlü saldırı, oluşturulan düşmanca atmosfer planlı senaryoların işlevi içindeki başlıklardır. 

Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in vefatının 29. yıl dönümünde kabrinin yakınında yaşanan provokasyonu ve sonrasında “Türkeş” soyadı ile yapılan istismarları yine “Türkeş” soyadı taşıyan bir şahsiyet bozuyor… 

İşte Allah çok büyüktür ve yücedir!

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...