İran'ı Taş Devri'ne döndürmek

YAYINLAMA:
İran'ı Taş Devri'ne döndürmek

ABD Başkanı Trump milyonlarca ABD vatandaşının savaş karşıtı “No Kings: Krallara hayır” protestolarını pek de umursamadan savaşa kaldığı yerden devam etti.

İran savaşına kamuoyu desteği Trump’ın Cumhuriyeti Partisinin üyeleri nezdinde bile giderek azalıyor.

Bu süreçte dizginlerini bütünüyle İsrail’in kontrolüne devreden Donald Trump itibar kaybı yaşayan ve sorgulanan bir lidere dönüştü. 

Belki de yeniden başkan seçilme ihtimalinin teknik imkânsızlığından aldığı rahatlıkla, artık hiçbir siyasi fren duygusu taşımadan davranıyor.

Savaşın 39. gününde ABD’nin İran’a saldırmasının makul ve mantıklı bir izahını yapabilmek hala mümkün değil. 

Soruların her biri dönüp dolaşıp İsrail’e çıkıyor ve Trump’la Netenyahu’nun karanlık ilişkisinde düğümleniyor.  

ABD kendisine tehdit teşkil etmeyen İran’a savaş başlatarak kazanır görünürken bile kaybedeceği bir çıkmazın içine düştü. 

Siyonistlerin güvenlik endişeleri karşılansın diye ABD’ye asker tabutları gidiyor, yüzlerce milyon dolarlık askeri ekipman kül oluyor, savaşın ekonomik faturası geniş halk kesimlerine kesiliyor.

Bu yüzden ABD’li Senatör Chris Van Hollen’in “İsrail’in Amerika’yı bu savaşa sürükleyecek kadar aptal bir Amerikan başkanı bulması 40 yılını aldı” sözleri, Trump’ın akıl dışı savruluşunu isabetle tarif ediyor.

Dünyayı yönettiğini düşünen süper gücün, kendisinden 53 kat küçük ekonomiye, 35 kat küçük nüfusa, 448 kat küçük topraklara sahip olan bir devletin kuklasına dönüşmesi belki de tarihte eşi benzeri bulunmayan bir hadise. 

ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent gibi son derece kritik bir makamda bulunan bir isim dahi savaşın ABD’nin menfaatleriyle bağdaşmadığını açıkça dile getirerek görevinden istifa etmişti.

İran’a kara harekâtı düzenleme seçeneğini gündemde tutan Trump yönetiminin kara kuvvetleri komutanıyla birlikte iki üst düzey karacı generali görevden alması bu planın askeri çevrelerde de ciddi itirazlarla karşılandığını gösteriyor. 

Trump buna rağmen frene basmadı, Hürmüz Boğazı’nın açılması için İran’a küfürler savurdu. ABD’nin taleplerine boyun eğmezlerse enerji ve elektrik altyapısını vurarak İran’ı taş devrine döndüreceklerini söyledi.

Oysa Trump İran’a bakarak aslında kendi zihniyetinin resmini çiziyor. 

Gücü hak zanneden, tehdidi diplomasi yerine koyan, yıkımı siyasi araç haline getiren bir akıl zaten taş devrinin ürünüdür. Trump’ın açığa vurduğu hakikat de bu…

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...